Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye'de bugün tartışılan birçok konunun sağlıklı bir yörüngeye gireceğine inandığını belirterek, ''Burada en önemli olan şey; bu tartışabilme, konuşabilme, karşılıklı saygı içinde düşünceleri ifade etme ortamını bozmamak gerekir'' dedi.
Tunceli Üniversitesinin açılış programına katılan Gül, törende yaptığı konuşmada, Türkiye'nin giderek güçlendiğine, geleceğinin çok daha parlak olduğuna inandığını dile getirdi.

Türkiye'nin başarılarını, gücünü herkesin gördüğünü ve örnek alınmaya başlandığını söyleyen Gül, ''Bunun sebebi şudur; Türkiye'deki hukukun üstünlüğü, demokrasinin derinleşmesi, ekonominin güçlenmesi. Bu konuda önemli adımlar atılmaktadır'' dedi.

Anayasa'nın değişmez ilkelerinde tam bir mutabakat bulunduğunu söyleyen Gül, şöyle devam etti:

''Türkiye'nin demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletinin gereklerini yerine getirme doğrultusunda ki bu doğrultu, büyük Atatürk'ün bize muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkma şeklinde işaret edilerek gösterilmiştir, bu yönde çok önemli gelişmeler olmaktadır. Bunları hep beraber, bu ülkenin sahipleri bizler gerçekleştiriyoruz. Demokrasinin standartları yükseldikçe, bu ülkenin çeşitli sorunları, meseleleri kendiliğinden hallolacaktır. Bu sadece belli bir konuyla ilgili değil. Türkiye'nin hangi köşesine gitseniz çeşitli problemler olabilir, ama bunları büyük bir olgunluk içerisinde, hep beraber konuşarak tartışarak, evrensel demokrasilerin standartlarını yükselterek, hep beraber halledeceğiz. Unutmayın ki bu işler yapılırken, Türkiye'nin her tarafının sosyal, kültürel farklılıklarını da tekrar kucaklayacağız.''

Türkiye'nin büyük bir ülke, her şeyden önce çok büyük, şanlı bir imparatorluğun devamı olduğunu ifade eden Gül, böyle büyük bir ülkenin, sosyolojik, kültürel farklılıklarının olmasının da doğal olduğuna işaret etti. Gül, ''Türkiye'nin hangi köşesine gitseniz birbirinden güzel ilgi çekici tarafları vardır. Bütün bunlar bizim zenginliğimizdir. Bu bölgemizin de Tunceli'nin de kendine has, kültürel, sosyolojik yapıları vardır. Alevi kültürü, bununla ilgili üniversitede yapılan çalışmaları takdir ettim. Bütün bunlar Türkiye Cumhuriyeti'nin, bizim, hepimizin kültür parçalarımızdır'' diye konuştu.

-''FARKLILIKLAR ZENGİNLİĞİMİZ''-

Kültür mirasına sahip çıkmanın Anayasa'da yazılı bir talimat olduğuna işaret eden Gül, şunları kaydetti:

''Kültür mirası dediğimizde, çok geniş bir şekilde bakıp, bu topraklar üzerindeki bütün kültürleri, değerleri anlamamız gerekir. Bu bağlamda biz her şeyi suhuletle halledebiliriz.

Artık bugünkü çağda herkes birbiriyle olmak durumunda. Beraber olurken de kendimizi başkasının yerine koyarak düşüneceğiz, birbirimize saygı, sevgi göstereceğiz, birbirimizi daha çok anlayacağız. Böyle anlayınca da tabii ki farklıklar zenginlik olarak ortaya çıkacaktır. O açıdan Türkiye'de bugün tartışılan birçok konunun sağlıklı bir yörüngeye gireceğine inanıyorum. Burada en önemli olan şey; bu tartışabilme, konuşabilme, karşılıklı saygı içinde düşünceleri ifade etme ortamını bozmamak gerekir.

Terör, devletin güçlerinin dışında silahlı insanlar, kesinlikle bu süreci engelleyen birinci unsurdur. Bunu açıklıkla söyleyeyim; terör olduğu süre içerisinde devlet güçlerinin dışında, devletin askerinin, polisinin dışında herhangi bir kişi 'benim de gücüm var' dediği süre içerisinde, bunların hiç biri olmaz. O bakımdan Türkiye'yi daha güçlü yapmak için bugünkü sorunlarımızı konuşarak, kendi aramızda çözerek, gelecek nesillere yük taşımamak için teröre asla sempatiyle hiç kimse bakmayacak, teröre asla yer vermeyeceğiz. O zaman her şey, farklı düşünceler de arkasında şiddet olmadığı süre içerisinde konuşulabilir, tartışılabilir.''

-''HALKIN SAĞ DUYUSU SAĞLAM''-

Gül, Türkiye'nin temel direklerinin, halkın sağ duyusunun sağlam olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:

''Çünkü bunlar bizim geleneklerimizde, genlerimizde vardır. Hoşgörü, saygı, beraber yaşama. Bugün Avrupa'nın demokrasi, insan hakları çerçevesinde ifade ettiği değerler, yüzyıllar önce bizim büyüklerimiz tarafından o günkü dünyada zaten ifade edilmiştir, hoşgörüdür, toleranstır, birbirine saygıdır. Bu öğütleri bugünkü modern terminolojiye çevirdiğinizde karşınıza demokrasi, insan haklarına, insanlara saygı, sevgi çıkar. Onun için bu değerler bize yabancı değildir. Bunları biz bugün daha geçerli kılacağız ve ülkemizi güçlü kılacağız.''

Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye'yi herkesin imrenerek seyrettiğini, Türkiye'nin 5-10 sene sonrasının çok çok daha güçlü olacağını anlattı.

Türkiye'nin bugünkü haliyle Avrupa'nın 6. büyük ekonomisine sahip olduğunu belirten Gül, ''Türkiye'nin demokrasisi, ekonomisi güçlü olunca, güçlü güvenlik güçleri, silahlı kuvvetleri, polis teşkilatı bunlar olunca, bu ülke hem kendi içerisinde herkese hem de çevresine huzur verecektir. Hiç bir şeyden çekinmemek lazım. Çünkü bu ülkede sevgi, saygı bu ülkenin temelinde ve bu ülke insanlarının geninde vardır'' şeklinde konuştu.