Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, ''Dağdan iniş sürecinin yani Türkiye'ye gelmeleri konusunun, bundan sonra devam edip en son noktaya yani terörün sona erdirilmesi, silahlı eylem yapmama noktasına gelebileceklerini söylüyoruz.

Burada bir inkıta, bir ara verme söz konusudur. Süreçten tamamen vazgeçme söz konusu değildir'' dedi.

NTV'de canlı yayına katılan Bülent Arınç, ''demokratik açılım sürecinin askıya alınması veya sil baştan yapılmasının söz konusu olup olmadığının'' sorulması üzerine, sürecin askıya alındığı veya sil baştan yapılacağı görüşüne katılmadığını söyledi.

Bu işin içerisinde olan bir kişi olarak, ''sürecin devam edeceğini'' vurgulayan Bakan Arınç, ''Devam etmeye de mecbur'' diye konuştu.
Arınç, terör örgütü üyelerinin Türkiye'ye dönüşü sırasında yaşananların ''örgüt, Öcalan propagandasına dönüştüğüne'' dikkati çekerek, ''Bu hepimizi üzmüş, derinden etkilemiştir'' dedi. Bu karşılama törenlerinden, giysilerden, konuşmalardan rahatsız olduklarını ifade ettiklerini kaydeden Arınç, gelişlerin devam etmesini ümit ettiklerini bildirdi.

''Hükümete göre ne olursa dönüşler yeniden başlayacak?'' sorusu üzerine Arınç, bu tür olayların tekrarlanmaması gerektiğini, bu konuda herkese sorumluluk düştüğünü dile getirerek, ''Bu sorumluluğu bir kez daha düşünmeleri açısından böyle bir ara toplama herhalde ihtiyaç duyuldu'' diye konuştu.

DTP Genel Başkanı Ahmet Türk'ün bugün yaptığı açıklamaların hatırlatılması üzerine Arınç, Türk'ün AK Partiye yönelttiği ithamlarda haklı olmadığını belirterek, şunları söyledi:

''Biz böyle olmasını arzu etmedik, inisiyatifimiz dışında gelişti. Olaylar daha da büyümesin, çatışmaya dönüşmesin diye belki bir takım gösterilere fiilen müdahale edilmedi. Ama cesaretli olmamak gibi bir ithamı ben kabul edemem. Hem kendilerine, hem Türkiye'nin şartlarına, hem muhalefet partilerinin söylemlerine, hem de acı, gözyaşı, kan içinde yoğrulmuş bir 30 yılın önümüze getirdiği sorunlara baksınlar. Hükümet sil baştan yapmak niyetinde değil. (Sil baştan dendikten sonra tekrar eski günlere döneceğiz), bu bir yorumdur, düşüncedir. Ama bunun sorumlusu herhalde hükümetimiz olmayacak.''

-''DTP BU KONUDA ÜZERİNE DÜŞENİ FAZLASIYLA YERİNE GETİRMEDİ''


Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, ''terör örgütü üyelerinin karşılanması konusunda devletin hazırlıksız yakalanmasının söz konusu olup olmadığının'' sorulmasına karşılık, ''Belki düş kırıklığı demek lazım. Çünkü dönüşlerin bir gün mutlaka olacağı bekleniyordu'' dedi.

Sürecin en önemli unsurları olarak bu dönüşler konusunda bilgilerinin olduğunu ifade eden Arınç, ''Bu kadar insanın bir araya gelmesi ve bunları yapmaması için biz ne yapabilirdik? Ne yapmalıydık. Askerle, orduyla çevrelerini sarmalayıp, onlarla bir çatışmayı göze alacak noktaya mı getirmeliydik, üzerelerine bir şey mi atmalıydık? Bu mümkün değil'' diye konuştu.

Bülent Arınç, bir başka soru üzerine de, şunları söyledi:

''DTP bu konuda üzerine düşeni fazlasıyla yerine getirmedi. Hatta normal olarak bir siyasal partinin, bu etnik kökenin temsilcisi olduğunu kabul eden bir siyasi partinin bu vatandaşlar üzerinde bir etki de bulunduğunu söyleyemeyiz. Ya bu konuda dirayetsiz ve iktidarsız bir noktadalar veya kendi içlerinde bu işin böyle olmasını arzu eden önemli bir kitle var.

Onlar bir siyasal parti olarak ve temsilci olarak tek kendilerini gördüklerine göre, tek temsilci açısından yapmaları gerekeni ya yapmadılar, ya yapamadılar. Ben biraz daha ikincisine ağırlık veriyorum. Kendi içlerinde de, kendilerine güç veren odaklar içeresinde de özellikle böyle olmasını isteyenler daha güçlü çıktılar.''

-TBMM'DEKİ BİLGİLENDİRME

Bakan Arınç, TBMM'deki bilgilendirmenin Ekim ayında yapılmasının planlandığını, ancak Kasım ayının ilk haftasında veya ikinci haftasında bu bilgilendirmenin yapılacağını kaydetti.

Arınç, ''Dönüşler başlayacak, ama dönüşler bu şekilde olmayacaktı. Bir açıdan empati yapmamız lazım. Bir kol da Avrupa'dan gelecek. Bazılarının hikayelerini okuduğumuz zaman üzülmemek de mümkün değil. Gelişlere sevinmemek de mümkün değil. Ama ölçü fazlasıyla kaçtı. Asıl amaçladıklarının dışına çıktılar ve büyük bir nefret oluştu'' dedi.

''Dönüşler olmadan sürecin devamı söz konusu olabilir mi?'' sorusu üzerine Arınç, sürecin, terörün sona erdirilmesi ve demokratik standardın yükselmesi olarak iki önemli ayağı olduğunu vurguladı.

Bülent Arınç, terörün sona erdirilmesi için dağdan inişlerin çok önemli olduğuna dikkati çekerek, sözlerine şöyle devam etti:

''Çıkışları kontrol edemez, inişleri sağlayamazsanız, bu sayısal miktar Türkiye ve Türkiye dışında konuşlanırsa, eylemler devam eder demektir. Bunu sağlamamız lazım. Dağdan iniş sürecinin, yani Türkiye'ye gelmeleri konusunun, başladı ama yine başlayacağını ve bundan sonra devam edip en son noktaya yani terörün sona erdirilmesi, silahlı eylem yapmama noktasına gelebileceklerini söylüyoruz. Burada bir inkıta, bir ara verme söz konusudur. Süreçten tamamen vazgeçme söz konusu değildir. Ancak öylesine büyük olaylar gelişebilir ki, öylesine olumsuz bir noktaya gidebiliriz ki bu ara verme sürecini belki biraz daha uzatmak mümkün olabilir. Yoksa kesinlikle Türkiye'nin faydasına gördüğümüz bu işten vazgeçmek noktasında değiliz.''

-KASIM AYINDA DÖNÜŞLER OLABİLİR

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, ''dönüşlerin tekrar ne zaman başlayacağı konusunda hükümetin önünde net bir takvim olmadığını'' dile getirerek, ancak prensip olarak dönüşlerin devam edeceğini, Kasım ayı içinde dönüşlerin olabileceğini kaydetti.
DTP'nin bu işten alacağı çok büyük dersler bulunduğunun altını çizen Arınç, ''Umarım ki hepimizi üzmüş olmasına rağmen iyi sonuçlara yol açan bir başlangıç olsun'' dedi.

Bülent Arınç, bir başka soru üzerine, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın, ''sürecin artık devam edemeyeceğine'' ilişkin sözlerini değerlendirerek, şunları kaydetti:

''Sayın Baykal tam felaket tellalı. Bu davranışları, bu sözleri, Türkiye'de gerginliği azaltmaya veya bu süreci en iyi şekilde götürmeye yönelik değil. Zaten karşı çıktığı, bunu ağır sözlerle, en ciddi ithamlarla, en korkunç davranışlarla ortaya koyduğu için bir negatif enerji dinamosu gibi çalışıyor. Yaptığı çok yanlıştır. Bu toplumda kavgaya ve karmaşaya yol açar.''

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin de Baykal'dan çok farklı olmadığını vurgulayan Arınç, Bahçeli'nin, ''İstanbul Silopi'ye benzemez'' sözlerinin, ayrımcılığı körüklediğini bildirdi.

Bülent Arınç, toplumda süreci tamamen kaldırın diye bir istek bulunmadığını, yapılan protestoların içinde dahi ''Bu Türkiye'nin son çaresidir, Türkiye'ye barış gelsin, kan dursun, göz yaşları akmasın, ama bunlara da dikkat edin'' şeklinde bir tavır bulunduğunu söyledi.

AA