Gam ve kasvet, ömür törpüsü duygulardır. Gamsız insanlar, daha uzun ömürlü olurlar.

Gam “tasa, kaygı, üzüntü”, kasvet ise “bezginlik, ruha çöken sıkıntı” anlamına geliyor ve de gamsız insanların daha uzun ömürlü oldukları biliniyor.
Kısacası gam ve kasvetin ömür törpüsü duygular olduğu kesin. İkisinde de stres ve depresyona yatkınlık var.
Tersi de doğru:
Gamsız biriyseniz içiniz daha rahattır. Kolay kolay gerilmez, sinirlenip öfkelenmez, öfke ataklarına yüz vermezsiniz.
Gamsız biri, dertsiz tasasızdır. Ufak tefek şeylere takılıp kalmaz. Olur olmaz şeylere canını sıkmaz. Her şeyi kafasına takmaz. Gelecek kaygısı taşımaz. Geçmişe takılıp kalmaz.
Anı yaşamaya, “o anda ve o yerde” olmaya bakar. Surat asmaz, küsmez, darılmaz. Güler, gülümser. Etrafına neşe saçar.
Gamsızlar aşırı yük de almaz. Azla yetinmeyi, “bu da geçer yahu!” demeyi iyi bilir.
Parayı, pulu, serveti, yenileni, içileni değil yaşanılanı önceler. Yüzeyde kalır, derine teferruata pek inmez.
Oluruna bırakmayı bilir, boşuna direnmez. “Başkası ne der”i pek bilmez. Kederin ya da gamın yükünü beden ve ruhlarına yüklemez. Boş vermeyi iyi bilir. Kuralcı değildir.
Bütün bu nedenlerle de “gamsız, kedersiz biri olmak” en etkili iki-üç iyi ve uzun yaşam ilaçlarından biridir.
Stres neden ömür törpüsü?

Stresin iyi hayatın ve sağlığın en büyük düşmanı olduğu kesin, pek çok yolla ömrümüzü kısaltır.
Sadece kısaltmakla kalsa neyse. Yaşadığımız her şeyin, her fırsatın tadını tuzunu da kaçırır. Uykumuzu azaltıp içimizi karartır.
Stres; boğazımızda bir düğüm, nefesimizde bir sıkıntı hali, kalbimizde baş edilmez bir çarpıntı, midemizde ülser, gastrit, reflü, bağırsaklarımızda kolittir. Bazen de baş döndüren, tansiyon yükselten, baygınlıklar geçirtendir.
Üstelik etkisini sadece duygusal olarak da göstermez. Bedenen de etkiler bizi.
Uzadığında (kronikleştiğinde) ve tekrarladığında başlı başına bir sağlık sorunu, neticede de ömür törpüsü olur. 

Stres neden kötü yaşlandırır?

Stresle birlikte böbreküstü bezinden sadece adrenalin değil kortizolün salgılanması da artıyor.
Vücudumuzda bir miktar kortizolün bulunması aslında iyi ve zorunlu bir şey.
Kortizolün yokluğu hayatla bağdaşan bir durum değil. Ne var ki kortizolün de fazlası -tıpkı şekerin, insülinin, kolesterolün fazlası gibi- hayatı tehdit edebilen bir durum.
Stres kronikleşir ya da tekrarlarsa kortizol üretimi maksimuma çıkıyor.

Kortizol artınca ne olur?

◊ Kan basıncı yükseliyor
◊ Kan insülin seviyesi artıyor
◊ İnsülin direnci tetikleniyor
◊ Kan şeker ayarı bozuluyor. Şeker hastalığı tehdidi başlıyor.
◊ Kan yağ dengesi alt üst oluyor, trigliserit üretimi artıyor. Kilo direnci devreye giriyor ve kilo alınıyor.
◊ Kaslar azalıyor.
◊ Kemikler koflaşıyor, içleri boşalıyor.
◊ Beyinde korteks kısmı ve hipokampus küçülüyor, bellek kapasitemizi etkiliyor.
◊ Melatonin üretimi bloke olduğu için uykumuz azalıyor.
◊ Cinsel isteksizlik, saç dökülmesi gibi bazı sorunlar devreye giriyor.
◊ Kalp hızı artıyor, aritmiler gelişebiliyor.

Oturup kalkma testi

Sakin bir yer bakın. Rahat spor bir kıyafet giyin. Ayakkabılarınızı çıkarın ve yardım almadan ayaktayken oturmaya, oturur durumdan da ayağa kalkmaya çalışın.
◊ Otururken de, kalkarken de kol, diz ve bacaklarınızdan yardım almaya çalışın.
◊ Alabileceğiniz en yüksek puan 10. Yani yarışa 10 puanla başlıyorsunuz, 10 puanı hedefliyorsunuz.
◊ Oturup kalkarken kol ve dizlerinizi kullanmazsanız 10 puan alıyorsunuz. Destek almak için kol, bacak ya da dizinizi her kullanışınızda yarım puan kaybediyorsunuz.
◊ Kalkarken sendelemek de size yarım puanlık bir kayba patlıyor.
◊ 8-10 puan arasında iseniz gözünüz aydın; uzun ve sağlıklı bir yaşamınız olacak.
◊ 6 ile 8 arası iyi bir aralık, üstelik çalışıp puanınızı yükseltme şansınız da var.
◊ 4-6 arası ise iyi bir durumda olmadığınızı anlatıyor.
◊ 4’ten az puan aldıysanız işiniz biraz zor! Hiç vakit kaybetmeden kas güçlendirme ve kazanma çalışmalarına başlamalısınız.
Not: Testteki puanınızı yavaş da olsa artırmanız çok mühim. Testteki her 1 puanlık artış önünüzdeki 6 yıl içinde ölüm riskinizi yüzde 20 azaltabiliyor.

En tehlikeli yaşam tarzı seçimleri hangileri?

Hangi yaşam tarzı yanlışının kimde ne kadar ve ne gibi olumsuzluklar oluşturacağını matematiksel formüllere dayandırmak zor. Burada da genetik yapınızın, yaşınızın, geçmişteki hastalıklarınızın, fiziksel gücünüzün, ruhsal yapılanmanızın neticeyi etkilemesi söz konusu.
Ama yine de “en kötüler” arasında bir sıralama yapmak gerekirse ilk sıraya sigara konulmalı. Bunu stres ve kilo sorunu izlemeli. Hareketsiz bir yaşamın da bu üçlünün oluşturabilecekleri kötü sonuçları üçe beşe katlayabileceği bir kenara not edilmeli.
Özetle sıralama şudur: Sigara, stres, kötü beslenme, uyku sorunu, hareketsiz, tembel bir hayat. Bunu uykusuzluk, kötümserlik, endişe ve korku gibi olumsuz duygular izliyor. Diğerleri de önemli ama onlar biraz daha geriden gelen faktörler.
Peki “en iyiler” sıralamasında neler var? Huzuru ilk başa yazın. Vicdanlı biri olmayı, kaygısız, kedersiz kalabilmeyi de ardına ekleyin. Beslenmeyi ve düzenli egzersizi de sakın ihmal etmeyin. 

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/osman-muftuoglu/gamsiz-bir-hayat-neden-daha-uzundur-40643621