Başkan Donald Trump’ın CIA başkanlığına aday gösterdiği Gina Haspel, işkence de içeren sorgulama tekniklerindeki rolüyle, adeta bir paratoner gibi, hem istihbaratçıların övgülerini alıyor hem de bazı Kongre üyelerinin eleştirilerine hedef oluyor.

Başkan Donald Trump, Merkezi İstihbarat Dairesi’nin Başkanı Mike Pompeo’yu Dışişleri Bakanlığı’na aday göstermesiyle birlikte, onun yerine de Gina Haspel’i görevlendirmek istediğini açıkladı.

Trump gazetecilere yaptığı açıklamada da Haspel için, “Çok iyi tanıdığım, olağanüstü bir insan” dedi.

Halen CIA Başkan Yardımcılığı görevini yürüten Haspel, 30 yıldır aralarında Londra gibi şehirlerin istasyon şeflikleri ve gizli misyonlar dahil çeşitli görevlerde bulundu.

“Örnek bir istihbarat görevlisi”

Pompeo da Haspel’i yardımcısı olarak seçtiğinde kendisinden övgüyle bahsetmişti.

Pompeo, “Gina örnek bir istihbarat görevlisi. İş bitirme yönü ve etrafındakileri kendisine hayran bırakan özellikleriyle kendisini kanıtlamış bir lider” demişti.

Eski ve yeni istihbarat yetkilileri de Haspel’in, saygı duyulan ve biraz daha siyasi bir kimlik olarak görülen Pompeo’nun da üzerinde bir gelişme yaratacağını düşünüyor.

Eski CIA görevlisi ve Georgetown Üniversitesi öğretim üyesi Paul Pillar, “Bir istihbarat profesyonelinin idaresinde CIA, daha iyi olacaktır” diyor.

Bir başka eski CIA Başkanı Michael Hayden de Haspel’in hem CIA hem de Trump yönetimi açısından mükemmel bir seçim olduğunu söylüyor.

Hayden, “Eğer mevcut karmaşayı süratle çözmek istiyorsanız, istihbaratın başına sevilen ve deneyimli birini getirirsiniz” diyor.

Eski meslektaşları aynı zamanda Haspel’in soğuk savaş döneminde Rusya konusundaki uzmanlığı ve 11 Eylül’ün ardından terörle mücadele alanındaki deneyimlerine de dikkat çekiyor.

Bazı Kongre üyeleri de bu atama kararından memnun.

Senato İstihbarat Komisyonu Başkanı Richard Burr, “Gina’yı şahsen tanıyorum ve yaptıklarıyla gurur duyuyorum. Kendisi yetenekleri, deneyimi ve kararlarıyla ulusumuzun en kritik istihbarat dairesine liderlik edebilir ” diyor.

Haspel, CIA, karanlık merkezler ve işkence

Haspel’i eleştirenlerse onun Tayland’da kurulan CIA hapishanesindeki görevine işaret ediyor. Burası karanlık merkezler olarak tanınan ve terör şüphelilerinin işkence metotlarıyla sorgulandığı birkaç yerden biri olarak biliniyor.

Ayrıca Haspel’in bazı sorgulamalarla ilgili belgeler ve videoların ortadan kaldırılması faaliyetlerine de karıştırğı yönünde iddia ve eleştiriler var.

Senato Silahlı Hizmetler Komisyonu Başkanı John McCain de yaptığı açıklamada, “Geride bıraktığımız 20 yıl boyunca, tutukluların Amerika tarafından sorgulanmaları sırasında, işkence görmüş olması, tarihimizin en kara dönemidir” ifadesini kullandı.

Kendisi de Vietnam savaşı sırasında işkence gören bir eski muharip olan McCain, “Senato’da vereceği ifadede Sayın Haspel, kendisinin CIA’in sorgulama programı konusundaki rolü ve etkisini anlatmak durumundadır. CIA direktörlüğüne aday olan biri ayrım olmaksızın buna uymalıdır” ifadesini kullandı.

Senato İstihbarat Komitesi üyesi Demokrat Ron Wyden, eleştirileri bir adım daha ileri taşıdı.

Wyden, “Haspel geçmişi nedeniyle CIA Başkanı olmaya uygun biri değil. Kendisi CIA başkan yardımcılığına atandığında geçen yıl da söylediğim gibi, aday olduysa tamamen şeffaf biçimde geçmişi hakkında bilgi vermelidir.” diye konuştu.

İnsan hakları örgütlerinden de eleştiriler var

Önce İnsan Hakları Örgütü’nden Raha Wala, “Ellerini işkenceye bulaştırmış bir kişi asla kamusal bir görevi, bir kuruma liderlik etmeyi hak etmiyor. Kendisi yasal olmayan, ahlak dışı ve bu şekilde zarar verici bir programa karışmış birine izin vermek, ulusumuzun işkenceyle ilgili karanlık tarihinin unutulmasına izin vermektir” ifadelerini kullandı.

Avrupa Anayasa ve İnsan Hakları Merkezi adlı bir örgüt Almanya'da savcılığa, Haspel’in buna engel olma yetkisi olduğu halde en az iki kişinin sorguları sırasında her gün işkence görmelerine göz yumduğu iddiasıyla ihbarda bulunmuştu.

Söz konusu örgütün Genel Sekreteri Wolfgang Kaleck, Haziran 2017’de yaptığı açıklamasında, “Haspel bu işkenceye son verebilecek sorumluluğa sahip, ama bunu yapmadı. Bu sebeple bir sonraki adım kendisi hakkında bir tutuklama kararı çıkarılması olacaktır” diye konuştu.

voa