Türkiye'nin en eski sivil toplum örgütlerinden biri olan ve madde bağımlılığıyla mücadelede öncü rol oynayan Yeşilay'dan bir heyet, ABD'nin New York kentinde madde bağımlılarının rehabilitasyonuyla ilgili incelemelerde bulundu.

Yeşilay Genel Başkanı Prof. Dr. Mücahit Öztürk başkanlığındaki heyet, Türkiye'nin New York Başkonsolosluğunda "Çocuk ve Gençlerde Bağımlılık Risk Faktörleri" konulu bilgilendirme toplantısına katıldı.

Image may contain: 1 person, standing and indoor

Toplantının ardından AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Öztürk, "Madde bağımlılarının tıbbi tedavisi sırasındaki rehabilitasyonuyla ilgili olarak bir Türkiye modeli geliştirmeye çalışıyoruz. Bununla ilgili bir takım ülke ziyaretlerimiz var. ABD de bunlardan bir tanesi. Özellikle ABD’de, New York’ta uygulanan rehabilitasyon modellerini inceledik ve bu amaçla bir takım izlenimlerimiz oldu. Sonuç olarak diğer ülkelerle de görüştükten sonra bir Türkiye modeli oluşturmak amacıyla buraya geldik."

Öztürk, yaklaşık 96 yıllık bir geçmişi olan Yeşilay'ın bağımlığın tüm çeşitleriyle ilgilendiğini belirtti.

Madde bağımlılığında kültürel faktörlerin büyük önem taşıdığına işaret eden Öztürk, "Bu konuda daha çok sivil toplum örgütleriyle görüşüyoruz. Bu sivil toplum örgütlerinin özellikle yapılanmalarıyla, hangi alanlarla ilgilendikleri ve nasıl bir merkez yönettikleriyle ilgili bir takım çalışmalarımız oldu." diye konuştu.

Yeni neslin bağımlılık açısından büyük risk taşıdığını belirten Öztürk, şunları kaydetti:

"Hem bağımlılık yapan maddelere ulaşma açısından çeşitli risklerimiz var. Hem de bir takım kültürel deformasyonlar nedeniyle de sıkıntılar yaşıyoruz. Bu ülkemizde de böyle, ülkemiz dışında yaşayan vatandaşlarımız için de böyle. Çocuklarımız bir takım kültürel değerlerden yoksun yetiştiklerinde bu risk daha da artıyor."

Image may contain: one or more people, shoes and indoor

Yapılan bütün bilimsel çalışmalarda insanları bağımlılığa iten ya da bağımlı kılan bir çok faktör olduğunu belirten Öztürk, en temel faktörün aile olduğunu söyledi. Öztürk, "Eğer aile dinamikleri sağlam değilse, çocuk iyi takip edilmiyorsa. Çocukla aile arasındaki ilişkiler kopuksa gerçekten çok ciddi bir risk var demektir." diye konuştu.

Tüm dünyanın risk altında olduğuna dikkati çeken Öztürk, Türkiye'nin başta ABD olmak üzere dünyanın birçok ülkesine göre bağımlılık konusundaki daha avantajlı olduğunu işaret ederek "Bizim toplumumuzun kültürel değerleri, kültürel kodları, özellikle aile çok önemli biliyorsunuz. Ailenin yapısı ve ailenin çocukla ilişkisi belki de bizi diğer toplumlardan, ülkelerden farklı kılan en önemli özellik. Bu nedenle biz bu aile değerini, aile bağlarını kopartmamak üzere işi şekillendirmemiz gerekiyor. Çünkü temel koruyucu faktör aile." dedi.

AA