Sanal para terimi son yıllarda hayatımıza girmiş olsa da kısa sürede uluslararası bir etkiye kavuşmuştur. Bugün sanal paranın en popüler türü Bitcoin olarak anılmaktadır.

Bitcoin, 2008 yılında Satoshi Nakamoto tarafından başlatılmış bir proje olup, herhangi bir ülke, resmi kuruluş vs. ile ilişiği olmayan, ancak ülkelerin resmi para birimleriyle alınıp satılabilen, herhangi bir banka veya aracı kuruma gerek kalmadan transferi yapılabilen bir tür dijital para birimidir. Küresel piyasalarda Dolar, Euro vb. para birimleri gibi bir değeri olan Bitcoin’in sembolü ฿, kısaltma ise BTC‘dir.

Bitcoin birçok ülke tarafından resmi bir para birimi olarak tanınmasa da finansal araç statüsü kazanmış hatta Almanya’da vergilendirilmesi konusunda özel düzenlemeye dahi gidilmiştir.

Günümüzde Bitcoin kullanarak online alışveriş sitelerinden her türlü alışveriş yapılabilmektedir hatta ABD’de dijital Bitcoin’lerinizi fiziki para birimlerine çevirebileceğiniz merkezler dahi bulunmaktadır. Bu sebebiyetle Bitcoin artık nakit niteliği kazanmıştır.

Bitcoin nasıl elde edilir?

Bu konunun iki yanıtı var;

  1. Bitcoin Madenciliği; bu yöntem ile bilgisayarınızın işlem gücünü küresel Bitcoin sistemine entegre ederek karşılığında Bitcoin’ler kazanabilirsiniz. Ancak teknik bilgi gerektirdiği, yüksek zaman süreleri karşısında çok çok az miktarlar söz konusu olduğu ve gün geçtikçe zorlaştığı için kullanımı pek mümkün görülmemektedir.

  2. Gerçek Para; bu yöntem ile Bitcoin satan kişi ve kuruluşlardan kredi kartınız ile yani gerçek paranız ile sanal para satın alabilirsiniz.

Peki sanal paraya neden ihtiyaç duyulur?

Sanırım bu sorunun masum bir cevabı yok.

Sanal para yöntemi ile bir kullanıcıdan diğer bir kullanıcıya herhangi bir banka ya da finans kuruluşuna ihtiyaç duyulmadan transfer işlemi gerçekleştirebildiğinden, bu işlemler herhangi bir denetleme kurumu ya da hükümet tarafından da kontrol edilememektedir.

Tam da bu nedenle sanal paranın sağladığı bu serbestlik ve kontrolündeki güçlükler beraberinde suç geliri ve kara para aklama sorunsalını getirmektedir.

Suç geliri niteliğindeki mal varlıklarının Bitcoin ile nasıl aklandığını anlamak için öncelikle geleneksel yöntemler ile kara para aklama sürecini ve aşamalarını anlamak yararlı olacaktır.

Kara para aklama işleyişi üç aşamadan oluşmaktadır;

  1. Yerleşim; yasadışı elde edilen gelirlerin yasal finans sistemine dâhil edilmesidir.

  1. Katmanlama; yasal finans sistemine dâhil edilen paranın izini kaybettirmek amacıyla çeşitli işlemlere tabi tutulmasıdır.

  1. Entegrasyon; paranın asıl kaynağının izi gizlendikten sonra, usulüne uygun ve kaynağı belirli bir ticari faaliyet sonucu elde edilmiş izlenimi uyandıracak şekilde aklanarak geri alınmasıdır.

Bir merkeze bağlı olmayan hatta kendi sunucusu dahi bulunmayan Bitcoin’in özel durumu dikkate alındığında, yetkili makamların yaptırım uygulayabilecekleri herhangi bir kaynak bulunmamaktadır.

Bu nedenle kaynağı bulunamayan Bitcoin transferleri günümüzde Suç gelirine dayanan harcamalar, siber saldırılar sonrası istenen fidye ödemeleri ve kara para aklamada sıklıkla kullanılmaktadır.

Sonuç olarak; geleneksel ödeme sistemlerinin aksine sanal para sistemlerinin etrafında bulunan hukuki boşluk, suçlular, dolandırıcılar ve kara para aklayıcılar tarafından kullanılabildiği ölçüde kamu otoriteleri ve dürüst kullanıcılar için bir zorluk oluşturacaktır.

Murat AŞKIN
murat.askin@outlook.com