Türk-Amerikan Dernekleri Birliği (ATAA) tarafından Washington’daki Türk Evi’nde düzenlenen bir panelin konuklarından Prof. Kemal Çiçek, Türkiye ve Ermenistan arasında bir ortak tarih komisyonu kurulmasının, Ankara’nın tezlerini dünya kamuoyuna açıklamak açısından büyük bir fırsat olacağını söyledi.

Türkiye ve Ermenistan dışişleri bakanları arasında geçen ay İsviçre’de imzalanan protokol, iki ülkenin Ermeni soykırımı iddialarıyla ilgili belgelerini tartışacağı bir tarih komisyonu kurulmasını öngörüyor. Türk Tarih Kurumu Ermeni Masası’ndan araştırmacı Kemal Çiçek, protokol uyarınca bu komisyonun ikili ilişkilerin kurulması ve sınırların açılmasından sonra üç ay içinde oluşturulmak zorunda olduğunu savundu. Ortak tarih komisyonunun kurulmasından sonra “Ermeniler kendi okudukları belgelerin doğru olmadığını görecek,” diyen Prof. Çiçek, Ermenilerin tezinin güçlü olmadığını belirtti. Ermenistan’ın 2005 yılında Viyana’daki Belge Değişimi sürecinde sunduğu belgelerin “soykırımı değil, tehciri” yani zorunlu göçü kanıtladığını söyleyen Çiçek, Erivan hükümetinin “Tehciri ispatlarsak, soykırım yapıldığını ispatlarız,” şeklinde bir kanıya sahip olduğunu kaydetti. Prof. Çiçek, “Ermenilerde hikayeyi dünyaya tek taraflı kabul ettirdikleri için aşırı bir özgüven var,” diye konuştu.


İttihat ve Terakki kurucularından Talat Paşa’nın 1915’te Dahiliye Nazırlığı yaptığı sırada gönderdiği öne sürülen telgrafın Ermeni soykırımı iddialarının en büyük kanıtlarından biri olarak gösterildiğini hatırlatan Prof. Çiçek, böyle bir telgrafın gerçekte var olmadığını, ortak komisyonun kurulması durumunda Talat Paşa’nın çektiği tüm telgrafları Ermeni tarafına sunma şansına sahip olacaklarını belirtti.

Ermeni sorunuyla ilgili çalışmaları bulunan Kemal Çiçek,  Türkiye ve Ermenistan arasında kurulacak ortak tarih komisyonunun bir diğer yararının da, Ermenilerin “tartışılamaz” dediği soykırım iddialarının tartışılmasına zemin hazırlayacağını sözlerine ekledi.