Bir ülkenin karşısına sorunlar çıktığı zaman, bunlara akılcı çözümler aranır. Ama Trump Amerika'ya başkan olduğundan bu yana, sorunlara karşı üretilen çözümler akıl yorucu olmaya başladı. Kudüs konusunda ülkeler ABD'nin karşısında yer alınca, Birleşmiş Milletler'e katkısını azaltmıştı... ABD'yi UNESCO'dan çekmiş, İklim Antlaşmasından da çıkartmıştı.

Akıl dışı çözümler Mesela okullarda silahlı saldırgan öğrenciler katliam yaptıklarında aklı başında herkes silah satışlarının kontrol edilmesini önerdi. Ama Başkan Trump bu soruna çözümü "Öğretmenleri de silahlandıralım" şeklinde buldu. Bu çözüm alay konusu olunca da, silah satışının 22 yaşın üzerindekilere yapılması formülü ağırlık kazandı.

Hastalıklı ekonomi
Amerikan çelik sanayiindeki durgunluğa karşı Trump'ın bulduğu çözüm de, çelik ithalatına ek yüzde 25, alüminyum ithalatına da ek yüzde 10 vergi koymak oldu.
Düşünün ki ABD 100 ülkeden çelik ithal ediyor. Amerikan endüstrisinde kullanılan çeliğin sadece dörtte biri yerli üretim... 2000 yılında 135 bin işçi 112 milyon ton çelik üretirken, 2016'da üretim 86 milyon tona ve istihdam sayısı da 86 bin işçiye düşmüş. Çünkü ABD'de maliyetler artınca, ithalat daha elverişli hale gelmiş.

Sonuç olumsuz
Şimdi Trump ABD ekonomisindeki hastalıklara çözüm üreteceğine, ithalatı pahalı hale getirerek yerli yapım çeliğe talebi artıracağını varsayıyor. Oysa bu arada genel maliyet artışının ekonomiyi nasıl etkileyeceğini hesap etmiyor. Sonuçta dün hem Amerikan borsaları düşüş yaşadı hem de başta Avrupa Birliği olmak üzere ABD'nin ticaret ortaklarından ciddi protestolar geldi.

Çarpık düzen
Trump Amerika'sının günü gününe ve sözü sözüne uymadığı için bu ülkeye dünyanın duyduğu güven de giderek azalmakta. İyi ilişkilerin ölçüsünün silah siparişleriyle belirlendiği, Kudüs takıntısı yüzünden tüm dünyanın karşı safta yer aldığı, serbest ticaret anlaşmalarının yok sayıldığı, PKK/YPG gibi terör örgütlerine silah yardımı yapıldığı bir dünya düzeninin mimarı Trump Amerika'sı şimdi.

https://www.sabah.com.tr/yazarlar/barlas/2018/03/03/trump-simdi-de-global-ekonomiyi-kendine-benzetiyor