Başkan Donald Trump, kampanyası sırasında fosil yakıtların dostu olduğunu ve iklim değişikliğine şüpheci yaklaştığını sık sık söylemişti.

Başkanlık koltuğunda oturduğu neredeyse bir yıllık sürede de bu görüşleri birçok kez tekrarladı. Peki 2017 bu açıdan nasıl bir yıl oldu? Amerika’nın Sesi, Trump yönetiminin iklim ve enerji politikalarını inceliyor.

Donald Trump’ın başkanlık koltuğuna oturur oturmaz yaptığı ilk icraatlardan biri, Barack Obama’nın iptal ettiği iki petrol boru hattını hayata geçirmek oldu.

Bu, Trump’ın ulusal güvenliği korumak adına olduğunu iddia ettiği enerji üstünlüğü kuramının açılış hamlesiydi: “40 yıldan uzun süredir Amerika, enerjiyi ekonomik bir silah olarak kullanan yabancı rejimler karşısında savunmasızdı.”

Yeni teknoloji Amerika’yı büyük bir enerji ithalatçısından büyük bir enerji ihracatçısına çevirdi.

Başkan Trump bu durumdan maksimum fayda sağlamak istiyor. Bu bağlamda Trump, kamuya ait alanlarda kömür, petrol ve doğalgaz aranması, enerji üretimi üzerindeki düzenlemelerin hafifletilmesi ve iklim değişikliğiyle mücadeleyi hedef alan düzenlemelerin kaldırılması için harekete geçti.

Trump’ın hamleleri arasında eski Başkan Barack Obama’nın elektrik santrallarından çıkan sera gazı salımıyla ilgili düzenlemelerini geri almak da var.

Başkan Trump, “Belki de hiçbir düzenleme madencilerimizi, enerji işçilerimizi ve şirketlerimizi Amerikan sanayi sektörüne yönelik bu saldırı kadar tehdit etmiyor,” şeklinde konuştu.

Trump’ı bu konuda eleştirenler, eyaletlerin çoğunun düzenlemelerin hedeflerini kendi sanayileriyle ters düşmeden yerine getirdiklerini söylüyor ve Trump’ın Paris İklim Anlaşması’ndan geri çekilmesinin nedenlerini sorguluyor.

Trump, “Bu anlaşma iklimle ilgili olmaktan çok diğer ülkelerin Amerika karşısında ekonomik avantaj elde etmesiyle ilgili,” diyor.

2017, kayıtlara geçen en sıcak ilk üç yıl arasında yer alıyor. Bilimadamları sıcak hava dalgalarının, fırtınaların ve diğer aşırı hava olaylarının oluşumunda her geçen gün iklim değişikliğiyle ilgili daha çok kanıt buluyor.

Trump’ın düzenlemelerini eleştirenler, Başkan’ın yanlış yolda olduğunu söylüyor.

Dünya Kaynakları Enstitüsü’nden Nicholas Bianco, yönetimin geri çevirmeye çalıştığı düzenlemelerin çoğunun mahkemede dirençle karşılaşabileceği görüşünde: “Henüz başaramadılar ve yeni yılda geri püskürtülmeleri mümkün.”

Trump’ın düzenlemeleri kentler, eyaletler ve iş dünyası tarafından geriye çevrilebilir. Amerikan ekonomisinin kabaca yarısını temsil eden bu gruplardan birinin eş başkanı olan Eski New York Belediye Başkanı Michael Bloomberg, ABD’nin sera gazı salımı hedeflerini Başkan Trump’a rağmen hayata geçireceğini söylüyor: “Amerikalılar’ın Paris yükümlülüklerini yerine getirmek için Washington’a ihtiyacı yok. Ayrıca Amerikalılar sorumluluklarını yerine getirirken Washington’un kendilerine engel olmasına da izin vermeyecek.”

Rüzgar ve güneş enerjisi maliyetleri düşerken, sera gazı salımını kesmek de daha ucuzluyor. Yenilenebilir enerji, artık ülkenin birçok yerinde fosil yakıtlarla rekabet ediyor.

Ancak Trump yönetimi kömürü öne çıkarmak için elektrik pazarı düzenlemelerinin değiştirilmesini önerdi.

Çevre Koruma Dairesi EPA Başkanı Scott Pruitt, iklim bilimi hakkında bir toplantı planlıyor: “Bence insan eylemlerinin iklim üzerindeki etkisinin sağlıklı şekilde ölçülüp ölçülemediği konusu daha çok tartışma gerektiriyor.”

Ancak dünyanın önde gelen bilim toplulukları, insan eylemlerinin iklim değişikliğinin öncelikli sebebi olduğu konusunda görüş birliği içinde. Bianco’ya göre Pruitt’in görüşleri bilim dünyasıyla çelişkiye düşüyor.

Dünya Su Kaynakları Enstitüsü'nden Nicholas Bianco, “Bu, görevi kamu sağlığını korumak olan resmi bir daire için, bir çevre koruma dairesi için oldukça temkinli bir düşünce,” diyor.

2017, California’daki yıkıcı yangınlarla sona ererken, yeni yılın iklim değişikliğinin daha fazlasını getirmesi, iklim politikalarıyla ilgili tartışmaların da hararet kazanmaya devam etmesi bekleniyor.

2017 ABD'nin İklim ve Enerji Politikaları Açısından Nasıl Bir Yıl Oldu? ile ilgili görsel sonucu

VOA