Şu anda sade Türkiye için değil dünyanın pek çok ülkesi için en önemli sorun, ABD'nin kafasının çok karışık olmasıdır. Soğuk Savaş sonrasında tek süper devlet olarak tüm dünyaya her isteğini dikte eden Amerika ille de bir düşman üretme alışkanlığı yüzünden, Rusya'yı kuşatmış ve sonuçta yeniden süper güç olmaya zorlamıştır. Sadık müttefiki Türkiye'yi de hem FETÖ'ye kucak açması, hem de PYD'yi silahlandırması ile karşısına almıştır.

Son olarak sade Rusya'yı değil İran'ı ve Kuzey Kore'yi de hedef alan yaptırımlar yüzünden, Amerika'nın başta Almanya olmak üzere Avrupa Birliği üyeleri ile de arası açılmaktadır. ABD Senatosu tarafından onaylanan ve Trump'ın imzasına kalan yasa paketine göre, ABD yaptırımları altında olan Rus bankalarının Batılı finans kurumlarına borçlanma vadesi 30 günden 14 güne, Rus petrol ve doğalgaz şirketlerinin borçlanma vadeleri ise 90 günden 60 güne indiriliyor.

Boru hatları
Bu yaptırımların yürürlüğe girmesi halinde Rusya'nın Kuzey Akım 2 Boru Hattı projesi benzeri boru hatları projelerinin inşasında yer alan Almanya, Fransa, Hollanda ve Avusturya gibi AB üyesi ülkelerin şirketlerine para cezası verilmesinin de önü açılıyor. Rus Enerji ve Finans Enstitüsü Ekonomi Bölümü Başkanı Marcel Salikhov, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, yaptırımlar nedeniyle özellikle Rusya'nın enerji ihracatında kullandığı boru hatlarında risk oluştuğuna işaret etti. Salikhov, "Bu noktada özellikle Kuzey Akım 2 ve Türk Akım projesinin ikinci hattıyla ilgili bazı sıkıntılar yaşanabilir" dedi.

Dramatik uyumsuzluk
İşin en garip yanı ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson ABD Başkanı Donald Trump'ın Rusya yaptırımlarından memnun olmadığını söylerken, Trump'a yakın çevreler onun bu yaptırımları onaylayacağını söylüyorlar. Aynı şekilde Tillerson Kuzey Kore'ye düşman olmadıklarını ve amaçlarının uzlaşma olduğunu söylerken, Trump yakınlarına "Kuzey Kore'ye saldıracağız" diyor.

Herkes karşıda
Sonuçta Amerika nasıl PYD'yi silahlandırarak Türkiye'yi karşısına alıyorsa, attığı her adımda başta Rusya olmak üzere çeşitli ülkelerin tepkileri ile karşılaşıyor. Örneğin Rus diplomatlarına Amerika'da uygulanan baskılara karşı Rusya, 755 Amerikalı personelini Moskova'dan geri çekmesini istedi. Ama sade Rusya değil Filipinler ve Venezuela gibi ülkeler de Amerika'ya karşı konuma geçmekteler.

Pentagon raporu
İşin garip yanı Amerika'nın eski statüsünü kaybetmesinin Pentagon da farkında... Pentagon yayımlanan bir araştırtmayla, Washington'un kuşatan acı gerçekleri de sıraladı. Araştırmayı yapan Amerikan Ordusu Savaş Üniversitesi'ne bağlı bir grup muvazzaf ve emekli subayın görüşleri şöyle:
2'nci Dünya Savaşı'ndan sonra ABD öncülüğünde kurulan uluslararası düzen zayıflıyor, hatta yıkılıyor. Ve ABD bu düzen içerisindeki liderliğini kaybediyor. Yani Amerikan imparatorluğu çöküyor.

Liderlik sonrası
"Tehlikeyi bilerek: Liderlik sonrası dünya düzeninde risk analizi" ismiyle hazırlanan rapora göre, ABD çıkarlarına en büyük tehdit sadece Çin ve Rusya gibi büyük rakiplerden gelmiyor. En önemli tehditlerden birisi de Arap Baharı gibi isyanlar. Araştırmacılar bu tür vakaların sadece Ortadoğu değil, tüm dünyada patlak verebileceğini ve devletlerin otoritelerini derinden sarsabileceğini düşünüyor.

http://www.sabah.com.tr/yazarlar/barlas/2017/08/03/en-buyuk-global-sorun-abdnin-kafa-karisikligi