Ne istiyorum?
Friday, 04 September 2009 16:16
Çok basit bir soru, hatta “klişe” gibi gelse de aslında
kendimize sormamız gereken en önemli sorulardan bir tanesi bu. Çoğu zaman
hayatın koşuşturmasında sormayı akıl bile edemediğimiz, çoğu zaman kaçamak ve
yüzeysel cevaplarla geçiştirdiğimiz, görmezlikten geldiğimiz ve hatta dürüstçe
cevaplamaktan çekindiğimiz bir soru…
Elif Şafak’ın “Siyah Süt” kitabını bir solukta okurken tekrar düşündüm bu soruyu ne kadar az sorduğumuzu, ne kadar az dürüstçe cevapladığımızı veya cevaplayabildiğimizi. Elif Şafak içindeki birbirinden çok farklı kişiliklere sahip parmak kadınlardan bahsediyor otobiyografik kitabında – kimisi kariyerinde zirveye oturmayı misyon haline getirmiş, kimisi her şeyi en pratik şekilde halletme üzerine şekillendirmiş yaşam felsefesini, kimisi okumak ve sorgulamakla meşgul hep, kimisi için anaç olmak tek yaşama stili ve kimisi de bir derviş bilgeliğiyle yaklaşıyor hayata. Bu bambaşka kişiliklerin hep bir ağızdan konuşmalarını, aralarındaki kaçınılmaz çekişmeleri ve bu koroyla nasıl yaşadığını anlatmış yazar…
Eğer içinize dikkatlice, görmeyi isteyerek bakarsanız eminim siz de farkına varırsınız sizin kendi parmak kadınlar ya da parmak adamlar koronuzun. Ne diyorlar bir kulak verin bakalım. Özellikle 30’lu 40’lı yaşlarda pek çoğumuzda benzer sesler dikkatimizi çekmeye, hayatımızı yönlendirmeye çalışır. Bir kısmı “Kendine bu kadar yatırım yaptın, kariyerinin zirvesine oturman an meselesi, boşver ilişkiyi, aileyi falan – hem bak ne kadar özgürsün böyle!” diyordur mesela. Bir başkası itiraz ediyordur ordan “Yok ama olur mu, kaç yaşına geldin, daha nereye kadar böyle başına buyruk, bağlanmadan, düzen kurmadan?”. Hatta bir diğeri “Hepsini de kotarırsın, diğer süper adamlardan, süper kadınlardan eksiğin ne senin?” diye atlıyordur mutlaka.
Peki siz ne yapıyorsunuz içininzdeki bu farklı farklı sesleri duyduğunuzda? Etrafınızdakilere mı bakıyorsunuz ipucu için – hani “Çoğunluk ne yapıyorsa ben de öyle yaparım”, diye? Yoksa, statükoya mı sarılıyorsunuz, “Şimdi sorgulamaya gerek yok, aynen devam edelim”, diyerek? Yoksa, durup düşünüyor musunuz “Gerçekten ne istiyorum?” diye?
Eğer o önemli soruyu sorup, hakkıyla cevaplamaya yanaşmıyorsanız önemli bir risk alıyorsunuz muhtemelen. Büyük ihtimalle de karışık veya uygulanması zor bir cevaptan kaçmak adına? O sık sık karşılaştığımız, uzun vadede külfetleri ağır olsa da kısa vadede kafa yormayıp kendinizi rahat hissetme çelişkisinde seçiminizi kısa vadeden yana kullanmışsınız gibi. Şu anınınızı ve geleceğinizi etkileyebilime gücünüzü kullanmayıp, geçmişi değiştirememe gerçeğine ve pişman olma riskine rağmen..
Şimdi diyebilirsiniz, “Her kafadan bir ses çıkıyor içimdeki koroda, kulak verdim, aklım daha da karıştı – bilmiyorum bu seslerden hangisi “asıl ben”? “İlk etapta önemli olan farklı seslerin farkına varmak ve onları duymaya gönüllü olmak. Yani ilk başta kabullenilmesi zor veya yabancı gelen taraflarınızın da sesine kulak vermek – zıtlıklara rağmen “Dur bakalım, bu ne söylüyor bana?” diyebilmek. Aynen Elif Şafak’in anlattığı gibi, bazı sesler öbürlerini bastırmada başarılı olmuşlarsa da o bastırılmış seslerin de duyulması – yani içsel demokrasi - lazım “Ne istiyorum?” sorusuna iyi bir cevap verebilmek için. Nasıl, duyabildiniz mı o uzaktan zayıf gelen sesleri de? Dinlemeye devam edin parmak adamları, kadınları bir süre daha, mümkün olduğu kadar yargılamadan – bakalım, neler istiyorlar sizden…
| < Prev | Next > |
|---|








Aries
Taurus
Gemini
Cancer
Leo
Virgo
Libra
Scorpio
Sagittarius
Capricorn
Aquarius
Pisces