Filistin Yönetimi Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın, İsrail ile barış görüşmelerindeki çıkmaz ve ABD'den yerleşimlerin dondurulması konusunda yeterli destek bulamaması sonrasında verdiği, önümüzdeki Ocak ayında yapılacak Filistin başkanlık seçimlerinde aday olmama kararının yankıları sürüyor.

İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres'in, Abbas'ı telefonla arayarak, kendisini kararından vazgeçirmeye çalıştığı bildirildi. Haaretz gazetesine göre, Peres, Abbas'a kararının Filistin Yönetimi'nde siyasi krizi tetikleyebileceği ve Hamas'ın Batı Şeria'yı da ele geçirmesine yol açabileceği endişesini dile getirdi. Peres, Abbas'a, "Filistinlileri bırakırsanız, bağımsız bir devlet olma fırsatını da yitirirler" dedi.

Gazeteye göre, Peres, "Bölgede durum giderek kötüleşir. Filistin halkının hatırı için yerinde kal" diye konuştu.

Abbas, dün İsrail hükümetine ve İsraillilere de seslenmiş ve "barışın herhangi bir partinin çıkarından, herhangi bir hükümet koalisyonundan çok daha önemli olduğunu" vurgulamıştı. Abbas, barışın mümkün olduğunu, bunu yıllardır kendisine vizyon edindiğini ve bu uğurda samimiyetle çalıştığını ifade etmişti.

İsrail Başbakanı Netanyahu'dan ise henüz Abbas'ın kararıyla ilgili açıklama gelmedi. Ancak Netanyahu'nun geçen günlerde özel bir toplantıda, "barış sürecini ilerletebilecek güçlü bir Abbas'ın İsrail'in de çıkarına olduğunu" ifade ettiği kaydedildi. Netanyahu'nun, "Eğer Filistinliler ile barış yapmak istiyorsak, mevcut alternatifler içinde Abbas en iyi ortaktır" dediği belirtildi.

Bu arada Haaretz gazetesi, adının açıklanmasını istemeyen bir Amerikalı yetkilinin, "Filistin'de gerçek bir kriz durumu var" sözlerini de aktardı.
Filistin resmi haber ajansı Wafa ise Abbas'ın kararını açıklamasından sonra dünya liderlerinden de telefonlar aldığını bildirdi. Bunlar arasında yer alan Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa, Abbas'tan kararını gözden geçirmesini istedi ve kendisine, arkasında olduğunu belirtti. AB Dış Politika ve Güvenlik Özel Temsilcisi Javier Solana da Abbas'la kararıyla ilgili bir değerlendirmede bulundu.

-"MANEVRA DEĞİL"-

Abbas'ın istifa edebileceği sinyallerini, açıklamasından bir gün önce düzenlediği basın toplantısında veren Filistinli Başmüzakereci Saib Erekat ise Abbas'ın kararının bir manevra ya da taktik olmadığını vurguladı.

Abbas'ın bir yardımcısı ise başkanın dünkü basın toplantısında, "Sorun İsrail ve takındığı tavır" demesine karşın, konuşmasında asıl hedefin İsrail değil, ABD Başkanı Barack Obama olduğunu ifade etti. Abbas'ın yardımcısı, Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'un konuşmasına atıfta bulanarak, Obama yönetiminin, Yahudi yerleşimlerinde ve özellikle Doğu Kudüs'teki inşaatlarla ilgili İsrail'in yanında yer almasının, Abbas'ı şaşırttığını ve hayalkırıklığına uğrattığını söyledi.

Yardımcılarına göre, daha önce yerleşimlerle ilgili ABD'nin tam desteğini almış olan Abbas, ihanete uğradığına inanıyor.

Ancak yine de Filistinli siyasi gözlemciler, Abbas'ın konuşmasındaki "çok dikkatli seçilmiş" kelimelerin, yine de kararından dönmeye ikna edilebileceğine ilişkin kapıyı aralık bıraktığını ifade ediyorlar. Bunun da yine ABD'den gelecek ve Filistin'in yerleşimlerdeki inşaatlarla ilgili talebine destekle mümkün olabileceğinin altını çiziyorlar.

-"BARGUTİ SEÇİLSE BİLE..."-

İsrail Dışişleri Bakan Yardımcısı Daniel Ayalon ise İsrail radyosuna yaptığı açıklamada, Filistin seçimlerinin Filistinlilerin bir iç sorunu olduğunu belirtmesine rağmen, Filistin yönetiminde istikrarlı, sorumlu, pragmatik ve ılımlı bir liderliğin bulunmasının İsrail'in çıkarına olduğunu ifade etti.

Ayalon, Abbas'ın siyaseti terk edeceği sinyallerinden sonra, Filistin siyaset arenasında ortaya atılan bundan sonraki muhtemel başkan adayları arasında ismi geçen Filistinli liderlerden, cezaevindeki Mervan Barguti'nin seçilse bile İsrail'in onu serbest bırakma ihtimalini mümkün görmediğini vurguladı.

Filistin siyasi partilerinden Filistin Halk Kurtuluş Cephesi ise FKÖ Yürütme Kurulu'nun yaptığı ve "gelecek seçimde tek başkan adayımız Abbas'tır" açıklamasını eleştirdi. Cephe üyelerinden Cemil Macdalavi, yaptıkları toplantıda Abbas'la ilgili kararın değerlendirilmesine rağmen, kararın oybirliği ile alındığının doğru olmadığını belirtti.

AA