Mevsim kış. Boğaz ağrılarını sıklaştıran nedenlerin adeta sıraya girdiği bir zaman dilimi. Soğuk ve kuru hava, enfeksiyonlar derken “boğaz ağrısına” paçayı kaptırmamak bir hayli zor. Hele bir de sorun farenjit, tonsilit (bademcik iltihabı), soğuk algınlığı ya da nezle ise yandınız! Peki ne yapmalı bu gibi durumlarla karşılaşınca? “Evde neler yapılabilir?” sorusunun yanıtları aşağıdaki kutuda...

Boğaz ağrılarına  basit çözümler

◊ Odanızı nemlendirin. Kuru hava ağrıyı şiddetlendiriyor. Mümkünse yapay buhar üreten cihazlardan istifade edin.
◊ Bol ve sık ılık sıvı için; su, bitkisel çay, meyve suyu...
◊ Sıcak duş, özellikle buharı bol bir banyo ile birlikteyse rahatlatıcı olabilir.
◊ Adaçayı (ılık) ile gargarayı deneyin. Adaçayını bir güzel demleyip ılıtın ve günde 8-10 kez gargara yapın.
◊ Tuzlu su gargarası
da iyi gelebilir, deneyin:
1 fincan ya da çay bardağı ılık suya 1 çay kaşığı tuz karıştırıp eritip o tuzlu su ile gargara yapın.
◊ Sambucus nigra,
adaçayı özü, propolis, çinko, C vitamini içeren pastillerden istifade edebilirsiniz.
◊ Papatya çayı da denemeye değer bir çözüm olabilir.
◊ Elma sirkesi gargaraları ile rahatlayıp çözüm arayanlar da var.

Testosteron azalınca ne olur?

◊ Cinsel istek ve güç azalır.
◊ Sperm sayısı düşer.
◊ Memelerde büyüme başlar.
◊ Yorgunluk, bitkinlik, halsizlik gelişir.
◊ Uyku düzeni bozulur, uykusuzluk devreye girebilir.
◊ Vücut kıllarında azalma gözlenir.
◊ Kas azalması ve yağ birikimi başlar.
◊ Unutkanlık, kolay öfkelenme, sinirlilik ve odaklanma bozukluğu oluşur.
◊ Gece terlemeleri başlar.
◊ Depresyon eğilimi oluşabilir.

Statin haplarını yutalım mı yutmayalım mı?

Bu konuda hâlâ ciddi tartışmalar, farklı fikirler var. Kişisel yaklaşımım şu:
Eğer plak oluşumu başlamışsa, damarlarda kalınlaşmaya ek olarak tıkanma ve pıhtı kopmalarına yol açabilecek süreçler devreye girmişse sadece LDL kolesterol rakamlarını kontrol altına almak için değil, aynı zamanda pıhtı önleyici (antitrombotik) yangın söndürücü, iltihap baskılayıcı (antiinflamatuar) ve damar iç duvarını koruyucu faydaları nedeniyle dikkatli ve kontrollü bir şekilde statin grubu ilaçlardan faydalanmak lazım.
Ancak bunları kullanırken de aşırıya kaçmamak, abartmamak ve mümkünse (herkes aynı fikirde olmayabilir) bu hapları CoQ10 desteği ile birlikte kullanmak daha doğru olur düşüncesindeyim.
“Peki neden koenzim desteği de ekliyoruz?” diyenlere yanıtım ise şu: Statin grubu ilaçlar kolesterol üretimini baskılarken koenzim üretimini de baskılıyorlar.
Yorgunluk, kas ağrıları, unutkanlık vb. yan etkilerinin nedeni de muhtemelen koenzim üretimindeki baskılanma ile bağlantılı.
Bunun da şahsi fikrim olduğunun altını çizmek isterim.

Doğal detoks için diafram nefesi alın

Diafram kası, göğüs ve karın boşluğunu birbirinden ayıran yapı. Doğru nefes almanın da en etkili şartı.
Etkili bir diafram kası kullanarak alınan diafram nefesleriyle detoksu sürekli kılmak da mümkün. Zira güçlü bir diafram nefesi lenfatik temizleme sistemini daha etkin çalıştırıyor, toksinlerden kurtulmayı kolaylaştırıyor.
Bitmedi! Etkili bir diafram nefesi sayesinde her solukta Vagus sinirinizi uyararak stres, kafa karışıklığı, konsantrasyon azlığı, yorgunluk, hatta kabızlık gibi sorunlardan kurtulmanız da mümkün.

Etkili bir diafram nefesi için ne yapacaksınız?

◊ Ağızdan değil, burundan nefes alıp verin.
◊ Nefes alırken karnınız dışarıya doğru genişlesin.
◊ Farkındalığınızı karın bölgesinde yoğunlaştırın. Nefes alırken daima önce karnınız şişmeli, göğsünüz siz nefes almaya devam ederseniz karnınızdan sonra genişlemeli.
◊ Nefesinizi de yavaş-sakin verin. Ciğerinizdeki son hava çıkana kadar nefesinizi iyice boşaltın.
◊ Ciğerinizdeki hava iyice boşaldıktan sonra yeniden ve sakince burnunuzdan derin nefes alıp aynı süreci tekrarlayın.
Not: Bu egzersiz çalışmasını (sakinleşmek istediğinizde) her gün sabah ve akşam mideniz boşken 5-10 dakika süreyle tekrarlayın.

Resveratrol ile tanıştınız mı?

Damarlarınızı genç ve güçlü tutmak, kalbinizi korumak, kronik iltihaplanma ve şekerlenmeye/glikasyona bağlı dokusal hasarlarınızı azaltmak kısacası daha güzel ve keyifli yaşlanmak söz konusu olduğunda aklınızda sadece “zerdeçal”dan destek almak yani mutfakta daha çok zerdeçal kullanmak gelmesin.
En az onun kadar marifetli bir doğal bitkisel güç daha var: Resveratrol!
Resveratrol, polifenolik bir biyoflavanoid antioksidan. Ayrıca östrojen reseptörleriyle olumlu ilişkiler kurabilen bir fitoöstrojen yani doğal bitkisel östrojen.
Bazı bitkilerin hücreleri mantarlar, bakteriler, kanserlerden ve güneşin ya da doğanın doğal oksitleyici/paslandırıcı etkilerinden korunmak için de antioksidan resveratrolden bol bol üretir.
Resveratrol en çok kırmızı üzümün kabuğunda, çiğ kakaoda, Antepfıstığında, yaban mersininde, karadutta ve benzer koyu renkli meyvelerde (ve de yerfıstığını,
bademi, fındığı sarmalayan o ince kırmızı zarımsı tabakada) bulunuyor.
Anti kanser özelliği olduğunu gösteren bulgular da var. Belleği korumada, damarların ve kalbin yaşlanmasını yavaşlat-
mada işe yaradığı
anlaşılıyor.

İyot eksikliğinin 6 mühim nedeni

◊ Yiyecek ve içeceklerle yeteri kadar iyot kazanamamak.
◊ Sigara içmek.
◊ Florürlü diş macunları ve klorlu sular.
◊ Selenyum eksikliği.
◊ Hamilelik.
◊ Lahana, karnabahar gibi guatrojen gıdaları aşırı tüketmek. (Bu zor bir ihtimal ama yine de aklınızda olsun.)

İyot zengini besinler hangileri?

◊ Balık ve diğer deniz ürünleri
◊ Yaban mersini
◊ Yoğurt
◊ Patates
◊ Süt

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/osman-muftuoglu/bogazim-agriyor-ne-yapayim-40686804