Uğradığı silahlı saldırı sonucu önceki gün hayatını kaybeden Rusya'nın en büyük mafya babalarından biri olduğu belirtilen "Yaponçik" (Küçük Japon) lakaplı Vyaçeslav İvankov, başkent Moskova'daki ünlüler mezarlığında toprağa verildi.

Moskova'da 1992 yılında 2 Türk vatandaşını vestiyer sırası yüzünden öldürdüğü öne sürülen ancak görgü tanıklarının ifadelerini değiştirmesi yüzünden beraat eden İvankov'un, Rusya'nın önde gelen bilim ve sanat adamlarının yer aldığı Vagankavo mezarlığına gömülmesi Rus vatandaşlarının tepkisine neden oldu.

Rus haber ajansı İtar-Tass, basın mensuplarının cenaze törenini izlemesine izin verilmediğini, İvankov'un naaşının geniş güvenlik önlemleri altında toprağa verildiğini duyurdu.

Rus basını, cenaze törenine yeraltı dünyasının sadece Rusya'dan değil, aynı zamanda Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) üyesi ülkeler, Avrupa ve ABD'den de çok sayıda temsilcisi ile ailesi ve sanat dünyasından bazı isimlerinin katıldığını bildirdi.

İçişleri Bakanlığı, Rusya'da son 15 yılda bu derece üst düzey bir mafya mensubunun öldürülmediğini açıkladı.

Bu arada Moskova Emniyet Müdürlüğü, cenaze töreninin yapıldığı Vagankavo Mezarlığı yakınlarında uzun süre park eden Toyota marka bir otomobilde 2 hafif makinalı tüfek ve 6 şarjör ele geçirdi.

Rus basını arabadaki silahların cenaze törenine katılanları öldürme amaçla olduğunu belirtirken, polisin ise şu ana kadar net bir bilgiye ulaşamadığı bildirildi.

Öte yandan bazı Rus vatandaşları, İvankov'un Vagankavo Mezarlığı'na gömülmesini çeşitli internet sitelerinde protesto ederek, "Suç örgütü liderinin bu ulusun onur ve zaferiyle haklı şekilde özdeşleşen isimlerin yanında toprağa verilmesinden duydukları utancı" dile getirdi.
İvankov, 28 Temmuzda Moskova yakınlarındaki bir kafeden çıktıktan sonra kimliği belirlenemeyen keskin nişancı tarafından vurularak hastaneye kaldırılmıştı ve 9 Ekimde de tedavi gördüğü hastanede 69 yaşında hayatını kaybetmişti.

Polis, saldırıyla ilgili çeşitli senaryolar üzerinde yoğunlaşırken, bunlardan birini İvankov'un iki çete arasında arabuluculuk yaptığı için öldürüldüğü tezi oluşturuyordu. Polisin elindeki diğer bir iddiaya göre, İvankov'un inşaat malzemeleri üretimiyle ilgili işleri yüzünden öldürüldü.
Rus basının bir kesimi de İvankov'un sağ kolunun gerçek suçluyu tespit ettiği ve cezalandırdığı iddiasında bulundu.

Organize suç dünyası ve gizli servislerin özellikle Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından efsane ismi haline gelen İvankov'un bu şöhretini, Sovyetler Birliği'nin özellikle son dönemlerinde iş, sanat ve siyaset dünyasında edindiği dostluklara borçlu olduğu kaydedildi.

Rusya dışında da çok iyi tanınan İvankov, özellikle ABD ve Avrupa istihbaratı tarafından Rus yeraltı dünyasının en önemli isimlerinden biri olarak adlandırılıyordu.

Hayatının 20 yılını Rusya ve ABD hapishanelerinde geçiren 1940 doğumlu İvankov, suç dünyasındaki kariyerine 14 yaşında "profesyonel cepçi" olarak başladı. 1965 yılında bir kişinin cebindeki parayı çalarken ilk defa yakalanan İvankov, polise çok şiddetli şekilde direnmiş ve psikologa sevk edilmişti. Burada 'şizofreni ve akıl bütünlüğü yerinde değil' tanısı konulan İvankov, bu teşhis sonrası işlediği küçük suçlardan cezaevine girmekten kurtuldu.

Rus İtar-Tass ajansı, İvannkov'un 1974 yılında ayak işleri yapmaktan kurtularak kendi çetesini kurduğunu, çetesinin hırsızlık ve haraç işlerinden sorumlu olmaya başladığını kaydetti.

İvankov, 1981 yılında silahlı soygun, yasa dışı ateşli silah bulundurmak ve evrakta sahtecilik suçlarından 14 yıl hapis cezasına çaptırılmış, cezaevinde bulunduğu süre içinde de 35 konuda yasaları 58 kez ihlal etme suçu işlemişti.

Sovyetler Birliği Yüksek Mahkemesi, Şubat 1991'de İvankov'un cezasını indirmesinden kısa süre sonra serbest kalmasını sağladı.
Rusya'yı 29 Şubat 1992 tarihinde ''Fidan'' adlı Azerilere ait restoranda vestiyer sırasında kendisine sıralarını vermedikleri gerekçesiyle 2 Türk vatandaşını öldürdükten sonra ABD'ye kaçan İvankov, burada Rus iş adamları ve mafya arasındaki sorunlarda arabuluculuk yapmaya başladı.

1995'de iki Rus iş adamından 3,5 milyon dolar haraç almaya çalışırken Amerikan Federal Soruşturma Bürosu (FBI) ajanlarınca yakalanan İvankov, ABD'de cezasını çektikten sonra Rusya'nın talebi üzerine 2003'de ülkesine iade edilmiş, Yukos'un eski başkanı Mihail Hadarkovski'nin de bulunduğu yüksek güvenlikli ''Matroska Tişina'' cezaevine konulmuştu.

İvankov'un 2004 yılında Rusya'da yapılan, Türk vatandaşlarının öldürülmesiyle ilgili duruşmasında dinlenen görgü tanıkları, daha önce verdikleri ifadelerin aksine Türklere ateş edenin İvankov olmadığını söylemişti. Savcılık, İvankov'un 2 Türk'ü, vestiyerde kendisi ve konuğundan önce onlarla ilgilenildiği için öldürdüğünü savunuyordu.

Rusça ''Küçük Japon'' anlamına gelen ''Yaponçik'' lakaplı İvankov'un, Moskova'daki duruşmasını izlemek için çok sayıda sanatçı ve iş adamı mahkemeye gelmiş, ancak güvenlik gerekçesiyle salona alınmamışlardı.

Restoran sahibi olay sırasında kimin ateş ettiğini görmediğini söylemiş, saldırıda ağır yaralanan Türk vatandaşının da ifade vermek istemediği bildirilmişti.

İzvestiya gazetesi de 2004 yılında yayımladığı haberde, olayda ''zarar gören'' bir Türk tanığa polisin, ''Yaponçik''e karşı tanıklık yapması karşılığında, ''dönemin Devlet Başkanı Vladimir Putin'in korunma düzeyine yakın güçlü bir koruma vaat ettiğini'' yazmıştı. 1992 yılında ülkesini terk ederek New York'a giden İvankov, burada Rus iş adamları ve mafya üyeleri arasındaki anlaşmazlıklarda arabuluculuk yapmıştı.

AA