Tam o unutulmaz cımbızlı şiirdeki gibi halimiz...
"Ne atom bombası/ ne Londra konferansı/ Bir elinde cımbız/ Bir elinde ayna/ Umurunda mı dünya"
Gerçekten bir atom bombalı savaş ihtimali bile var gündemde... Amerika'nın ne yapacağı belli değil, o kadar ki Venezüella'yı işgal edeceğinden bile söz ediliyor. Bu arada Güneyimizde PKK mı yoksa ABD destekli PYD mi asıl tehdit, belli değil. Her gün bir can daha söndürülüyor kentlerimizde.

Ama ne gündem
Ama bizimkilerin gündemi bambaşka... Bu arada mal bulmuş Mağribilerin yapacağı gibi, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Coca- Cola fabrikası açması üzerinde çeşitlemeler bile yapılıyor. Acaba muhafazakâr kesimler Coca-Cola'dan rahatsız mı olurlarmış? Acaba bir emperyalist içkisi olan Coca-Cola ile Rabia işaretinin yan yana olmaları uygun düşer miymiş?
Oysa Coca-Cola global kültürün sağı solu olmayan bir öğesi artık... Her ülkede ve her kültürde Coca-Cola üzerine sürekli fıkralar üretiliyor. Bunlardan iki örnek vereyim...

Vatikan'da heyecan
İflasın eşiğinde olan Katolik kilisesini kurtarma planı ile Vatikan'a gelen ABD'li işadamları, Papa'yla bir odaya kapanmışlar. Kardinaller de odanın kapısına kulaklarını dayamışlar, konuşulanları duymaya çalışıyorlarmış.
ABD'li işadamları Papa'ya önce 1 milyar dolar teklif etmişler. Papa bunu "Hayır, olmaz" diye reddetmiş. Bunun üzerine Amerikalılar önce 10 milyar dolar, sonra da 100 milyar dolar teklif etmişler. Papa bu rakamları da kabul etmemiş. Son olarak Papa'nın 1 trilyon dolara da "Hayır, olmaz" demesi üzerine Amerikalılar üzgün ve öfkeli biçimde odadan çıkmışlar.

Reddedilir mi?
Kapının önündeki kardinaller heyecanla Papa'ya koşmuşlar ve "1 trilyon dolar reddedilir mi" diye bağırmışlar. Papa onlara şöyle bir bakmış ve sonra "Teklif ettikleri para karşılığında dünyadaki tüm kiliselerde dualardan sonra amin demek yerine Coca-Cola denilmesini istiyorlardı" demiş.

Harakiri mi?
Bir başka fıkradaki ABD'li dünyada ilgi çekici olan ne varsa hepsinin fotoğrafını çekmiş. Bir Japon'un kendi karnına bıçak saplayarak intihar etmesi olayını, yani "Harakiri"yi çekmek için de, aylarca Tokyo'da, Ginza caddesinde dolaşıp durmuş. Bir gün yerde karnını tutarak debelenen bir Japon'un etrafında, ona bakan insanların halkalandığını görmüş. Hemen kamerasını ayarlayıp, yanındaki Japon'a yerde karnını tutarak debelenen adamı işaret etmiş, "Harakiri mi" diye sormuş. Japon gülümsemiş, "Hayır Coca-Cola" diye cevap vermiş.

http://www.sabah.com.tr/yazarlar/barlas/2017/08/15/coca-cola-fabrikasi-acmak-meger-ne-bela-bir-ismis