Başkan Donald Trump, 30 Ocak’ta yaptığı ilk Birliğin Durumu konuşmasında MS-13 adlı çeteye değindi. Trump MS-13’ü “Amerika’daki en tehlikeli ve ölümcül çete” olarak tanımladı. Trump’a göre, çetenin şiddet içerikli eylemleri, Amerika’daki bozuk göçmenlik sisteminin bir sonucu. Amerika’nın Sesi, El Salvador’da Mara Salvatrucha adıyla tanınan çeteyi mercek altına aldı.

Acımasız taktikleriyle tanınan sabıkalı çete MS-13, 1980’lerde, El Salvador’daki iç savaşın sonunda şiddetten kaçmaya çalışan binlerce mültecinin Amerika’ya akın etmesiyle ortaya çıktı.

Eski çete üyesi Alex Sanchez, “Amerika’ya geldik ve Kore Mahallesi adı verilen bir yerde büyüdük. Bu ülkenin gerçeğiyle de orada yüzleştik. Bizim için büyük bir kültür şokuydu,” diyor.

Steven Dudley, Amerika’daki organize suçları izleyen ve araştıran InSight Crime adlı vakfın eş başkanı.

Dudley, “Amerika’ya göç ettiler. Los Angeles’a geldiler. Orada sosyal ve korumacı bir grup kurdular. Rock müziği ve diğer müzik türlerini dinlediler ve bu sorunların etrafında gruplaştılar. Zaman içindeyse şiddet eğilimli ve agresif bir çeteye dönüştüler,” şeklinde konuşuyor.

MS-13 adını çete anlamına gelen La Mara’dan ve Salvadorlu gerilla savaşçılarının adı olan Salvatrucha’dan alıyor. 13 ise, alfabenin 13’üncü harfi olan La Eme yani Los Angeles’taki bir Meksikalı çetenin adından geliyor.

Sanchez gibi birçokları için, çete aile gibiydi: “Birçok sorunum vardı. Sadece toplumda değil, okulda ve evde de çok acı çektik. Fiziksel istismar çok fazlaydı.”

Steven Dudley, “Genç bir insanın, kendisine benzeyen diğer gençlerle gruplaşmak istemesi doğal. MS’in üye kazanma süreci de böyle işliyor,” diyor.

Çete şiddetinin bazı kent merkezlerinde tırmanışa geçmesiyle birlikte, dönemin başkanı Bill Clinton 1990’larda binlerce sabıkalı göçmeni sınır dışı ederek El Salvador, Honduras ve Guatemala’ya geri gönderdi.

Sanchez 1994’te El Salvador’a geri yollanmış. Ancak sınır dışı edilenlerin büyük bir kısmı gibi Sanchez de toplumdan dışlanmış: “Dövmelerim bir terör ve dışlanma işareti haline geldi. İnsanlar bana güvenmiyordu. Benden kaçtılar ve korktular. Bütün bunlar, bir insanın sakinleşmesine ve yeni bir hayat kurmasına imkan vermiyor. Ben de kaçmak zorunda kaldım.”

Amerika’ya farklı bir adam olarak dönen Sanchez şimdi eski çete üyelerinin yeniden topluma katılmasına yardım eden bir sivil toplum örgütünün lideri. Toplu sınır dışı önlemlerine rağmen, dünya çapında 30 binden fazla aktif üyesi bulunan çetenin şiddet eylemleri devam ediyor