Bizim Türkiye olarak gerek Afrin operasyonu sonrasına ilişkin olarak ve gerekse diğer dış politika konularında hangi tür bir çizgi izleyeceğimiz bellidir. Bir başka deyişle Türk dış politikasını izleyenler sürprizlerle karşılaşmıyorlar...

İdlib ve Menbiç sırada

Bundan sonra bizim neler yapacağımızı Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dün AK Parti Bağcılar İlçe Kongresi'ndeki konuşmasından satırbaşları alarak anlayabiliriz...

"- Zeytin Dalı Harekâtı'nda şu an itibarıyla teröristlerden etkisiz hale getirilenlerin sayısı 3 bin 700'ü aştı ve devam ediyoruz, devam edeceğiz.

Afrin'le bitmeyecek iş, arkada İdlib var, Menbiç var. İnşallah buralarda da hak orada tecelli edene kadar yola devam."

Geri adım yok

"-Dün akşam ABD Başkanı Sayın Trump ile de bu işleri (Zeytin Dalı Harekâtı) konuştuk. İki gün önce Sayın Putin ile de bunları konuştuk. Dedik ki; 'Biz buralardan artık geri adım atamayız. Biz mazlumların, mağdurların yanındayız' dedik. 'Bu millet tarihte mazlumların, mağdurların yanında olmanın adımını atmıştır' dedik. Hiçbir zaman zalimlerin yanında olmadık."

Trump'ın adamları

Bizim izleyeceğimiz yol böylesine açıkken, İttifakımızın lideri ABD'nin hangi konularda ne yapacağı belirli değil. Başkan Trump'ın çevresindeki insanları sürekli tasfiye edip yerlerine yeni isimleri getirmesi, bu belirsizliği artırıyor. Örneğin son olarak Ulusal Güvenlik Danışmanı H.R. Master'i azledip yerine şahin tutumu ile bilinen John Bolton'u getirmesi bu duruma bir örnektir. Hatırlanacağı gibi Dışişleri Bakanı Tillerson'u da azledip yerine CIA Başkanı Mike Pompeo'yu getirmişti.

Tam bir şahin

George W. Bush döneminde de ön planda bulunan John Bolton'un medyaya verdiği demeçlerden bir derleme yapan BBC, bu kişinin çeşitli konulardaki yaklaşımlarını şöyle özetlemiş:

1- Kuzey Kore'ye baskın şeklinde bir saldırı yapılmalıdır.

2- İran'ın da bombalanması doğru olur.

3- Birleşmiş Milletler fiiliyatta yoktur.

4- Irak'ın işgali doğru bir karardı.

5- Rusya'ya karşı sert ve kararlı bir politika izlenmelidir.

 

İzleyeceğiz

Tabii ki sırada izlenmesi gereken pek çok durum var. Mesela Mossad'ın iddiası gerçek çıkar ve ABD gerçekten İncirlik'i ve Katar'ı terk edip her şeyini Suudi Arabistan'a taşır mı? Kısacası izlemeye devam edeceğiz.