Amerika Türk Kadınlar Birliği (ATKB), 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Türkevi’nde bir resepsiyon düzenledi.

Roman, hikaye ve gezi yazarı Buket Uzuner’in konuşmacı olarak katıldığı resepsiyona Kıbrıs Daimi Temsilcisi Büyükelçi Hilmi Akil’in eşi Emine Akil, New York Başkonsolosu M. Levent Bilgen’in eşi Ayşe Bilgen’in de aralarında bulunduğu kalabalık bir kadın topluluğu katıldı. Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ertuğrul Apakan da resepsiyona katılarak bir konuşma yaptı.

ATKB Başkanı Sermin Özçilingir’in konuklara “Hoş geldin” deyişinin ardından mikrofon başına geçen Buket Uzuner, edebiyat ve kadın temalı bir konuşma gerçekleştirdi.

Uzuner, edebiyatın küçümsendiğini ve ne işe yaradığının tartışıldığını belirterek, edebiyatın hayatı ciddi bir şekilde etkilediğini anlatmak için çeşitli konferanslar düzenlediğini aktardı. Edebiyatçıların ölümü ve aşkı anlattığına değinen Uzuner, “Yıllar boyu edebiyatçılar aşkı ve ölümü anlatmışlar. Biz niye hala edebiyata devam ediyoruz: Çağdaşımızı aramak için. ‘Edebiyat yapmak’ terimi ülkemizde çok yerleşmiş ve edebiyatı küçümser bir tavır oluşmasına neden oluyor. Edebiyatın etkisinin farkına vardığınızda hayatın önemini de anlıyorsunuz.” diye konuştu.

Kadınlar, kendi hayatlarını kurmak istiyorlar

Türkiye’deki kadın yazar oranının yüzde 12 olduğunu söyleyen Uzuner, ‘kadınsı duyarlılık’ ile yazıldığı söylenen ‘iyi’ yazıların aslında kadınlara karşı yapılan bir hakaret olduğunu belirtti. Yurt dışı gezilerinde Türkiye’yle ilgili genelde siyasi sorularla karşılaştığını vurgulayan Uzuner, ilk kez Finlandiya’da edebiyatla ilgili sorularla karşılaştığını ve bunun kendisini çok mutlu ettiğini ifade etti. ‘Günde 5 kadının öldürüldüğü bir ülkede kadın yazar olmanın nasıl bir duygu olduğunun’ sorulduğu Uzuner, erkeklerin ayrılığı kabul etmemesinin en büyük sorun olduğunu belirtti. Uzuner, “ Kadınlar kendi hayatlarını kurmak için ayrılmak istiyorlar. Bunu kabul edemeyen erkek şiddete başvuruyor. Ülkemizdeki en büyük sorun kadın-erkek sorunu. Bu sorunun çözülmesi gerek.” dedi.

‘Bütün duvarlar yıkılmak için örülmüştür’

Dünyanın hala kadın-erkek olarak ayrıldığını söyleyen Uzuner, bu duvarın artık yıkılması gerektiğini vurguladı. “Bütün duvarlar yıkılmak için örülmüştür” diyen yazar, yurt dışında kadın ve erkeğin bir arada bulunabileceği meydanların olduğunu, ancak Türkiye’de kadın ve erkeği aynı ortamda buluşturacak sosyal bir mekanın olmadığını belirtti. Bunun nedenini ‘kadın ve erkek dışarıda buluşamazlar’ anlayışının olduğunu çıklayan Uzuner, Türkiye’de, insanların iyi insan ya da kötülükten kazanan insan olarak değil de kadın ve erkek olarak ayrıldığını, bu nedenle Türkiye’deki sorunların kadın ve erkek  sorunları olduğunun altını çizdi.

Konuşmasında kendi hayatından kesitlere de yer veren Uzuner, çocukken hiç gelinlik hayali kurmadığını, ‘denizaltı kaptanı’ olmayı hayal ettiğini ve bu hayalini nasıl gerçekleştirdiğini anlattı.

‘Kadın, kadının kurdudur’

Türkiye’de mizah anlayışından yoksun bir kesimin olduğunu belirten Uzuner, mizahın zeka işi olduğunu, her şeyi yumuşattığını anlatırken; ‘kadın, kadının kurdudur’ deyişinin yanlışlığına değindi. Bu zamana kadar dünyanın birçok ülkesinde bulunduğunu, ancak hiçbir yerde bu anlayışın olmadığını aktaran Uzuner, ‘insan, insanın kurdudur’ deyişinin kullanıldığını söyledi.

Edebiyat Vakfı kuracak

Buket Uzuner, gerçekleştirmek istediği bir hayalinin Büyükada’da bir  ‘Edebiyat Vakfı’ kurmak olduğunu söyledi. İlk eserini yazacak yazarlara destek olmak amacıyla bu vakfı kurmak istediğini anlatan Uzuner, yazarların 1 yıl orada yaşayarak, hayatla ilgili sıkıntı çekmeden onlara yardımcı olacak bu vakıf projesini en yakın zamanda hayata geçirmek istediğini belirtti.

Uzuner, resepsiyona katılan tüm kadınların Kadınlar Günü’nü kutlayarak sözü New York’un önde gelen müzisyenlerinden Ahu Güral’a bıraktı.

Ahu Güral, kendisinin düzenlenen resepsiyona konuşmacı olarak davet edilmesinin kendisini şaşırttığını ancak kendi ayakları üstünde duran bir kadın olarak anlatacak bir yaşam hikayesi olduğunu belirtti. Güral, Türkiye’de müzisyen olmanın zorluklarından bahsederken, New York’a gelerek burada ideallerine ulaşmak için çalıştığını anlattı. 15 aydır ailesinden uzakta olduğunu belirten Güral, New York’a geliş hikayesini anlatırken gözyaşlarına hakim olamadı.

11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü

BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ertuğrul Apakan, tüm kadınların Kadınlar Günü’nü kutlayarak sözlerine başladı. Kadınlarla gurur duyduklarını söyleyen Apakan, ilerlemenin kaynağında kadınların olduğunu söyledi. Şiddetin önlenmesine yönelik Avrupa Konseyi Sözleşmesi’ne ilk taraf olan ve tanıyan ülkenin Türkiye olduğunu belirten Apakan, Kadının Statüsü Komisyonu’nda çalışmaların yürütüldüğünü aktardı. Büyükelçi Apakan, Buket Uzuner’e Türkiye’ye yaptığı katkılardan ve öncü kişiliğinden dolayı teşekkür ederken, toplantıyı düzenleyenlere de önemli bir adım attıkları için teşekkürlerini iletti. Apakan, Büyükelçilik ve Başkonsolosluk olarak bu tarz etkinliklerde her zaman destek vermeye hazır olduklarını da sözlerine ekledi.

Büyükelçi Apakan,  Kanada ve Peru’yla birlikte bir çalışma yaptıklarını ve 11 Ekim tarihinin artık Dünya Kız Çocukları Günü olarak kutlanacağını söyledi. Öncülüğünü Türkiye’nin yaptığı çalışmaya ilk olarak Kanada’nın başladığını ancak bir yerlerde çıkmazların olduğunu ve Türkiye’ye danışıldığını söyleyen Apakan, uluslar arası alanda kız çocukları için özel programların yapılacağını söyledi. Türkiye’nin bu konuya çok önem verdiğini söyleyen Apakan, bu durumun Türkiye’de kadınlara ne kadar önem verildiğinin göstergesi olduğunun altını çizdi.

ATKB, Uzuner’e plaket takdim etti

ATKB Başkanı Sermin Özçilingir konuşmacılar Buket Uzuner ve Ahu  Güral’a bir plaket takdim etti. Aynı zamanda katkılarından dolayı Türk Hava Yolları çalışanı ve TADF İcra Kurulu Üyesi Begüm Dernek Kapusuz da plakete layık görüldü.

Ebru DOĞAN-TurkishNY.com