Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Sırbistan Cumhurbaşkanı Boris Tadiç ile konuştukları konuların başında Bosna-Hersek'in toprak bütünlüğü, siyasi birliği ve istikrarının bozulmamasının geldiğini belirterek, ''Türkler de Sırplar da negatif bir davranış içinde olurlarsa her yerin istikrarını bozabilirler, ama eğer her iki ülke de dayanışma ve pozitif bir yön takip ederlerse istikrar ve güvenlik getirirler'' dedi.
Cumhurbaşkanı Gül, Belgrad'da konakladığı Hyatt Regency Otel'de, ziyaretini izleyen Türk basın mensuplarıyla sohbet etti.

Türkiye ile Sırbistan'ın siyasi işbirliğinin tarihi bir öneme haiz olduğunu vurgulayan Gül, iki ülkenin işbirliğinin bütün Balkanlarda istikrar, güvenlik ve huzuru etkilediğini söyledi.

İki ülke arasındaki ilişkilerin bu noktaya gelmesini ''tarihi'' olarak niteleyen Gül, geçmişteki inişli çıkışlı süreçlerin aksine bugün gelinen noktanın önemine işaret etti.

Ekonomik işbirliği için hukuki alt yapının tamamlandığını kaydeden Gül, Sırbistan'da büyük bir potansiyel olduğunu belirtti.
Sırbistan ile Rusya arasındaki serbest ticaret anlaşmasını da hatırlatan Gül, buraya yapılacak yatırımların Rus pazarına da hitap edeceğini söyledi.

Tarihten gelen ortak yanlara da dikkati çeken Cumhurbaşkanı Gül, Sırpça'da 7 bine yakın Türkçe kelime olduğunu öğrendiğini belirtti.
Sancak Bölgesi'ndeki Müslüman Boşnakların iki ülke arasında önemli bir köprü vazifesi gördüğünü de vurgulayan Gül, bölgede TİKA'nın faaliyetlerinin dikkat çektiğini anlattı.

Görüşmelerinin çok faydalı olduğunu kaydeden Gül, ''İki ülkenin işbirliği sadece iki ülkenin yararına değil bütün bölgenin yararına olması sebebiyle stratejik değerde önem taşımaktadır'' dedi.

-''DOSTLUK KÖPRÜSÜ GÖREVİ ÜSTLENİLMELİ''-

Cumhurbaşkanı Gül, 23 yıl sonra ilk kez bir Türk Cumhurbaşkanı'nın Belgrad'ı ziyaret ettiğini hatırlatarak, bunun Balkanlar açısından önemine işaret etti. Görüştüğü tüm yetkililerin Türkiye'ye verilen önemi, hayranlığı ve saygıyı dile getirdiğini anlatan Gül, dostluktan ve tarihi ortak yanlardan bahsedildiğini ifade etti.

Gül, şöyle konuştu:

''Bizim hala algılamamızda o soğuk dönemlerin havası esiyor. Onlar çok geçmiş. İnanılmaz şekilde bir sıcaklık gördüm. Bu, Boşnakların da çok desteklediği bir süreç. Bugün bizim Sayın Tadiç ile konuştuğumuz konuların başında Bosna-Hersek'in toprak bütünlüğü, siyasi birliği ve orada istikrarın bozulmaması geldi. Bu çok önemli. Türkler de Sırplar da negatif bir davranış içinde olurlarsa her yerin istikrarını bozabilirler, ama eğer her iki ülkede dayanışma ve pozitif bir yön takip ederlerse istikrar ve güvenlik getirirler. Sırpların da Sırbistan'ın dışında Balkanlarda bir çok ülkede soydaşları var, Türkiye'nin de Türkiye'nin dışında bütün Balkan ülkelerinde soydaşları var. Bu çok önemli bir benzerlik.''
Ana ülke ile köprü vazifesi üstlenilmesinin önemine işaret eden Cumhurbaşkanı Gül, ''Sırplar Sırbistan ile bütün Türkler de Türkiye ile bunu bir dostluk köprüsü olarak görmeli. Eğer tersinden olursa, o istikrarsızlık çatışma getirir. İstikrarsızlık ve çatışma olunca da herkes bulunduğu yerde acı çeker. Bugünkü dünyada yapılacak şey budur. Türkiye'nin bütün dış politikasında takip ettiği barışçı, istikrara oynayan bu tavır zaten çok takdir ediliyor'' diye konuştu.

-BOSNA-HERSEK-

Cumhurbaşkanı Gül, bir soru üzerine, Bosna-Hersek'teki anayasa reform çalışmalarına ilişkin olarak bazı yanlış, ayrıştırıcı politikalar yürütüldüğünü ve Türkiye'nin buna karşı olduğunu ifade ederek, geçen hafta ABD Başkanı Barack Obama ile yaptığı telefon görüşmesinde de bu konunun geniş bir şekilde ele alındığını söyledi.

Gül, Sırp yetkililerin Bosna-Hersek'in beraberliğini ve sağlam bir devlet olarak devam etmesini isteğini aktararak, ''Sırplar şunun farkında; başka ülkelerdeki Sırplar eğer yanlış yaparlarsa kendilerine yük olurlar. Reformlarını yapmada, Avrupa ile bütünleşmede, NATO içine girmelerinde. Geçmişten büyük bir ders aldıklarını görüyorum ben'' dedi.

Sırbistan'da Türk yatırımcılardan büyük beklenti olduğunu da vurgulayan Gül, 5 yıl sonra Sırbistan'daki şartların daha değişik olabileceğini, o zaman Türkiye'ye bu kadar fırsat sunulmayabileceğini ifade etti. Sırbistan'ın AB'nin dışında olmasının düşünülemeyeceğini kaydeden Gül, ''Doğu Akdeniz'deki Lefkoşa, Kıbrıs Rumları Avrupa Birliği'nin içinde olacak, 10 sene sonra Belgrad olmayacak. Bu, olacak iş değil. Buraya yatırım yapmanın tam sırası'' diye konuştu.

-YUNANİSTAN'DAKİ HÜKÜMET DEĞİŞİKLİĞİ-

Yunanistan'daki hükümet değişikliğinin Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkilere nasıl etki edeceğine ilişkin bir soru üzerine de Cumhurbaşkanı Gül, Yunanistan Başbakanı Yorgo Papandreu'nun tecrübeli bir siyasetçi olduğunu, iki ülke ilişkilerini de çok iyi bildiğini belirtti.

Papandreu'nun dışişleri bakanı olduğu dönemde iyi bir çalışma yürütüldüğünü, o zaman mesafe alınan bazı konuların ise hükümet değişikliğinin ardından rafa kaldırıldığını kaydeden Gül, ''Papandreu, Türk-Yunan işbirliğinin her iki tarafın da çıkarına olacağını bilen, barış ve problemlerin çözümüne de katkı yapmış bir kişi. Ümit ederim bundan sonra da bu yönde gelişir'' dedi.

AA