Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ''Türkiye, Kazakistan'ın petrol ve doğal gazının küresel pazarlara ihracatına, kendisinin de içinde yer aldığı projelerle destek verme arzusu taşımaktadır'' dedi.

Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye'ye resmi ziyarette bulunan Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev onuruna Çankaya Köşkü'nde akşam yemeği verdi.

Gül ve Nazarbayev, davetlileri Büyük Resepsiyon Salonu'nun girişinde karşıladı. Nazarbayev'in, Cumhurbaşkanı Gül'ün bugün kendisine takdim ettiği ''Devlet Nişanı''nı taktığı görüldü.

Yemeğe, TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, Devlet Bakanı Faruk Çelik, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Başbakanlık Müsteşarı Efkan Ala, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Şükrü Haluk Akalın, aralarında Bekir Okan, Ahmet Çalık ve Fettah Tamince'nin de bulunduğu çok sayıda Türk ve Kazak iş adamı, diplomatlar ve davetliler katıldı.

Cumhurbaşkanı Gül, yemekte yaptığı konuşmaya, Nazarbayev ve beraberindekileri Türkiye'de ağırlamaktan duyduğu mutluluğu dile getirerek başladı.

Türkler'in Kazakistan'ı her zaman ''ata yurt'' olarak gördüğünü söyleyen Gül, Kazakların da Türkiye'yi kendi evleri olarak görmelerinden memnuniyet duyduğunu ifade etti.

''Türkiye, Kazakistan'ın bağımsızlığını tanıyan ilk ülke olmaktan gurur duyuyor. Ülkelerimiz arasındaki mesafeye rağmen, gönüllerimiz daima bir olmuştur'' diyen Cumhurbaşkanı Gül, artan işbirliği sayesinde ülkeler arasında her alanda yakınlaşma yaşandığını vurguladı. Türk-Kazak dostluğunu daha da pekiştirecek önemli adımlar atma konusunda her iki ülkede de büyük bir istek ve irade gördüğünü kaydeden Gül, Nazarbayev'in Türk-Kazak işbirliğinin ilerletilmesi konusundaki kişisel çabalarını için teşekkür etti.

Kazakistan'a son iki yılda yaptığı iki ziyarette de başkent Astana'da kısa zamanda kaydedilen önemli gelişmelere tanık olduğunu dile getiren Gül, şöyle devam etti:

''Bu vesileyle, Astana'da Atatürk Anıtı'nın zat-ı devletleri tarafından geçtiğimiz günlerde bizzat açılmasının ülkemizi onurlandırdığını vurgulamak isterim. Bu anıtın Orta Asya'da benzeri yoktur. Türk halkı, Kazakistan'ın ve Zat-ı Devletlerinin bu dostluk jestini hiçbir zaman unutmayacaktır.

Kazakistan'ın izlediği çok yönlü, aktif dış politika ve küresel barışın tesis edilmesine yönelik değerli çabalar uluslararası toplum tarafından takdirle karşılanmakta ve tarafımızdan da desteklenmektedir. Zat-ı Devletlerinin Aksakal olarak Türk dünyasının kaynaşması ve birlik olması yönünde gösterdiği değerli çabalar sadece günümüzde değil, gelecek kuşaklar tarafından da saygı ve takdirle anılacaktır.

Burada bir Kazak atasözünü anımsamakta fayda görüyorum; 'Birlik olmadan, dirlik olmaz'. Ülkelerimiz arasındaki birlik, Türk dünyasının refahına ve huzuruna hizmet edecektir. Bu bağlamda son dönemde Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi'nin ve Türk Dili Konuşan Ülkeler Parlamenter Asamblesi'nin kuruluşunu büyük bir memnuniyetle karşılıyoruz. Ayrıca, bu sürece henüz katılmayan dost ülkelerin de daha sonra dahil olmaları en büyük arzumuzdur.''

-''TÜRKİYE VE KAZAKİSTAN AVRASYA'DA STRATEJİK KONUMDA''-

Türkiye ve Kazakistan'ın uluslararası kuruluşlarda karşılıklı olarak yapıcı bir işbirliği sergilediğine işaret eden Gül, Türkiye'nin Kazakistan'ın AGİT 2010 Dönem Başkanlığına ve İslam Konferansı Örgütü 2011 yılı Dönem Başkanlığına destek verdiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Gül, ''Türkiye, Kazakistan'ın uluslararası toplumun saygın ve karar verici ülkeleri arasında yer aldığına inanmaktadır'' dedi.

Cumhurbaşkanı Gül, şöyle konuştu:

''Türkiye ve Kazakistan Avrasya'da stratejik konumda bulunmaktadırlar. Kazakistan son yıllarda gerçekleştirdiği siyasi ve ekonomik atılımlarla bu önemini pekiştirmiştir. Asya'da Güven Arttırıcı Önlemler Konferansı (CICA) başta olmak üzere gerek bölgesel ve uluslararası platformlarda gösterdiğimiz dayanışma, yakın ikili ilişkilerimize olduğu kadar, bölgesel işbirliğine ve istikrara da büyük katkı sağlamaktadır. Bu kapsamda ülkemizin 2010-2012 yıllarında CICA Dönem Başkanlığını üstlenmesinde Kazakistan'ın vermiş olduğu destekten ötürü müteşekkiriz.

Türkiye, Kazakistan'ın ekonomik başarısına her zaman büyük önem atfetmiştir. Kazakistan'ın küresel ekonomik krize karşı erken ve etkin tedbirler alarak bu krizi başarıyla atlatabildiğini görmek bizim için memnuniyet vericidir. Bu dönemde ikili ticaretimiz kısa bir süre etkilenmiş olmakla birlikte, son aylarda toparlanmaya başlamış ve artış eğilimini yakalamıştır.''

-''ENERJİ ALANINDA İLİŞKİLERİ GELİŞTİRME GAYRETİ''-

Kazakistan'da enerji dışı sektörlerde faaliyet gösteren şirketler arasında Türk şirketlerinin Nazarbayev'in desteği sayesinde birinci sırada yer aldığını kaydeden Gül, Türk müteşebbislerinin iki ülke arasındaki işbirliğinin arttırılmasına doğrudan katkı sağladığını belirtti. Gül, şöyle konuştu:

''Kazakistan ile enerji alanında da ilişkilerimizi geliştirme gayreti içindeyiz. Bu bağlamda, Kazakistan'ın Ekim 2008'de Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı üzerinden petrol sevkıyatına başlaması Türkiye için de memnuniyet verici bir gelişme olmuştur. Ayrıca, Kazakistan Hazar Ulaştırma Sistemi projesinin başarısı ülkemiz açısından da büyük önem arz etmektedir.

Türkiye, Kazakistan'ın petrol ve doğal gazının küresel pazarlara ihracatına, kendisinin de içinde yer aldığı projelerle de destek verme arzusu taşımaktadır. Kazak petrolünün Samsun-Ceyhan güzergahından dünya pazarlarına ulaştırılması ve Ceyhan'da ortak petrol rafinerisi kurulması için işbirliği yapmaya önem veriyoruz.''

Eğitim alanında da iki ülke arasındaki işbirliğinin en üst düzeyde olduğuna dikkati çeken Gül, Kazak ve Türk gençlerin ülkeler arasında köprü oluşturduğunu kaydetti.

''Kazakistan bizim için Orta Asya'da ve dünyada vazgeçilmez bir dost ve kardeş ülkedir'' diyen Gül, iki ülke arasında imzalanan stratejik ortaklık anlaşmasının işbirliğinin mükemmel seviyeye ulaştığını gösterdiğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Gül, sözlerini, ''Türkiye ve Kazakistan'ın tek millet, iki kardeş ve dost devlet olarak varlıklarını ilelebet sürdüreceklerine olan inancım tamdır'' diyerek bitirdi.

-NAZARBAYEV'İN KONUŞMASI-


Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev de konuşmasına, ziyareti sırasında kendisine ve heyetine gösterilen misafirperverlik için teşekkür ederek başladı.

Kazakistan'ın iki ay sonra bağımsızlığının 18'inci yıl dönümünü kutlayacağını belirten Nazarbayev, ülkenin gençlik çağından yetişkin çağa geçtiğini söyledi.

İç siyasi dönüşümlerdeki başarılar, refahın artması ve Kazakistan'ın uluslararası sahnedeki yerinin ülkenin başarılı gelişiminin göstergeleri olduğunu vurgulayan Nazarbayev, ''Bağımsızlığımızın ilk yıllarında kardeş Türk halkının göstermiş olduğu dostane desteği olmasaydı bu başarılara ulaşmamız zor olacaktı. Kazakistan'ın bağımsızlığını dünyada ilk tanıyan devletin Türkiye olduğunu hep hatıramızda tutacağız'' diye konuştu.

Ekonominin güçlenmesinde Türkiye'den gelen kredi finansmanı ve yatırımların büyük yardımı olduğunu belirten Nazarbayev, Türk iş adamlarının yeni başkent Astana'nın gelişmesine sağladığı katkıyı anlattı.

Ülkeler arasındaki işbirliğinin gelişmesine ve genişletilmesine verilen önemin bugünkü görüşmelerde bir kez daha görüldüğünü belirten Nazarbayev, ''Bizler iki taraflı ilişkilerimizin temel yönlerinin gelişimini, aramızdaki avantajlı işbirliğini geliştirecek ve halklarımıza fayda getirecek plan ve projeleri belirledik'' dedi.

-''STRATEJİK ORTAKLIK''-


İkili ilişkilerin ''stratejik ortaklık'' düzeyine ulaştığını söyleyen Nazarbayev, Astana'da kısa süre önce açılışını yaptığı Mustafa Kemal Atatürk heykelinin de yakın kardeşlik ilişkilerinin bir örneği olduğunu ifade etti.

Nazarbayev, Türkiye'de Kazak büyüklerinin, Kazakistan'da da Türk büyüklerinin heykellerinin bulunmasının, tarihi şahsiyetlerin isimlerinin caddelere verilmesinin güzel bir geleneğe dönüştüğünü söyledi.

''Kazakistan ve Türkiye önemli bölgesel entegrasyon yapılarının mimarlarıdır'' diyen Nazarbayev, bunun somut örneği olarak Türk Dili Konuşan Devletler İşbirliği Konseyi'nin kurulmasını gösterdi.

Nazarbayev, ortak Türk kültürel miraslarını dünyaya tanıtmak için kurulmasını önerdiği Türk Akademisi'nin önemine de vurgu yaparak, bu akademinin etkin faaliyette bulunması için destek gerektiğini vurguladı.

Nazarbayev, konuşmasını yaklaşan 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nı kutlayarak bitirdi.

AA

Fotoğraf: AA