ABD'nin başkenti Washington'da toplanan binlerce kişi, Başkan Trump'ın Kudüs kararına tepki gösterdi.

ABD Müslüman Organizasyonları Konseyi (USCMO) tarafından düzenlenen ve Türk-Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi (TASC) dahil çok sayıda farklı grup tarafından desteklenen organizasyonda, göstericiler Washington Anıtı ve Beyaz Saray arasındaki parkta toplandı.

Yaklaşık 50 metrelik bir Filistin bayrağının açıldığı gösteride, "Filistin'e özgürlük", "İşgal sona ermeli" ve Trump karşıtı sloganlar atıldı.

Gösteri sırasında sivil toplum kuruluşlarının liderleri kısa birer konuşma yaptı.

USCMO Genel Sekreteri Usame Cemal, ABD'nin birçok eyaletinden çok sayıda kişinin Filistin'e destek olmak için Washington'a geldiğine işaret etti. Konuşmasında Trump'ı eleştiren Cemal, Müslümanların bir araya gelerek bu karara tepki göstermesi gerektiğini söyledi.

TASC Başkanı Halil Mutlu da Kudüs'teki zulme dikkat çekerek "Hepimizin lideri, ümmetin lideri Cumhurbaşkanı Erdoğan'a selam olsun." ifadelerini kullandı. Mutlu'nun bu sözleri üzerine göstericiler Erdoğan lehine sloganlar attı.

Mutlu, sözlerini şöyle tamamladı:

"Kudüs Müslümanların kırmızı çizgisidir. Dünyanın farklı birçok bölgesindeki Müslümanlar, çok sayıda Hristiyan ve Yahudi, Trump'ın Kudüs kararına karşı çıktı. Biz bu karara karşıyız ve kararı geri çekmesini istiyoruz. Bu karar bizim baskılarımızla geri çekilebilir."

Kudüs'teki yarım asırlık işgal

Doğu Kudüs'ü 5 Haziran 1967'de işgal eden İsrail, 1980'de tek taraflı olarak kentin doğusunu ve batısını "birleşik başkenti" ilan etti. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BGMK), 1980'de kabul ettiği 478 sayılı kararla İsrail'in ilhak ve başkent ilanını geçersiz saydı. BMGK kararı çerçevesinde, ABD dahil uluslararası toplum Doğu Kudüs'ün işgal altında olduğunu kabul ediyor. İsrail yönetimini tanıyan tüm ülkelerin büyükelçilikleri Tel Aviv'de bulunuyor. Hiçbir ülke, Kudüs'ü ya da doğu ve batı bölümlerini başkent olarak kabul etmiyor.

ABD, Trump'ın hamlesiyle Kudüs'ü "İsrail'in başkenti" olarak tanıyan ilk ülke oldu. Uluslararası toplumun tepkisini çeken Trump yönetimi, bölgenin kaosa sürükleneceği ve İsrail-Arap ihtilafının daha da çözümsüz hale geleceği uyarılarını göz ardı etti. İsrail ile Filistin arasındaki barış görüşmeleri, İsrail'in "1967 sınırlarını, zorunlu göçe maruz bırakılan Filistinlilerin geri dönüş hakkını ve yeni Yahudi yerleşim birimlerinin inşasına son vermeyi kabul etmemesi" nedeniyle Nisan 2014'te durmuştu.

AA