Kendimize iyi bakarsak sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir yaşlılık geçirebiliriz. Yaşı 50’yi geçen herkesin fazla oyalanmadan yeni bir etkinlik listesi oluşturmasında fayda var.

Hayatımız uzuyor ve bu çok iyi bir haber. Tamam ama uzayan ömrümüzün gençlik dönemi değil, 60 yaş ve sonrası. Bunun bir anlamı da bizi daha uzun bir yaşlılığın beklediği...

Diğer taraftan yaşlılıkla ilgili düşüncelerimiz de değişti. Yeni hayatın getirdikleri sayesinde yaşlılığın düşündüğümüz kadar zor bir süreç olmadığını fark ettik. Anladık ki “yaşlılık=hastalık” değil.
Ayrıca yorgunluk, bitkinlik, uyku bozuklukları, ağrılar ve sızıların da yaşlılığın kaderi olmadığı kesin.
Kısacası kendimize iyi bakar, eksiği gediği vaktinde yerine koyar, üzerimize düşen görevleri yaparsak sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir yaşlılık geçirebiliriz.
Peki yeterli mi? Bence değil. O süreci biraz daha renkli, keyifli, eğlenceli hale getirmek de lazım. Bunun yolu ise hayatımıza farklı anlamlar katabilecek yeni ve şaşırtıcı etkinlikler öğrenmekten geçiyor.
Kısacası yaşı 50’yi geçen herkesin fazla oyalanmadan yeni bir etkinlik listesi oluşturmasında fayda var.
Bu listede neler olması lazım diyorsanız eğer, aşağıdaki kutuya bir göz atmanızı öneriyorum.
Orta yaş listenizde neler olmalı?

1- Yeni egzersiz veya aktiviteler (tenis, golf, yüzme, doğa gezileri) bulun.
2- Yeni bir dil (Osmanlıca, İtalyanca, Çince, Rusça) öğrenin.
3- Yeni “kültür” veya “lezzet” turlarına çıkın, gezin, dolaşın.
4- Yeni bir hobi (müzik veya resim dersleri, şiirler, kısa hikayeler üretmek) edinin.
5- Meditasyon, yoga, pilates veya benzeri farklı aktivitelere yönelin.
6- Yeni ve hoş bir takıntının (yemek pişirmek, marangozluk, bahçe bakımı) peşine düşün.
7- Yeni bir merakla (balık tutmak, çiçekçilik, boyacılık) yola çıkın.
8- Yeni bir eğlence türü (sinema, tiyatro, animasyonlar, konserler) keşfedin.
9- Yeni dostlar edinin.
10- Ruhsal yenilenme açılımları (umre seyahatleri, hac yolculukları, dualar, dini vecibelerde yoğunlaşma) yapmayı da sakın unutmayın.
11- Yeni oyun gruplarına (poker, briç ekipleri, tavla turnuvaları) katılın.
12- Eski arkadaşlarla buluşmaları (okul arkadaşları, eski mahalle dostları ile yeniden birlikte olup eski günleri anmalar) unutmayın.
13- Yaşadığınız şehri yeniden keşfetmeyi planlayın.
14- Çocuk ve gençlerle daha çok vakit geçirmeye çalışın.
15- Kütüphanenizdeki eski kitaplarınızı, gazete ve dergi
koleksiyonlarını
gözden geçirmek de iyi bir öneri olabilir.
Gizli şekerin 10 işareti

1- Çok su içip sık idrara çıkmak
2- Çabuk ve sık acıkmak
3- Halsizlik/sabah yorgunluğu/güne mutsuz ve endişeli başlamak
4- Yemek sonraları bitkinlik, kafa karışıklığı, uyku hali hissetmek
5- Aşırı sinirlilik
6- Gece terlemeleri
7- Gündüz uyuklamaları
8- Acıkınca sinirli ve gergin olmak/hızlı ve çabuk yemek/neredeyse çiğnemeden yutmak
9- Tatlı krizleri/tatlı meyve yedikten sonra erken acıkmak veya kafa karışıklıkları/uyuklamalar/terleme nöbetleri yaşamak
10- Tatlı, unlu, nişastalı besinleri takiben yorgunluk hali
Kuruyemiş seçerken şunlara dikkat edin
Fındık, fıstık, ceviz ya da badem fark etmiyor, her biri tıka basa vitamin, mineral, faydalı yağ, protein, yani sağlık kaynıyor. Ama gelin biz onlardan daha çok faydalanmak için şu temel kuralları unutmayalım:
◊ Sert kabuklu yemişlerin hiçbirini işlemden geçirmeyin. Dışlarındaki ince kabuğunu bile soymayın. Doğal halleriyle yiyin.
◊ Mümkünse kabuklu halleriyle alıp yiyeceğiniz zaman kabuklarını kırıp yemeyi deneyin. Eğer paketlenmiş şekilde alıyorsanız uygun koşullarda paketlendiklerinden, saklanıp dağıtıldıklarından emin olun.
◊ Ezme veya toz formlarından, reçellerinden, macunlarından değil, doğal formlarından faydalanın.
◊ Her birinin 100 gramının ortalama 600 kalori civarında enerji sağlayacağını unutmayın. Sağlıklı bir yetişkinin bir günde tüketebileceği kuruyemiş miktarının 30 gramı geçmemesi öneriliyor, 10-30 gram aralığı güvenli bulunuyor. Fazlası kilo
yapıyor.
3 basit tavsiye
Her şeye limon sıkın
Mümkün olan her şeye limon sıkın! Limon sadece güçlü bir C vitamini, flavonoid ve lezzet deposu değil, aynı zamanda etkili bir kilo koruyucusu. Bu etkiyi de zannedildiği gibi yağları eritmesine değil, eklendiği gıdaların glisemik yükünü azaltması ve kana karışma hızını yavaşlatmasına borçlu.
Sarımsak ve sirkeye yer açın
Sirkeyi ve sarımsağı da tıpkı limon gibi daha sık ve bol kullanın. Sirke ve sarımsak da limon gibi yiyeceklerin glisemik yükünü azaltıyor, kan şekerini aniden yükseltme ve insülin patlamalarına yol açma güçlerini baskılıyor.
Bahar ve yaz meyvelerinden faydalanın
Karpuzu, vişneyi, kirazı, karadutu, siyah eriği, kayısıyı, kavunu ilk sıralara yazın. Daha zamanı var ama inciri ve üzümü sakın abartmayın. Meyvelerin de ciddi birer doğal şeker (fruktoz) kaynağı olduklarını, özellikle insülin direnci bulunanlarda karaciğer ve göbekte yağlanmaya yol açtıklarını, kanda şeker ve yağ dengesini bozduklarını hatırlayın.