Göz altı morluklarının pek çok sebebi var. İlk sıraya “yaşlanma”yı yazabilirsiniz.

Yaşınız ilerledikçe göz altındaki deri torbalanmaya, sarkmaya ve koyulaşmaya başlar. “İlaçlar”ın da göz altı morluklarına yol açabildiği aklınızda olsun. Özellikle damar genişlemesine yol açan ilaçlar göz çevrenizin daha mor görünmesine sebep olabilir.

“Beslenme” hatalarını unutmamak lazım. Kötü beslenme özellikle protein eksikliği, vitamin noksanlığı, demir fakirliği, C vitamininden yoksunluk da göz çevrenizin morarmasına sebep olabilir.
“Alerji” sorununu da not alın. Alerjik konjonktivit (bir çeşit göz alerjisi), alerjik rinit (alerjiye bağlı burun iltihaplanması) de göz çevresini olumsuz etkileyen sorunlardır. Bu durumlarda göz altını sık sık ovalamak, kaşımak morluk oluşumunu kolaylaştırabiliyor.
Diğer taraftan bazı kişilerde nedeni bilinmeyen metabolik süreçlerle göz altında aşırı melanin pigmenti birikmesi sonucu koyuluklar ortaya çıkabiliyor. Bunda güneş altında fazla kalmanın da rolü olduğu söyleniyor.
Genel ödem durumu, yani vücudun fazlaca su tutması bir diğer faktör. Böyle durumlarda tuz tüketimini gözden geçirmek ve yeterince su içmek gerekiyor.
Seyrek olarak bazı hanımlarda adet dönemlerinde tekrarlayan göz altı koyulaşmalarına rastlanabiliyor. Ayrıca hamilelik döneminde de bu tür değişimlerin ortaya çıkması mümkün olabiliyor.
Son olarak kötü ve dikkatsiz bir yaşam tarzının, aşırı sigara ve alkol tüketiminin, kısacası kişisel bakımsızlığın bu işte rolü olabileceğini biliyoruz.
Peki tedavi? Maalesef etkili bir ürün hâlâ yok. K vitaminli, hyalüronik asitli, C vitamini ve kateşini (yeşil çay özü) zengin ürünler deneniyor ama net bir sonuç alınamıyor.

Kabak çekirdeği uykusuzluğa iyi geliyor

Kabak çekirdeği mükemmel bir atıştırmalık, lezzetli ve besleyici bir besin. İnsanı tok da tutuyor. Dikkat edilmesi gereken, makul miktarda tüketmek. Zira kalorisi çok yüksek.
100 gramında yaklaşık 600 kalori var. E vitamininden ve B vitaminlerinden zengin yapısı ve tıka basa kalsiyum, magnezyum, demir, çinko, selenyum, bakır içermesi onu “ayrıcalıklı” ve “sağlıklı” doğal atıştırmalıklardan biri yapıyor.
Diğer taraftan sizi şaşırtacağını düşündüğüm mühim bir özelliği daha var: Doğal bir uyku hapı vazifesi de görebiliyor. Bunun nedeni bol miktarda triptofan ve glutamat içermesi.
Triptofan, serotoninin öncü maddesi. Serotoninse mükemmel bir doğal uyku bileşiği. Keza glutamattan üretilen GABA da stresi azaltan, gerginliği gideren ve uykuyu kolaylaştırabilen bir madde.
Peki başka bir marifeti var mı?
Var. Afrodizyak yani cinsel enerjiyi takviye ediyor. Cinsel isteği/gücü artırıcı etkisi neye bağlı? İçindeki bol arginine.
Arginin nitrik oksit yapımında kullanılan bir madde.
Nitrik oksitin sildenafil veya tadalafil gibi etkileri var, cinsel performansı destekleyen bir madde.
Tavsiyem şu: Eğer akşam atıştırmalığı arıyorsanız, uyku probleminiz varsa ve “azıcık da performans!” diyorsanız 25-30 gram (1/2 fincan) kabak çekirdeği size yardımcı olabilir.

Karaciğer yağlanınca ne olur?

Karaciğer yağlanması yeni bin yılın yaygın sağlık sorunlarından biri. Yaygınlaşmasının nedeni sadece alkol kullanımındaki artış değil. Kilo probleminin, özellikle insülin direnci ile ilişkili göbeklenmenin ve şeker tüketiminin artması da çok önemli faktörler.
Yağlanan karaciğer genelde herhangi bir belirti vermiyor. Kendini can sıkıcı, göze batan problemlerle hissettirmiyor.
Çoğu zaman sessiz ve derinden seyreden bir problem.
Sessizliğine kanıp da ciddiye almamaksa çok büyük bir hata.
Çünkü tedavi edilmediğinde süreç bazen siroza kadar ilerleyebiliyor, karaciğer kanserine ve yetmezliğine yol açabiliyor.
Bu nedenle ciddiye alıp tedavi olmak lazım. İşin kötüsü yağlanmanın özel ve ciddi bir belirtisi de yok.
Nadiren yorgunluk, kendini kötü hissetme, gaz, şişkinlik, karnın sağ üst kısmında dolgunluk, müphem ağrılar ve huzursuzluk gibi sorunlar oluşabiliyor ama bunlar da “herkeste sık görülebilen” sorunlar olduklarından önemsenmiyor.
Yağlı karaciğer belirti vermiyor ama detoks işlevlerini aksatıyor, toksinleri yeterince temizleyemiyor. Ayrıca insülin direncine yol açıp kilo almayı da kolaylaştırıyor.
Siz en iyisi yıllık sağlık kontrollerinizde doktorunuza karaciğerde yağlanma olup olmadığını da araştırmasını söyleyin. Bunu özellikle yandaki kutuda sıraladığım sorunlardan iki veya daha fazlası sizde de varsa sakın ihmal etmeyin.

Kimlerde daha sık görülüyor?

◊ Hareketsiz yaşayanlar
◊ Şeker hastaları
◊ Alkol tüketenler
◊ Trigliseridi yüksek olanlar
◊ Ürik asidi yüksek olanlar
◊ Bel çevresi genişleyenler, göbeklenenler
◊ İyi kolesterolü düşük olanlar
◊ Reaktif hipoglisemisi olanlar
◊ Safra kesesi taşı hikâyesi bulunanlar
◊ Parasetamol hapı yutanlar (ağrı kesici)
◊ Statin kullananlar (kolesterol ilacı)

Bu virüs sigaradan bile tehlikeli bir kanserojen

Eğer bir gün “Kanser tehdidi olabilecek en önemli zararlılar hangileridir?” diye bir soruyla karşılaşacak olursanız ilk sıraya sigarayı ve hepatit B virüsünü ekleyin.
Dünya Sağlık Örgütü hepatit B virüsünün “sigaradan sonra bilinen en tehlikeli ve önemli ikinci kanserojen” olduğunu yıllar önce açıkladı ve bu tehlikeli virüs maalesef bizim ülkemizde yaygın. Çoğu vatandaşımız da farkında olmadan bu virüsün taşıyıcısı. Dolayısıyla başkalarına bulaştırma ihtimalleri var.
Bu nedenle hepatit B’ye bağışıklık kazanmak çok mühim bir sağlık önlemi. Bunun için de hepatit B aşısı yaptırmanız lazım. Aşı son derece güvenli ve güçlü bir koruma sağlıyor. Eğer “Ben ne durumdayım?” gibi bir soru aklınıza geliyorsa en kısa zamanda bir hepatit B taramasından geçin.
Eğer bağışıklığınız varsa sorun yok, yoksa “hepatit B aşısı” programına girmek için aile hekiminize müracaat edin.

Kalça ekleminizde hasar mı var?

1- Fazla kilolarınız varsa vermeli, eklemin üzerindeki yükü azaltmalısınız.
2- Kalça ağrınızı artıran faaliyetlerden uzak durmalı, özellikle koşma, tempolu yürüme gibi faaliyetleri bir süre ertelemelisiniz.
3- Egzersizi tamamen bırakmanız gerekmez. Özellikle germe ve kas güçlendirici direnç egzersizlerinden fayda görmeniz bile mümkündür.
4- Özellikle kese iltihabı (bursit) söz konusuysa buz/soğuk tatbiki çok işe yarayacaktır.
5- Antiromatizmal ilaçlardan uzak durun ve bu ilaçları doktorunuzla konuşmadan kullanmayın. Midenizi kanatabilir, karaciğer ve böbreğinize zarar verebilirsiniz. Kullanıyorsanız kısa süreli olsun ve beraberinde mide koruyucu haplar da alın.

Uykusuzluk tansiyonu da yükseltiyor

Uykusuzluk yaygın sağlık problemlerimizden biri.
“Sağlık problemi” deyimini bilerek kullandım.
Zira yeterince uyuyamıyorsanız eğer bu zamanla sadece hayat kalitenizi etkileyen bir olumsuzluk halinden çıkıyor, sağlığınızı da “damardan!” etkileyen mühim bir sağlık problemi haline geliyor.
Uyku kaybının yol açtığı sorunlardan biri de hipertansiyon riski. Bu konuda yapılmış çok sayıda araştırma ve güçlü kanıtlar var.
Son günlerde yükselen bir kan basıncı sorununuz varsa ya da ileride olursa uyku durumunuzu da şöyle bir gözden geçirmeniz iyi olur.

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/osman-muftuoglu/goz-alti-morluklari-neden-olur-40796813