AB liderleri, yeni AB anayasası Lizbon Anlaşması'nda öngörülen AB Başkanlığı için ismi en fazla tartışılan eski Birleşik Krallık Başbakanı Tony Blair'e umduğu desteği vermezken, itiraz gerekçeleri arasında Blair'in kitle imha silahı ürettiği gerekçesiyle Irak'ın işgaline tam destek vermiş olması öne çıktı.

AB zirvesinde Blair'in adaylığına en büyük darbeyi kendi siyasi ailesi Sosyalistler vurdu.

AB Başkanlığı yerine yine Lizbon Anlaşmasında AB Komisyonunun başkan yardımcılığını da üstlenmesi öngörülen AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi'nin kendilerinden atanmasını isteyen Sosyalistler, Blair'i kendi ailesinden bile destek alamayan bir aday konumuna itti.

Brüksel'de "yüksek profilli" bir başkan görmek istemeyen Almanya Başbakanı Angela Merkel'in de Blair'e yeşil ışık yakmaması, eski İngiliz Başbakanına daha önce desteğini açıklayan Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'yi de tavrını gözden geçirmeye zorlarken, İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi'nin kızıl hastalığına yakalanıp zirveye gelememesi, Blair'i en büyük destekçisinden mahkum bıraktı.

Blair'e karşı çıkan AB liderlerinin açıklamalarında Irak savaşına özel atıf yapılırken, Lüksemburg Dışişleri Bakanı Jean Asselborn, "Gelecek nesiller, Irak, Bush ve Tony Blair arasında bağ kurmaya devam edecek" dedi.

Blair'in önemli konularda doğru tavır alamadığını ve Avrupa'yı temsil edecek en iyi aday olmadığını söyleyen Asselborn, "O birleştirmekten çok bölen biri" suçlamasında bulundu.

Tony Blair'in büyük ölçüde yarış dışı kalmasıyla, uzlaşmacı kişiliğiyle ve düşük profilli yönetim tarzıyla tanınan Hollanda Başbakanı Jan Peter Balkenende, AB Başkanlığı için en muhtemel isim olarak öne çıktı.