ABD Başkanı Donald Trump dün Indiana eyaletinde yaptığı mitingde Kuzey Kore'de tutukluyken serbest bırakılan ve ülkelerine dönen 3 ABD vatandaşı için Pyongyang'a herhangi bir ödeme yapmadıklarını söyledi. Trump, eski Başkan Barack Obama yönetimi ile İran arasındaki tutuklu takasını da hatırlatarak selefine yüklendi.

ABD Başkanı Trump, Indiana eyaletinin Elkhart şehrinde yaptığı mitingde, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile 12 Haziran'da Singapur'da yapacağı tarihi zirve öncesinde Pyongyang'ın serbest bıraktığı 3 ABD vatandaşı için Kuzey Kore'ye herhangi bir ücret ödenmediğini söyledi.

'KİM, KENDİSİ VE ÜLKESİ İÇİN BÜYÜK BİR HİZMET GERÇEKLEŞTİRDİ'

Trump "Kim Jong-un bunu yaparak kendisi ve ülkesi için büyük bir hizmet gerçekleştirdi. Ancak bu rehineler saygılı şekilde (ülkeden) çıktı, onlar için para ödemedik" dedi.

'DÜNYA İÇİN, KUZEY KORE, GÜNEY KORE, JAPONYA VE ÇİN İÇİN HARİKA BİR ANLAŞMA YAPACAĞIZ'

"Masayı (müzakere) hazırlayacağız. Dünya için, Kuzey Kore ve Güney Kore için, Japonya ve Çin için harika bir anlaşma yapacağız" diyen Trump " (Kim'in) yaptığı şey doğru olandı. (3 ABD vatandaşı) bedelsiz ülkeden çıktılar ancak diğerleri 1.8 milyar dolar karşılığında serbest bırakıldı. Buna inanabiliyor musunuz?" ifadelerini kullandı.

Kim ile yapacağı zirve konusunda "Bence çok büyük bir başarı olacak" diyen Trump "Eğer olmazsa da olmaz" ifadelerini kullandı. 

Trump'ın sözünü ettiği 1.8 milyar dolarlık ödeme Obama yönetimi tarafından İran'a yapılmıştı. Obama yönetimi nükleer anlaşma sonrası  2016'da İran'a İslam Devrimi'nden önce satılan askeri malzemeler için 1.7 milyar dolarlık bir ödeme yapmıştı. 

Eşzamanlı olarak ABD'de tutuklu olan 7 İranlı karşılığında İran'da tutuklu olan 4 ABD'li takas edilmişti. O dönem Başkan adayı olan Trump ödemeyi rehineler karşılığında 'fidye' olarak nitelemiş, Beyaz Saray ise bu açıklamayı yalanlamıştı.

Trump kısa süre önce İran ile 2015'te imzalanan nükleer anlaşmadan ülkesini çektiğini açıklamış ve ABD'den İran'a ek yaptırımlar gelmişti.

Trump Indiana'daki mitingde  bu anlaşmanın ABD tarihindeki 'en utanç verici anlaşmalardan biri' olduğunu yineledi.