Queens College, seramik alanında 2012 yılını Türk yılı ilan etti.

‘’Ceramic Material and Material Culture’’ ismi altında 2012 yılını Türk yılı ilan eden Queens Koleji Türk seramik sanatçılarını ağırlıyor.

Açılış resepsiyonu Flushing Town Hall’da gerçekleştirilen seramik sergisine, gösterilen ilgi oldukça yoğundu.

Türk sanatçılar Zehra Çobanlı, Burçak Bingöl ve Ayşe Aysun Sandıkçıoğlu’nun eserlerinin sergilendiği açılış resepsiyonuna Türk Hava Yolları’ndan Begüm Dernek, New York Başkonsolosluğu Turizm Ateşeliği’nden Tolunay Yılmaz ve Güllüoğlu Baklava Kafe New York’un sahibi Ercan Karabeyoğlu katıldı.

Osmanlı Camileri’nde mimari dekorasyon amaçlı kullanılan Gotik tarzdaki dökme usulü üretilen demirlerden ilham alan Eliza Au şablonları ile sergide yer alırken, sanatçı Burçak Bingöl ise Avrupa geleneğinden esinlendiği metaforik yapılarını sundu.Zehra Çobanlı, Eskişehir’in toprağından yaptığı eserleri sergilerken Sanam Emami, tarihi ipek yolundaki, İslam öncesi ve sonrası dönemdeki kültürü yansıtan eserleriyle sergide yer alırken, Julia Galloway, eserlerini İznik çinilerinin estetiğinin Amerika’ya açılması olarak nitelerken Ayşe Aysun Sandıkçıoğlu Osmanlı, Anadolu ve Ortadoğu figürlerini içeren heykelleri ile sergide yer aldı. Anat Shiftan ise seramikleri ile Asya Avrupa diyaloğunu kompoze ediyor.

Kuratörlüğünü Sin-ying Ho’nun yaptığı gecede Ho, açılış konuşmasında 2012 yılı boyunca Türk sanatçıların eserlerinin sergileneceğini belirterek, böyle bir organizasyonun kuratörlüğünü yapmaktan çok mutlu olduğunu söyledi. Ho, gecenin sponsorları, New York Başkonsolosluğu Turizm Ateşeliği, Türk Hava Yolları, Baklavacı Güllüoğlu, The Marmara Manhattan, Kuru Kahveci Mehmet Efendi, Kiska Construction, Tadım, Vintage Food ve Smart Juice’a teşekkürlerini iletti. Herkese tek tek teşekkür eden Ho, sanatçıları ve sponsorları sahneye çıkararak konuklara tanıttı.

 

Çobanlı: Amacım Türk Sanatının Öğelerini Çağdaş Seramik Sanatına Taşımak

Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Profesör Doktor Zehra Çobanlı, Turkishny’a verdiği demeçte 30 yıldır seramik sanatçısı olduğunu söyledi. Bu sergiye Queens Koleji Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyesi Profesör Sin Yin Ho tarafından davet edildiğini belirten Çobanlı, Türk Yılı kapsamında kendisiyle birlikte iki sanatçının daha davet edildiğini aktararak tüm sanatçıların amacının Türk sanatının öğelerini çağdaş seramik sanatına taşımak olduğunu belirtti. Seramik sanatçısı  Çobanlı, Amerika’daki üçüncü sergisinin bu proje kapsamında olduğunu belirterek New York’ta bulunmaktan dolayı oldukça mutlu olduğunu ifade etti.

 

Ayşe Aysun Sandıkçıoğlu, İzmir’de kendi atölyesinde çalışmalarını sürdürdüğünü belirterek, genellikle Türk kültürünü kapsayan kavramlar üzerinde çalıştığını söyledi. Sandıkçıoğlu,  bunun amacının güncel yaşamla yoğurarak yaşanılan zamanın birtakım düşüncelerini, tekniklerini katarak tekrar yorumlayarak sunma şansının olduğunu belirtti. Sandıkçıoğlu, konuşmasına şu şekilde devam etti: Kendi kültürümüzü, bir şekilde yoğurmak zorundayız ki insanlara tanıtabilelim, yeni nesil tanısın ve dünya mirasına dönüşsün.  Bu konuda bence sanatçılara ve üniversitelere çok iş düşüyor. Bizlerin açılımı için Queens Koleji’nin düzenlediği program, çok önemli bir fırsat. Mehter Türkleri’nin Orta Asya’dan Anadolu’ya gelişini işleyen bir konuyla bu projede yer almaktan dolayı oldukça mutluyum.

 

Burçak Bingöl, 2006 yılında Hunter College’ta misafir sanatçı olarak çalıştığını belirterek, New York’taki sanata verilen değerin farkında olduğunu söyledi. Fotoğraf ve seramikler üzerine yaptığı çalışmalarla sergiye katıldığını söyleyen Bingöl, İstanbul Teknik Üniversitesi’nde ders verdiğini, sanat direktörü olarak çalıştığını belirterek, serginin temasının tekrara dayalı üretim mantığı olduğunu ifade etti. Seramik ağırlıklı olmak üzere fotoğraf ve kağıt üzerine de çalışmalar yaptığını bildiren Bingöl, daha önce 2009 yılında Türkevi’nde gerçekleştirdiği serginin de oldukça yoğun ilgiyle takip edildiğini ifade etti. New York geçmişi olduğu için sergiye davet edildiğini sandığını düşünen Bingöl, kendisine internetten ulaşıldığını öğrenince çok mutlu olduğunu söyledi.  Bingöl, New York’tan her zaman ilham aldığını ve bu projede yer almasının kendisine özel bir mutluluk kattığını belirtti.

Bingöl: New York ve İstanbul’da Sanat İçin Uygun Şartlar Var

New York ve İstanbul’da  çalışan Bingöl, bu iki şehri karşılaştırdığında iki şehrin de sanat için çok uygun şartları olduğunu söyledi. Bingöl, İstanbul’un büyüdüğü şehir olmasının kendisi için avantaj olduğunu ve kendisini İstanbul’da daha verimli hissettiğini aktardı.

Ebru DOĞAN-TurkishNY.com