Rıza Sarraf davasında, New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi’nde yargılanan ve jüri heyetinin kendisine isnat edilen altı suçlamanın beşinden suçlu bulunan eski Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla’nın alacağı cezayla ilgili karar duruşması bugün aynı mahkemede yapılıyor.

Hakan Atilla ilgili yapılacak duruşmada Hakim Richard Berman’ın karar vermesi bekleniyor. Ancak Amerikan ceza yasalarına göre belirlenen günde hakimin karara varamaması halinde karar duruşmasını ertelemesi ve yeni duruşma günü belirleme seçenekleri de bulunuyor.

Kaç yıl ceza alabilir?

Hakim Berman, beş hafta süren duruşmaların ve jürinin kararından ardından Atilla’nın karar duruşmasının 11 Nisan’da yapılacağını açıklamıştı. Ancak bu tarihten iki gün önce sürpriz bir kararla duruşmanın 7 Mayıs’a ertelendiği açıklandı. Berman, bir süre sonra bu tarihi de erteledi ve karar duruşmasının 16 Mayıs’ta yapılacağı açıklandı.

Jürinin, kendisine isnat edilen altı ayrı suçlamanın beşinden suçlu bulduğu Mehmet Hakan Atilla için verilebilecek maksimum hapis cezası toplam 105 yıl.

Karar duruşması öncesinde taraflar arasında, Atilla’ya verilecek cezayla ilgili hukuki tartışmalar başladı.

Ceza Gözetim Memuru Rebekah Dawson hakime sunduğu raporda, Atilla’nın 105 yıl maksimum hapisle cezalandırılmasını istedi.

Atilla’nın avukatlarıysa, Atilla’nın 105 yıl hapis cezası almasını öneren Rebekah Dawson’ın sunduğu gerekçelere teker teker cevap verip, müvekkillerinin tüm suçlardan azami hapisle cezalandırılamayacağını savundu. Avukatlar ayrıca 46 ile 56 ay arasındaki hapis cezasının normal olacağını belirtti ve hakimden kararında merhametli olmasını talep etti.

Sarraf soruşturmasını başlatan New York Güney Bölgesi Savcılığı, mahkeme yargıcına sunduğu dilekçede Atilla’nın 188 ay (15 yıl) hapis ve 50 ile 500 bin dolar para cezası verilmesini talep etti.

Ancak savcılık dün mahkemeye son sunduğu yeni bir dilekçede, bir maddi hata yaptıklarını belirtti ve Atilla’nın mahkeme tarafından 168 ile 210 ay (14 ile 17,5 yıl )arasında bir hapis ceza verilmesini talep etti. Atilla’ya verilecek cezayla ilgili son kararı Hakim Berman verecek.

Atilla’nın hapis cezası verilmesi halinde Hakim Berman’ın kararını temyiz ederek bir üst mahkemeye başvuru hakkı var.

27 Mart 2017’de New York’ta tutuklandı

Jüri tarafından suçlu bulunan ve hakkında 105 hapis cezası istenen Atilla’nın New York’ta tutuklanmasından itibaren başlatan yargı süreci şöyle gelişti:

Halkbank Uluslararası Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla, 23 Mart'ta giriş yaptığı New York JFK Havalimanı'nda gümrük memurları ve ajanlar tarafından kısa bir süre sorgulandıktan sonra ABD'ye girişine izin verildi.

New York’tan Londra’ya gitmek için 27 Mart günü tekrar JFK Havaalanına giden Atilla, FBI ajanları tarafından Rıza Sarraf soruşturması kapsamında tutuklandı.

New York’ta FBI merkezinde 47 dakika sorgulanan Atilla, tutuklanarak Rıza Sarraf’ın da bulunduğu Manhattan’daki MCC Metropolitan Correctional Center Cezaevine götürüldü. Bu cezaevinde bir ayrı hücrelerde Sarraf’la birlikte kaldı.

Tutuklandıktan bir gün sonra mahkemeye çıkartılan Atilla’nın hakkında hazırlanan iddianame yüzüne okundu. Sulh Hakimi James C. Francis, Atilla’nın tutukluluğunun sürmesine hükmetti.

Atilla hakkında hazırlanan 40 sayfalık iddianamede görevinden alınan New York Güney Bölgesi Başsavcısı Preet Bharara' nın imzası vardı.

Hakan Atilla bu kez suçlandığı Rıza Sarraf davası hakimi Richard Berman’ın karşısına çıktı. Atilla, Hakim Richard Berman’a hakkındaki suçlamaları kabul etmediğini, Rıza Sarraf’la hiç bir ilişkisi olmadığını söyledi.

New York Güney Bölgesi Başsavcı Vekili Joon H. Kim, tutuklanmasının ardından Atilla’nın, Rıza Sarraf’ın ABD mali kurumlarını kullanarak, Amerikan yaptırım yasalarını delmesine yardımcı olmaktan yakalandığını söyledi. Başsavcı Vekili Kim, “Türk bankacısı Mehmet Hakan Atilla, iddia edildiği gibi, yasadışı olarak milyonlarca doların yasaklı olan İran'a gönderilmesine yardımcı oldu. Atilla, Sarraf ile birlikte çalıştı. Amerikan mali sistemini kullanıp ABD’yi büyük zarara uğrattı. Bu soruşturmada emeği geçen, özveriyle çalışan FBI ve diğer çalışanlarımıza teşekkür ediyorum” dedi.

“Bu davayla benim bir alakam yok”

24 Nisan 2017 tarihinde yeniden hakim karşısına çıkartılan Atilla’nın dosyası Rıza Sarraf dosyasıyla birleştirildi.

Hakan Atilla, 27 Nisan 2017 tarihinde bu kez ilk kez Rıza Sarraf’la birlikte hakim karşısına çıktı.

İkili, duruşmada göz göze bile gelmemeye çalıştı. Atilla, duruşma sonunda arka sıradaki gazetecilere, “Bütün Türkiye’nin benim bu dava ile alakam olmadığını bilmesini istiyorum” dedi.

Hakan Atilla, bir süre sonra kendine tecrübeli ceza avukatlarından oluşan bir savunma ekibi kurdu. Atilla’nın avukatları kefaletlerserbest bırakılıp tutuksuz yargılanması için hazırlıklara başladı.

Atilla adına kefalet başvurusunu avukatları, Herrick hukuk firmasından Victor J. Rocco, Thomas E. Thornhill ve Fleming Ruvodlt hukuk firmasından Cathy Flemming yaptı.

Üç avukat tarafından mahkemeye sunulan ekleriyle birlikte 34 sayfalık başvuru dilekçesinde, müvekkillerinin kaçma riski taşımadığı belirtildi. Atilla’nın kefaletle serbest bırakılması için maddi güvence olarak ailenin 800 bin dolarlık toplam mal varlığı gösterildi.

Avukatların mahkemeye sunduğu kefalet paketinde, Atilla’nın kefaletle serbest kalması halinde Manhattan’da mahkeme yakınlarında mütevazi bir ev tutacağı, dava sürecinde elektronik prangayla kontrol altında yaşayamaya hazır olduğu ifade edildi.

Atilla’nın kefaletle serbest bırakılması halinde hakkındaki suçlamalarla ilgili avukatlarıyla daha fazla zaman geçirerek kendini daha iyi savunabileceği vurgulandı.

‘Yeni iddianame davanın seyrini değiştirdi’

Atilla’nın avukatları, müvekkillerinin dosyasının Rıza Sarraf’tan ayrılmasını isteyip ayrı yargılanmasını talep etti. Hakim Berman, yapılan bir dizi ara duruşmanın ardından savcılığın argümanlarını haklı buldu. Atilla’nın kefalet talebini kabul etmedi. Atilla’nın davasının, Rıza Sarraf dosyasından ayrılmaması ve Atilla’nın tutuklu olarak yargılanmasına hükmetti.

Rıza Sarraf davasının yeni iddianamesine eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ve Halkbank eski Genel Müdürü Süleyman Aslan da eklenmesiyle, Atilla’nın şartları daha da ağırlaştı. Hakim Berman davanın seyrinin yeni iddianameyle değiştiğini belirtti.

Halkbank soruşturması

Hakim Berman’a göre Halkbank bu soruşturmanın merkeziydi. Sarraf davasına eklenen yeni sanıklarla ve yeni iddianameyle birlikte Hakan Atilla için istenen hapis cezasının süresi de arttı. Hakan Atilla için istenen hapis cezasının toplamı 135 yıl oldu.

Hakim Berman, yeni iddianamede Halkbank’ın kurumsal olarak adının öne çıktığını söyledi. Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Atilla’nın aleyhine kara para aklamak, bankacılık sahtekarlığı, ABD'nin İran'a uyguladığı ambargoları delmek gibi çok kuvvetli suçlamalar olduğunu söyledi.

Dava sürecinde Atilla’nın güçlü ve sayıca çok avukatları Hakim Berman’ın da dikkatini çekti.

Yapılan bir ara duruşmada, Atilla ile aralarında şu diyalog geçti: Hakim Berman, avukatlarının parasını Halkbank mı ödüyor? diye sordu. Atilla da “Evet efendim” diye yanıtladı. Hakim Berman da “Zaten ödemeseler şaşardım“ dedi.

Hakim Berman, Atilla’nın avukatlarına Halkbank’ın sahiplerini sordu. Halkbank’ın hissedarları arasında bulunan Amerikalı, Türk hissedarlarla ilgili daha fazla ayrıntılı ve ek bilgi istedi.

Sarraf soruşturmanın odak noktası olduğu iddia edilen Halkbank’ın ortaklık yapısı mahkemeye açıklandı.

Bilinenin aksine Halk Bankası'nın çok sayıda Amerikalı ortağı da vardı. Aralarında dev kuruluşların bulunduğu Halkbank’ın Amerikalı ortakları şunlardı: Vanguard Group - %2,88, Blackrock - %1,86, Grantham Mayo Van Otterloo & Co - % 1,66, Dimensional Fund Advisors LP - %1,1, JP Morgan Chase - %1,01 California Eyaleti - %0,46, SEI Investments - %0,27, Charles Schwab Corp. - %0,19

Jürili duruşma tartışması

Atilla ile Sarraf’ın avukatları arasında görüş ayrılıkları başladı. Atilla’nın avukatları, daha önce 30 Ekim’de başlayacağı belirtilen duruşmalara zaman darlığı nedeniyle itiraz edip erteleme istedi.

Bir çok ara duruşma yapıldı sonuç alınamayınca hakim nihai kararını vererek davanın asıldan görüleceği ve 12 kişilik jüri heyetinin de yer alacağı duruşmaların 27 Kasım 2017 tarihinde başlamasına hükmetti.

Atilla, Türkiye’den telekonferans yoluyla bazı tanıkların dinlenmesini istedi. Hakim bu talebi de kabul etti ve nasıl bir yöntemle bu talebin gerçekleşeceği tartışılmaya başlandı. Sürenin Türkiye’deki tanıkların hazırlanması için yeterli olmadığı gerekçesiyle Atilla’nın yeniden duruşmaları erteleme talebi hakim tarafından reddedildi.

Sarraf ortadan kayboldu Türkiye ABD’ye iki nota verdi

Sarraf’ın savcılıkla iş birliği yapıp başlayacak duruşmalarda Atilla’nın aleyhine tanıklık edeceği iddiaları ortaya atıldı. İddialar sonrası Sarraf birden ortadan kayboldu.

Türkiye ile ABD arasında Sarraf davası krizi yaşandı. Türkiye, Amerikalı makamlara Sarraf’ın nerede olduğunu sordu.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Amerikalı yetkililerin New York’ta tutuklu bulunan Rıza Sarraf'la ilgili Türkiye'nin ilk notasına yanıt vermediğini ancak çarşamba günü gönderilen ikinci notayı cevapladıklarını açıkladı.

Atilla’nın savunma ekibi, Sarraf’ın avukatlarının mahkemeye tanıklarını belirlenen resmi süre içerisinde göstermediğini belirterek, Sarraf’ın savcılıkla anlaşma yoluna gideceği yorumunu yaptı.

Atilla’nın avukatları ayrıca Sarraf’ın avukatlarının 12 Eylül tarihinden bugüne kadar, davayla ilgili hiçbir resmi başvuruda bulunmadığını da belirtti. Avukatlar için görünen dokuz sanıklı davada Sarraf tanık olmuş, tek sanık Atilla’da 135 yılla yargılanacaktı.

Sarraf tanık Atilla sanık oldu

Atilla’nın avukatları yapılan bir ara duruşmada, Hakim Berman’a Rıza Sarraf’ın 27 Kasım’da başlayacak duruşmalara katılıp katılmayacağını sordu.

Hakim Berman, soruyu gülümseyerek, “Hakim olsam da bu tür soruların muhatabı ben değilim. Bu soruları bana yöneltmeyin. Mahkeme dosyalarını takip edin” diye yanıtladı. Atilla, aynı duruşmada bir gazetecinin, “Sarraf itirafçı mı oluyor?” sorusunu, “Böyle bir şey bilmiyorum. Bu konuda hiç bir fikrim yok” diye yanıtladı.

Sarraf’ın savcılıkla uzlaştığı ve tanık olacağı konusunda ilk resmi açıklama New York Güney Bölgesi Başsavcı yarımcısı David Denton’dan geldi. Denton, Sarraf’ın Mehmet Hakan Atilla’nın davasında anahtar bir tanık haline geleceğini belirtti. Savcı Yardımcısı Denton, 2011 yılından beri İran’a uygulanan ambargonun delinmesiyle ABD’nin güvenliğinin tehdit edildiğini öne sürdü.

Savunmanın erteleme talebini reddeden Hakim Berman, Sarraf’ın mahkemede tanık olarak dinleneceğini belirtti. Sarraf'ın hakkındaki suçlamaları kabul ettiği belirtildi.

Sarraf itirafçı oldu

12 asıl 6 yedek üyenin seçilmesinin ardından duruşmalara başlandı. Jüri adaylarına hitaben konuşan hakim Berman, “Jürisi olacağınız davada bir tek sanık olarak Mehmet Hakan Atilla yargılanacaktır” dedi

Atilla’nın avukatları, Halkbank'ın eski Genel Müdürü Süleyman Aslan'ı suçladı. Eski Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan'ın Sarraf'tan aldığı rüşvetle 'alçakça' cebini doldurduğunu iddia etti. Rıza Sarraf’a cezaevinde kendi çıkarları adına yaşamak için bir rüşvet ağı kurduğu suçlaması da geldi.

Sarraf tanıklığa başladı. Rıza Sarraf, Mehmet Hakan Atilla davasında tanık olarak verdiği ifadesinde Zafer Çağlayan'a rüşvet verdiğini belirtti, Atilla’ya ise asla rüşvet vermediğini söyledi. Sarraf Halk Bankası Genel Müdürü Süleyman Aslan’la 2012 başında görüştüğünü, önce reddedildiğini, arkasından da eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’dan Halk Bankası'yla çalışmak için yardımını istediğini söyledi.

Çağlayan'ın işlemlerden elde edilecek gelirin yarısını isteğini ifade eden Sarraf, Çağlayan'a " Zafer Çağlayan’a 31 milyon 789 bin Euro, 2,5 milyon TL, 4,8 milyon Amerikan doları ödedim” dedi.

"Yaklaşık ne kadar rüşvet verdin” sorusuna ise Sarraf , “45-50 milyon Euro, dolar olarak 7 milyon, 2 milyon 465 bin TL ödedim” diye cevap verdi.

New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesinde yapılan duruşmalarda eski Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla’nın jürili duruşmasında 17 Aralık soruşturmasında yer alan tapeler de dinlendi.

Sarraf eski İçişleri Bakanı Muammer Güler’in oğlu Barış Güler'den yardım istediğini, babasının Çin'deki bankalara referans mektubu vermesi için Barış Güler'e 100 bin dolar verdiğini öne sürdü. Sarraf, Barış Güler aracılığıyla Çin’de ortak aradığını belitti.

Atilla ve Sarraf’ın arasındaki ilişki sorgulandı. Savcılık ikilinin aralarında geçen konuşma tapelerini Sarraf’a sordu. Sarraf, rüşveti eski Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Süleyman Aslan’a verdiği ancak Atilla ile direk bir rüşvet ilişkisi olmadığını iddia etti.

“Atilla bu işin gerçek bir gıda işi olduğunu zannetti”

Sarraf tanıklığında, “Süleyman Aslan’ın artık altın ticaretini sonlandırılması gerektiği yönündeki tavsiyesi sonrasında İran’a gıda gönderme kararı aldıklarını ancak bu işlemlerin yapılmasına Atilla’nın karşı çıktığını söyledi. Yeni metotlar ve yeni sistemler geliştirmemiz gerekiyordu. Süleyman Aslan bana gıdaya yönelmemiz gerektiğini söyledi. Dubai’den sadece sahte evraklarla İran’a gıda göndermeye karar verdik. Atilla ikna olmadı. Karşı çıktı. Süleyman Aslan benim onun yanında olduğum bir sırada Atilla’yı arayıp talimat verdi ve işlemleri başlatmasını istedi. Çünkü Mehmet Hakan Atilla Bey bunun gerçek bir gıda işi olacağını zannetmişti.”

Savcılığın, “17 Aralık’ta ne oldu?” sorusuna Sarraf, “Türk emniyet güçleri tarafından gözaltına alındım. Avukatlarım devreye girip görüştü. Serbest bırakıldım” dedi. Savcılık Sarraf’a, “Serbest kalmak için ödeme yaptın mı?” diye sordu. Sarraf bu soruyu, “Evet” diye yanıtladı. Savcılık, “Rüşvet mi verdin” diye sordu. Sarraf da bu soruyu, “kısmen” diye yanıtladı.

Sarraf, ifadesinde Halkbank genel Müdürü Süleyman Aslan’la bankanın üst düzey yöneticilerinden Levent Balkan’ın 17 Aralık sonrasında görevlerinden ayrıldıklarını ifade etti.

Sarraf tutuklanıp serbest kaldıktan sonra, Aslan'ın yerine Halkbank'ın başına getirilen Ali Fuat Taşkınoğlu’yla işlemleri yeniden başlatmak üzere görüşmeye başladığını ifade etti.

Sarraf, Halkbank'ın dış ilişkilerinden sorumlu yetkilileriyle yaptığı toplantıda kendisinden yeni akreditif mektubu istendiğini, bu yeni belgeler olmadan işlemlerin yapılamayacağının kendisine iletildiğini söyledi.

“Hakan Atilla’ya rüşvet vermedim benden asla para istemedi”

Sarraf çapraz sorgusunda Atilla’nı avukatı Fleming’in sorduğu soruları yanıtladı. Sarraf’a, Mehmet Hakan Atilla’ya rüşvet verip vermediği soruldu.

Sarraf, bu soruya daha önce savcılığın sorgusunda verdiği aynı yanıtla cevap verdi: “Mehmet Hakan Atilla'ya hiçbir zaman rüşvet vermedim. Benden de hiç bir zaman para istemedi."

Avukat Fleming, Sarraf’a Atilla ile kişisel ilişkisini sorgulayan çeşitli sorular yöneltti. Sarraf, bir soru üzerine Atilla ile 2012 yılının sonunda tanıştıklarını kaydetti. Avukat Fleming, Sarraf'a, daha önce Mehmet Hakan Atilla için "işimize taş koyuyor" dediğini hatırlattı.

Sarraf da hiç bir zaman Mehmet Hakan Atilla'dan hoşlanmadığını doğruladı. Sarraf, Atilla’yı sevmediğini ve Atilla'yla ilgili olarak Aslan'a şikayette bulunduğunu söyledi.

Atilla ani bir kararla Türkiye’deki tanıklarının hiç birinin duruşmaya katılmayacağını bunun yerine savcılığın tüm sorularını kendi yanıtlama kararı aldığını açıkladı. Bu federal davalarda yargılanan tüm sanıklar için oldukça riskli kabul edilen bir hamleydi.

Atilla, duruşmalar sırasında hem savcılığın hem de çok sayıda ABD Maliye Bakanlığı bürokratlarının hakkındaki iddialarla ilgili sorularını yanıtladı.

Gözyaşlarına hakim olamadı

Mehmet Hakan Atilla, avukatı Fleming’in kendisine yönelttiği sorular sırasında ailesinin fotoğraflarının gösterilmesi üzerine gözyaşlarına hakim olamadı. Atilla 269 gündür eşini göremediğini çocuğunu ise sadece 2 saat görebildiğini söyledi.

Duruşmaların sonuna gelindiğinde 12 kişilik jüri heyeti kararını açıkladı. Atilla hakkındaki altı ayrı suçlamanın beşinden suçlu bulunmuştu. Atilla’nın suçlu bulunduğu iddialar; ABD ve özellikle de Amerika Maliye Bakanlığı’nı dolandırmak için kumpas kurmak, İran’a uygulanan Amerikan ambargosu ve Uluslararası Acil Ekonomik Güç Yasası'nı (International Emergency Economic Powers Act) delmek için kumpas kurmak, bankacılık sisteminde sahtekarlık yapmak, Amerikan bankacılık sisteminde sahtekarlık yapmak için kumpas kurmak ve yasadışı finansal işlemlere bilinçli olarak göz yummak.

Duruşmaları ilk kez izleyen Atilla’nın eşi Burçin Atilla, jürinin kararını açıklamasının ardından gözyaşlarına boğuldu. Atilla, karar sonrası mahkeme binasının karşısındaki cezaevine götürüldü, hemen peşindense salondan çıkan eşi cezaevine gözyaşları içinde gitti.