BM Güvenlik Konseyinde (BMGK) bugün düzenlenen Orta Doğu toplantısında, Gazze'de bu yılın başında İsrail ile Hamas arasında devam eden çatışmalarda iki tarafın da uluslararası insani hukuka aykırı davrandıklarını ve savaş suçu işlediklerine dair bulgular yer alan Goldstone raporu tartışılıyor.

BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun'un siyasi işlerden sorumlu yardımcısı Lynn Pascoe, Orta Doğu'daki son gelişmelerle ilgili olarak Konsey'e verdiği brifingde bu konuya değindi.

Genel Sekreter Ban'ın her zaman uluslararası insani hukuk kurallarına uyulmasını istediğini ve bu anlamda da Ban'ın Güney Afrikalı yargıç Justice Goldstone'nun başkanlık ettiği BM veri toplama ve soruşturma komisyonunu başından beri desteklediğini bildiren Pascoe, Ban'ın İsrail ve Hamas'ın raporda belirtilen hususlarla ilgili kendi iç soruşturmalarını yapmalarını istediğini ifade etti.

Filistin Dışişleri Bakanı Riyad El-Malki de yaptığı konuşmada raporun, İsrail'in Gazze'de 1400'den fazla Filistinlinin ölümüne 5500'den fazlasının da yaralanmasına yol açan Ocak ayındaki saldırısında, savaş suçları da dahil olmak üzere son derece ciddi insan hakları ihlalleri yaptığını ve uluslararası insani hukuku ihlal ettiğini teyit ettiğini vurguladı.

El-Malki İsrail'in askeri operasyonunun orantısız güç kullanımına dayandığını ve tüm Filistin nüfusunu ''aşağılama, cezalandırma ve terörize etme'' amacı taşıdığını belirtti. İsrail'in uluslararası hukuka aykırı davranışlarıyla karşılaştırılamayacak kadar da olsa raporda Hamas'a yönelik iddiaları da ciddiye aldıklarını anlatan El-Malki, bu konuda Hamas'ın iç soruşturma yapacağına dair bir anlamda garanti de verdi.
El-Malki Goldstone raporunun tavsiyelerinin ciddi bir şekilde yerine getirilmesi gerektiğini belirtti.

-İSRAİL TEMSİLCİSİ-

İsrail'in BM Daimi Temsilcisi Gabriela Şalev de yaptığı konuşmada, Gazze'de Hamas'ın terörizminin devam ettiğini kaydederek, Hamas'ın İsrail'in devlet olma hakkını kabul etmediğini ve iki-devletli çözümü reddettiğini söyledi.

Libya'nın Goldstone raporunu BM Güvenlik Konseyinin gündemine getirmeye çalıştığını söyleyen Şalev alaycı bir şekilde konuşarak ''Libya'nın insan hakları savunucusu'' olduğunu belirterek bu ülkenin Lockerbie terör faciasının sorumlusuna ülkeye dönüşünde kahraman gibi davrandığını ve Libya Devlet Başkanı Muammer Kaddafi'nin de Güvenlik Konseyi'ni ''terör konseyi'' olarak nitelediğini hatırlattı.

Şalev, Konsey'in bugün acil toplantısı konusunun İsrail'e Gazze'den ve Lübnan'dan sürekli yapılan bombardıman ya da İran'ın devam eden tehditkar nükleer programının olmadığını, asıl bu konuların görüşülmesi gerektiğini de vurgulayarak, Libya'nın BM İnsan Hakları Konseyine ait olan bir konuyu Güvenlik Konseyine getirmekle ve Konsey'in gündemini ''zorla başka yöne çevirmekle'' suçladı.

Şalev, Goldstone raporunun tek yanlı ve İsrail karşıtı olduğunu, bu raporun Orta Doğu barış sürecine engel oluşturduğunu iddia etti. Şalev, daha sonra gazetecilere yaptığı açıklamada Hizbullah ve Hamas'ın Orta Doğu'daki terör örgütleri olduğunu belirterek, İran'ın da uranyum zenginleştirme çabalarının devam ettiğini, Konsey'in asıl gündem maddelerinin bu konular olması gerektiğini söyledi.

Raporun Orta Doğu barış sürecine engel oluşturduğu görüşünü savunan Şalev, bir soru üzerine Hamas ile İsrail'i aynı kefeye koyan ve İsrail'in terörizme karşı kendini yasal koruma hakkını dikkate almayan bir raporu tek yanlı bulduklarını belirtti.

Filistin'in BM Temsilcisi Riyad Mansur ise Şalev'in ardından gazetecilere yaptığı açıklamada raporun kesinlikle barış görüşmelerine bir engel teşkil etmediğini, barış görüşmelerini engelleyen tarafın İsrail olduğunu söyledi. Uluslararası alanda hesap verebilirliğin çok önemli olduğunu kaydeden Mansur, uluslararası hukuk kurallarına herkesin uyması gerektiğini vurguladı.

AA