Türkiye’de muhasebecilik yaparken Teksas’ta emlakçı olan Hüseyin Ünal, geride bıraktığı ülkesinde sadece eski hayatını değil, o güne dek yaptığı mesleğini de bırakan Amerika’daki Türkler'den sadece biri.

“2009 yılında geldim. Eşimle internette tanıştık, burada yaşıyordu. Aşk için geldim buraya. Uzun vadeli uzaktan bir ilişkimiz oldu dört yıl kadar. Kendisi Meksikalı. Türkiye’de muhasebeciydim tam mali müşavir olacaktım, burada yaşamaya başladık. 2015 yılında emlak işine girdim ve eşimle birlikte emlakçılık yapıyoruz.”

Hüseyin Ünal da Amerika’da yaşamaya başlayan her göçmen gibi eğitimini aldığı alandan çok daha farklı mesleklerde çalışma şansı elde etmiş. Peki Amerika’da emlakçılık yapmanın Türkiye’den farkı ne?

“Burada emlak sistemi çok oturmuş. İnternetten oluyor genelde. Ev alan ya da satanlar bizimle irtibata geçiyorlar. Bir havuz var. Bütün evler, emlakçılar bir havuza koyuyor evleri. Bizim para vererek üye olduğumuz bir sistem bu. Bütün emlakçılar evlerini koyuyor araya. Sadece emlakçılar koyabiliyor, sadece emlakçılar görebiliyor. Müşteri evini satmak istediği zaman bize geliyor. Satıcı bütün komisyonu ödüyor. Alıcı hiçbir şekilde komisyon ödemiyor. Emlakçı hiçbir zaman satış fiyatı üzerinde ve altında fiyat belirleyemiyor. Hem satıcı memnun oluyor hem alıcı.”

Ünal, sürekli eğitim gerektiren, hafta sonları çalışmak zorunda olduğu mesleğinden memnun. Türkiye’den gelerek ABD’de bu işi yapmak isteyenlere önerileri var.

“İngilizce öğrenmeleri gerekiyor önce Türkiye’de bu işi yapan bir insanın burada yapması daha kolay olur. Ama tabii ki çevre önemli. Çok eski bir meslek emlakçılık. Nerede yaparsanız yapın çevre edinmeniz gerekiyor. Çevre edindikten sonra gerisi kolay.”

VOA