Fener Rum Patriği Bartholomeos, Washington'daki temasları çerçevesinde Georgetown Üniversitesi'nde "Değişen Dünya İçin Değişmeyen Din" başlıklı bir konferans verdi.

ABD'deki düşünce kuruluşu Amerikan İlerleme Merkezi (Center for American Progress) ve Georgetown Üniversitesi'nin ortaklaşa düzenlediği konferansta Patrik Bartholomeos, "ortodoksluğun, 'değişim' unsurunu kendisi için asla düşünmese de, tarih boyunca tanım gereği 'ilerlemeye açık' olarak nitelenen birçok konuyu ele aldığına" dikkati çekti.

Bartholomeos konuşmasında, bu konuların "şiddet içermeme", "özellikle sağlık konusu bağlamında insan sevgisi" ve "çevrecilik" temalarına değindi.

Hıristiyanlığın "kötülüğün karşısında şiddete başvurmama" konseptini içerdiğini ifade eden Bartholomeos, bunun örneğinin sadece Roma İmparatorluğu döneminde Hıristiyanlığın ilk yayılma dönemlerinde değil, günümüzde de görüldüğüne işaret ederek, ABD'yi "Bull Connorlı günlerden Barack Obamalı günlere götüren yurttaşlık hakları devrimi"ne atıf yaptı.

Martin Luther King'in hareketinin herhangi bir insani güç tarafından engellenememesinin sebebinin, onun "şiddete başvurmama doktrini" olduğunu ifade eden Bartholomeos, King'in, Hindistan'ın bağımsızlık lideri Mahatma Gandi'nin "şiddet kullanmama" yöntemi üzerinde çalıştığını ve bunun, King'de "Afrika-Amerikalıların yurttaşlık haklarının kazanılması için sevginin yeterli olduğu" inancının yerleşmesini sağladığını anlattı.

Gandi'nin de ünlü yazar Leo Tolstoy'un 1893'te yazdığı bir kitaptan ilham aldığını belirten Bartholomeos, ikilinin Tolstoy'un öldüğü 1910 yılına kadar yazıştığını söyledi.

-"İLK HASTANELER KAPADOKYA'DA KURULDU"-

"Sağlık ve insan sevgisi" konusunda da Bartholomeos, "Modern hastanelerin ortaya çıkışının Doğu Roma İmparatorluğu dönemine uzandığını, halka hizmet vermeye yönelik ilk hastanelerin Anadolu topraklarında, M.S. 370 yılları civarında St. Basil kilisesi tarafından Kapadokya topraklarında kurulduğunu" kaydetti.

"Söz konusu yüzyılın daha sonralarında, Roma İmparatorluğu'nun o dönemki başkenti İstanbul'da ortodoks kilisesi tarafından hastaneler açıldığını ve masraflarının İmparatorluk ve kilise tarafından karşılanıp, halka ücretsiz hizmet verdiğini" anlatan Bartholomeos, sağlık konusunun ABD'de de şu anda sıkça tartışılan bir konu olduğuna dikkati çekerek, Obama ile görüşmesinde de bu konuyu ele aldıklarını bildirdi.
Bartholomeos, "Hastanelerin modern kurumlar olarak gelişimini Bizanslılara borçluyuz. Belki de bundan daha önemlisi, toplumun her bir üyesinin en kaliteli sağlık hizmetini hak ettiği fikrinin doğmasını da onlara borçluyuz. ABD'de sağlık konusundaki tartışmalar devam ederken, Bizans-Ortodoks yaklaşımının onlara bir model sunmasını umuyoruz" diye konuştu.

"Çevrecilik" konusunda da Bartholomeos, insanoğlunun doğaya verdiği yıkıcı zararın giderilmesi çabalarını büyük bir ilgiyle izlediklerini ifade ederken, "Ortodoks Hıristiyanlığın, bu konuda dünyada farkındalık yaratma hususunda önemli ölçüde etik ve ahlaki yönelimi sağlayabileceğini" söyledi.

Doğaya zarar vermenin "günah" olduğuna değinen Bartholomeos, "Yaptığımız her bir hareketin çevreye olan etkisini göz önünde bulundurarak, çocuklarımızın geleceğini düşünmeliyiz. İlk görevimiz, gezegenin kaynaklarını ve armağanlarını en çok kullanan yetişkinler arasında çevre konusundaki farkındalığı artırmak olmalı. İnsan ve çevre arasındaki ilişkinin kalbinde, insanoğlu arasındaki ilişki yatıyor" dedi.
Konuşmasının son bölümünde, tüketimi aza indirgemenin önemine ve aşırı tüketimin zararlı sonuçlarına değinen Bartholomeos, "Bu şekilde kaynakların diğerlerine de kalmasını sağlayabiliriz" ifadesini kullandı.

AA