ABD'de Türk-Amerikan Televizyonu'nu (TATV) kuran bir grup Türk, 4 yıldır gönüllü hazırlayıp yaklaşık 60 halka açık kablo TV kanalında yayımlattığı programlarıyla hem Washington çevresinde yaşayan Türklerin başarıları ve sorunlarını ekranlara taşıyor, hem de Amerikalılara Türkiye'nin tarihinden kültürüne, yemeğinden sanatına, birçok değerini tanıtıyor.

Washington'daki Fairfax Public Access kanalının stüdyo ve teknik imkanlarını cüzi bir ücret karşılığında kullanan ekip, her ay İngilizce ve Türkçe olmak üzere iki farklı program hazırlıyor.

İngilizce programlar daha çok Türkiye'nin kültürü, müziği ve sanatını anlatıyor. Türkçe programlar ise ABD'deki Türklerin etkinliklerini duyuruyor, buradaki başarı öykülerini anlatıyor ve Türklerin sağlıktan eğitime, ABD'deki yaşamlarını kolaylaştıracak bilgi ve ipuçları veriyor. Washington ve çevresindeki 60 civarında halka açık televizyonda yayımlanan programlar, değişik kanallarda farklı saatlerde gösterildiği için geniş bir kitleye ulaşıyor.

Türkler, en çok ABD'deki yaşamlarını kolaylaştıracak konular ile festival ve törenlerini takip ederken, Amerikalılar özellikle turizm ve yemek programlarına ilgi gösteriyor. Yemek programları arasında en çok izleneni ise kebap tarifinin yer aldığı bölüm.

Bunun yanı sıra programlarını www.turkishamericanhour.org adresindeki internet sitesinde de yayımlayan ekip, böylece televizyonda programı kaçıranlara bir fırsat sunuyor.

-AMAÇ: TÜRKLERE İLİŞKİN ÖNYARGILARI KIRMAK-

Reklamcılıktan ev dekorasyonuna, öğretmenlikten heykeltıraşlığa, farklı birçok meslekten Türklerin oluşturduğu ekip, genişlemeyi ve bu programların ABD'nin diğer bölgelerinde yaşayan Türklerce de hazırlanmasını istiyor.

Uluslararası bir kuruluşta bilgisayar mühendisliği alanında yöneticilik yapan ve TATV'nin kurulmasına öncülük eden Hürriyet Ok, AA muhabirinin sorularını yanıtlarken, televizyon kurma fikrinin, Washington'daki bir Türk müziği korosunun konserlerini nasıl daha çok duyurabileceklerini tartışırken doğduğunu söyledi.

Bunun üzerine televizyonculuk hakkında kurslar alıp "kolları sıvadıklarını" belirten Ok, şunları kaydetti:

"Programlara başlamamızda Türkiye ve Türkler hakkında ABD'deki önyargılar da etkili oldu. Türkiye ve Türklerle ilgili stereotip dediğimiz bir karakter algılaması var. Biz de İngilizce programlarda akla gelmeyen Türkiye ve Türk görüntülerini veriyoruz. Türkçe program da burada yaşayan Türkler ve onların hayat hikayelerini içerdiğinden, Türklerin birbirlerini tanıması ve bilgilenmesine vesile oluyor.


2005'de yayın hayatına başladık. 4 yılı aşkın bir süredir toplam 50'nin üzerinde İngilizce, 30'a yakın Türkçe program hazırladık. Programlar birden çok bölgedeki toplamda 60'ı bulan TV kanalında yayımlanıyor. Ayrıca Washington'da 6-7 belediyenin kendi halka açık yayın kuruluşu var, onlara da yayınlarımızı veriyoruz."

-"AVUSTRALYA'DAN BİLE ÖVGÜLER GELİYOR"-

Ok, programlara yönelik olumlu tepkiler aldıklarını belirterek, "Avustralya'dan bile internet üzerinden bize övgüler ve iyi dilekler ulaştı. Zaman zaman Türkiye'ye de yansıyor, iyi dönüşler alıyoruz" dedi.

Bu tür yayıncılığın daha önce 2 defa bazı Türkler tarafından denendiğini ifade eden Ok, "Bir tanesi birkaç yıl, diğeri 6 ay sürmüş. New York'ta bunu ticari olarak yapan bir grup vardı, onlar da zannediyorum sonuçlandırdılar. Bildiğimiz kadarıyla bizim kadar uzun süreli, gönüllü bir çalışma şu ana kadar olmadı" ifadesini kullandı.

Çalışmalarında 8-10 kişinin çekirdek grubu oluşturduğunu ama 20'ye yakın gönüllünün kendilerine zaman zaman katıldığını ifade eden Ok, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Arkadaşlarla güzel zaman geçiriyoruz. Keyifli ve bizi bir araya getiren, bir nevi topluluk halinde bütünleştiren bir durum. O nedenle güzel şeyler çıktıkça zorlukları unutuveriyoruz. Ama güç bir iş, hem aile ve işlerimizden zaman ayırmanın hem de teknik olarak bazı konularda kendimizi hazırlamanın güçlükleri var. Yine de sonuçtan memnunuz, dileğimiz daha başka gruplar benzer çalışmalar yapsınlar veya bizden esinlensinler."

-"AMERİKALILAR ŞAŞIRIYOR"-

Yaklaşık 30 yıldır yaşadığı ABD'de mimarlık yapan TATV'nin yapım danışmanı ve sunucularından Erju Ackman da kuruluşundan bu yana televizyonda yer aldığını söyledi.

Programlara ABD'deki Türklerin bazen yanlış anlaşıldıklarını hissetmeleri nedeniyle başladıklarını belirten Ackman, "Biz bıraktığımızda devam edecek arkadaşlarla ABD'deki Türklerin yaşamıyla ilgili bir arşiv, belge oluşturmuş olacağız. Bu bakımdan mutluyuz" diye konuştu.

Ackman, programların "etnik özellik taşımadığı için" Amerikalılarca da beğenildiğini ifade ederek, Amerikalıların, böyle bir programla karşılaştıklarında önce şaşırdıklarını, çünkü ülkedeki diğer yabancı grupların tamamen kendi kültürlerine, dillerine ve kendi etnik gruplarına yönelik programlar yaptığını söylediklerini kaydetti. Ackman, "Amerikalılar, Türklerin böyle geniş çerçeveli program yaptıklarına şaşırdıklarını söylediler. Gayet olumlu bir reaksiyon aldık" dedi.

-"TÜRKLERİN HAYATININ ARŞİVİNİ TUTUYORUZ"-

Bağımsız sinemacı ve TATV'nin Türkçe programları sorumlusu İbrahim Türk, ekipte 3 yıldır görev aldığını, Türkçe programlarda ABD'deki Türklerin hayatını ekrana taşıdıklarını anlattı.

"50 yıl önce Amerika'daki Türklerin hayatı hakkında çalışma yapılmak istenseydi, kaynak bulunamazdı" diyen Türk, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Aslında biz, bir anlamda buradaki Türklerin hayatının arşivini tutuyoruz. Türkçe programlarda daha çok buradaki Türkler nasıl yaşıyor, ne tür sorunlarla karşılaşıyor, çocuklarının geleceğine yönelik kaygıları nedir, buna bakıyoruz. Bu önem şu anda belki anlaşılamayabilir ama yaptığımız kültürel yayıncılık 20 yıl sonra önemli arşiv olacak."

Programların, ABD'deki Türklerin birbirinden haberdar olmasını da sağladığını vurgulayan Türk, kendilerinin aslında Türk-Amerikan ailelerinin hayatına açılan bir pencere olduklarını söyledi.

-"EN ÇOK KEBAP İLGİ GÖRDÜ"-

Asıl mesleği heykeltıraşlık olan İngilizce programların sunucusu Gökşin Carey ise "5 yıldır acılarıyla sevinçleriyle kutlamalarıyla çok güzel bir program çıkartmaya çalışıyoruz. İngilizce olduğu için tüm dünyaya iş adamlarınızı, memleketinizi, Türklüğünüzü, kültürünüzü tanıtıyorsunuz. Buradan kopamadık, uzun yıllar tanıtmaya çalışacağız" yorumunda bulundu.

"Çok güzel geri dönüşler" aldıklarını belirten Carey, "Çarşıda, markette çocuklar bile, 'Anne bak TV'de gördüğümüz bayan' diyor, demek ki izleniyoruz, çocukların bile dikkatini çekiyoruz" dedi.

Herkesin programlarda ilgisini çekecek noktalar bulduğunu ifade eden Carey, "En çok ilgi gören programımız kebap tarifi oldu. Muazzam bir ilgiyle karşılaştı" diye konuştu.

TATV'de gönüllü çalışan Amerika'nın Sesi (VOA) spikeri Özge Övün Sert de "Gönüllü bir ekibin böyle program çıkarması çok güzel, gerek TV'den, gerek internetten izleyenlerin son derece hoşuna gidiyor. Çok güzel tepkiler alıyoruz. İnternet sitemizi çok izleyen var, Türkiye'den, Avustralya'dan izleyenler çıkıyor" dedi.

Rejide yer alan Nihal Subaşı ise "Türkiye'yi bilen Amerikalılar e-posta atıp programlarımızın ne zaman yayımlanacağını soruyor. Yabancı kültürde bir şey izlemek onların hoşuna gidiyor" diye konuştu.

Televizyonun kurucularından Şefik Çardak ise "Böyle bir programın olması gerekiyordu. Programlar etkili oluyor ve iyi sonuçlar alıyoruz" dedi.

WASHINGTON (A.A) - Mehmet Toroğlu/Barışkan Ünal