New York’ta düzenlenen görkemli Cumhuriyet resepsiyonuna 2 bin davetli katıldı.

Türkiye'nin New York Başkonsolosluğu’nca ABD'nin New York kentindeki Waldorf Astoria Oteli’nde düzenlenen 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı resepsiyonuna büyük katılım oldu.

New York Başkonsolosu Mehmet Samsar ve eşi Feruze Samsar'ın ev sahipliği yaptığı resepsiyona, Türk ve yabancı diplomatlar, gazeteciler, idari ve mülki amirler, dernek ve sivil toplum kuruluşları yetkilileri olmak üzere, Türk-Amerikan toplumu üyeleri ve Amerikalılardan oluşan kalabalık bir davetli topluluğu katıldı.

New York Devlet Üniversitesi (SUNY) Denizcilik Okulu’nun Türk öğrencileri, Amerikalı Kore gazileri ve Amerika'nın doğusundaki Süryanilerin başpiskoposu Cyril Aphrem Karim'in de katıldığı resepsiyonun başında Türkiye ve ABD'nin ulusal marşları okundu.

Başkonsolos Samsar, gecenin açılışında yaptığı konuşmada, Mustafa Kemal Atatürk'ün Türkiye Cumhuriyeti'ni 86 yıl önce kurmasının ardından yaptığı reformlarla ülkede siyasi, yasal, sosyo-ekonomik alanlarda başta olmak üzere muazzam bir dönüşüm süreci başlattığını, Atatürk'ün liderliğinde Türkiye'nin Osmanlı İmparatorluğunun küllerinden çıkıp modern bir ülkeye dönüştüğünü anlattı. Türkiye'nin genç ve dinamik bir nüfusa sahip çoğulcu, laik bir demokrasi olduğunu ve ekonomisinin dünyanın 17. büyük ekonomisi olduğunu vurgulayan Samsar, Atatürk'ün "Yurtta Sulh, Cihanda Sulh" ilkesini kendine rehber edinen ve çok boyutlu bir dış politikaya sahip olan Türkiye'nin, bölgesine ve dünyaya istikrar, barış, güvenlik ve refah getirmek için aktif rol oynadığını ifade etti.

Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin siyasi ve askeri alanların ötesine geçtiğini, dostluk ve karşılıklı güvene, ortak vizyona ve uzun dönemli ortak çıkarlara dayandığını belirten Samsar, iki ülkenin Orta Doğu'dan Kosova'ya, Bosna'dan Afganistan'a, Irak'tan Kafkaslar'a kadar yayılan bir bölgede dış politika alanında işbirliği yaptıklarını söyledi. ABD'de yaşayan Türk toplumu ile Türkiye'nin Amerikalı dostlarının, iki ülke arasındaki dostluk köprüsünü güçlendirmede anahtar rol oynadığını ifade eden Samsar, kendisinin de Türk-Amerikan ilişkilerinin daha da gelişmesi için elinden geleni yapacağını belirtti. Samsar, sözlerini "Ne Mutlu Türküm" diyerek tamamladı.

Brooklyn Belediye Başkanı

Daha sonra Samsar'ın kürsüye davet ettiği "Türk dostu" olarak bilinen Brooklyn Belediye Başkanı Marty Markowitz, Başkonsolos Samsar ve ABD'deki Türk toplumuna kendisini de resepsiyona davet ettikleri için teşekkür etti. Sesi kısık olduğu halde her zamanki gibi esprili konuşan Markowitz, gülümseyerek kendisini de Türkçe "Türk Yahudisi" olarak tanımlamaktan gurur duyduğunu söyledi. ABD'deki Türk toplumunun başkentinin Brooklyn olduğunu ifade eden Markowitz'in "Ne Mutlu Türküm Diyene" sözleri ise büyük alkış aldı.

Brooklyn'de yaşayan Türk toplumunun semte her alanda büyük katkıları olduğunu ve Brooklyn'de Manhattan'dakinden daha hızla yeni Türk lokantalarının açıldığını da belirten Markowitz, gülümseyerek, "Yakında Brooklynliler çay içip simit yemeğe başlayacak" dedi.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun eylül sonunda New York'ta yapılan Türk kültür festivalinin Brooklyn'deki kısmına katılmasından büyük memnuniyet duyduklarını da belirten Brooklyn Belediye Başkanı, Brooklyn'de Türkiye'nin milli çiçeği olan lale de dikmeye başlayacağını ifade etti.

Başkonsolos Samsar'ın, bugüne dek karşılaştığı en hareketli insanlar arasında yer aldığını belirten ve Samsar'ın çalışmalarını öven Markowitz, gelecek ay İzmir'e gideceğini ve orada belediye başkanları toplantısına katılacağını belirtti.

Konuşmasında Türk-Yahudi ilişkilerine de değinen Markowitz, iki halk arasında geçmişten kaynaklanan köklü bir dostluk bulunduğunu, Türklerin her zaman Yahudilere "güvenli sığınak" sağladığını, İspanya'dan kaçan Yahudilerin Osmanlılara sığındığını anlattı. Markowitz, bu dostluğun, geçmişin bağları ve geleceğin umutları çerçevesinde devam etmesi gerektiğini, Türkiye, ABD ve İsrail arasındaki ilişkilerin önemli olduğunu ve işbirliğinin her zaman devam etmesi gerektiğini belirtti.

Uluslararası toplumun gözlerinin Türkiye'ye odaklandığını kaydeden Markowitz, Türkiye'nin dünyada siyasi, kültürel ve ekonomik konumunun çok önemli olduğunu söyledi. Avrupa'nın Türkiye'yi AB'ye alması gerektiğini de vurgulayan Markowitz, Atatürk'ün Türkiye için yaptıklarının çok önemli olduğunu ifade etti.

Markowitz sözlerinin sonunda Başkonsolos Samsar'a Brooklyn Belediyesinin, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 86. yıl dönümü nedeniyle hazırladığı kutlama belgesini takdim etti.

Başkonsolos Samsar da Brooklyn'deki Türk toplumuna çağrıda bulunarak, vatandaşların New York'ta 3 Kasım’da yapılacak belediye seçimlerinde Markowitz'i desteklemelerini istedi.

Büyükelçi Apakan

Türkiye'nin BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ertuğrul Apakan da yaptığı konuşmada, Türkiye Cumhuriyeti'nin 86. kuruluş yıl dönümünde gururlu olduklarını belirterek yaklaşık 1,5 ay önce New York'ta göreve başladığını, bu gece New York'taki tüm Türk toplumunu selamladığını ve kapısının her zaman onlara açık olacağını söyledi.

Apakan, Atatürk ve arkadaşlarının kurduğu Cumhuriyet'in birkaç neslin büyük fedakarlıklarıyla bugünlere geldiğini belirterek Cumhuriyeti daha da ileri götürme ve daha da güçlü hale getirme misyonunun da hep birlikte üstlenildiğini kaydetti.

Türkiye'nin BM Güvenlik Konseyinin üyesi olduğunu hatırlatan Apakan, Türkiye'nin aktif dış politikasıyla da Güvenlik Konseyi üyeliğini devam ettirdiğini ve Türkiye'nin Konsey üyesi olarak BM'nin barış, kalkınma, güvenlik konularındaki hedeflerini ileri götürmek için çaba sarf ettiklerini belirtti.

Haber: Özlem Şahin Şakar- AA

Fotograflar: Turkishny.com