Geçmişte sultanların, şahların ve kumandanların bile bilinmeyen geleceği keşfetmek için kullandıkları özel falnameler, Washington'da Amerikalıların izlenimine sunuldu.

Serginin kuratörlerinden, Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Başkanı Prof.Dr.Serpil Bağcı, AA muhabirinin sorularını yanıtlarken, falnamelerde İslamiyet öncesi peygamberlerin de bulunmasının sergiyi gezenleri şaşırttığını belirterek, "Çünkü herkes İslamiyetin diğer dinleri kabul ettiğini iyi-kötü biliyor, ama bu kadarını düşünmüyor" dedi.

Sergi, "Falname: Kehanetler Kitabı" adıyla, Washington'daki Smithsonian Arthur Sackler Galerisi'nde açıldı.

Sergide, yüzyıllardan bu yana insanların geleceğe dair meraklarını giderdiği fal inancının görsel metinlerle ifade edildiği İran ve Türkiye'den birbirinden değerli 3 falname kitabının gizemli dünyası aralanıyor.

Falnamelerdeki sanat eseri niteliğindeki özel resimlerin yer aldığı sergide, özellikle Şah Tahmasb'ın ve Kalender Paşa'nın falnameleri dikkat çeken eserler arasında bulunuyor.

Falnamelere dair ilk kez böyle bir serginin açıldığını söyleyen Bağcı, insanoğlunun fal inancının çok eskilere dayandığını ve yüzyıllardır kitaplardan fal bakma yönteminin kullanıldığını anlatarak, sergideki bu kitapların ilginç yönlerine dikkat çektiklerini kaydetti.

Sergideki eserlerin üçte birinin Topkapı Sarayı'ndan geldiğini, bunun yanında Berlin ve New York'tan da iki adet Osmanlı falnamesinin bulunduğunu dile getiren Bağcı, Safevi Tahmasb için yapılmış, metni ve yaprakları tüm Avrupa ve ABD müzelerinde dağınık olarak yer alan falnamenin büyük kısmının da ilk kez bu sergiyle bir araya geldiğini bildirdi.

Bağcı, "Bütün bu dağılmış yaprakları ilk kez bir araya getirmiş olduk, bu çok önemli. Yani birbirlerine kavuştular hiç değilse 3 ay aynı yerde bulunacaklar" dedi.

-FALNAMELERDEN GELECEĞİ OKUMAK-


Bu kitapları "kullanmanın" özel bir seremonisi olduğunu belirten Bağcı, niyet tutulduktan sonra abdest alınıp dua okunduğunu, ardından tesadüfi olarak bir sayfanın açıldığını ve Arap alfabesine uygun yazıldığı için önce sağ sayfadan başlayarak falın okunduğunu kaydetti.
Bağcı, falnamelerden geleceğin okunmasıyla ilgili şunları söyledi:

"Orada kocaman bir resim görüyorsunuz. Esas olan o imgenin size verdiği fal, zaten o imgeyi ilk gördüğünüz anda sizin için o falın uğurlu ya da uğursuz olduğunu anlıyorsunuz. Eğer cehennemse kesinlikle uğursuz, ama Hz. Ali'nin eliyse kesinlikle uğurlu. Resim size yorumlanıyor. Yani şu anda bizim bir falcıya gittiğimizde aklımızda olan aynı sorular, bu kitapları 16. yüzyılda kullanan Osmanlı ya da Safevi sahiplerinin de aklında vardı."

Bağcı, falnamelerin diğer ilginç yönünün de, dileğin olup olmamasını değil, bu isteğin uğurlu veya uğursuz olmasına dikkat çekmesi olduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Belirli bir tarihte veya yerde bu dilek uğurlu ya da uğursuz diyor. Uğurlu da olsa onun olabilmesi için mutlaka sizin iyi bir insan ve iyi bir Müslüman olmanız lazım. Hemen hemen her falın sonunda size namazlarınızı, diğer dini vecibelerinizi aksatmamanızı, fakirlere yardım etmenizi, ailenize saygılı olmanızı öneriyor ki o zaman hak ediyorsunuz diyor."

Bağcı, "Bir de çok önemli şairlerin şiirlerinden, mesela Mevlana'nın Mesnevisi'nden, ünlü İranlı şair Hafız'ın şiirlerinden fal bakılırmış. Orada da yine tesadüfi bir sayfa açıyorsunuz ve o sayfadaki şiiri niyetinize göre yorumluyorsunuz" diye konuştu.

Kitaplardan fal bakmanın İslamiyet öncesi dönemlerden beri var olduğunu, geçmişte insanların falnamelere bakarak geleceklerini okuduklarını anlatan Bağcı, fal okumanın sadece İslamiyet öncesi döneme dayanmadığını, İslamiyet'te de "Kur'an-ı Kerim'den fal bakmanın çok sık uygulanan bir metot" olduğunu belirtti.

-"GEZENLER ÇOK ŞAŞIRIYOR"-

Bağcı, sergideki falnamelerin ilginç görsellikleri ve birbirini hiç tekrarlamayan metinleriyle farklı bir üslup ve özel bir sanat eseri niteliği taşıdığını ifade ederek, şunları kaydetti:

"Bunlar İslam resim sanatı içinde çok özel bir yerde duruyor. Falname resimlerinin çoğunluğu toplama olduğu için genellikle belirli bir coğrafya ve resim üslubu yerleşmemiş. Çünkü normal olarak resimli kitaplarda bir tane özgün metin ve o metne bağlı artık standartlaşmış imgeler vardır. Nasıl Pamuk Prenses 7 Cücenin Walt Disney aracılığıyla bizim zihnimizde bir görsel sahnesi vardır, onun gibi. Ama bunların her biri biricik, kendine özgü, metinleri de öyle, yani aynı resmi Farsça'da ve Türkçe'de bulduğunuzda, ikisi birbirinin tercümesi değil, her biri için yeni bir şey yaratılmış. O bakımdan bunlar minyatür sanatı tarihi içinde çok özel bir yerde duruyorlar."

Bağcı, falnamelerde, en çok Müslümanlık öncesi ve sonrasındaki peygamberlerin tasvirlerinin yer aldığını, ancak İskender, Hızır Aleyhisselam, kahramanlar ve kıyamet gibi konuların da işlendiğini belirtti.

Falnamelerde İslam öncesi peygamberlerin de bulunmasının sergiyi gezenleri şaşırttığını ifade eden Bağcı, şunları söyledi:
"Herkes bu resimlere çok şaşırıyor, özelikle buraya gelen Museviler ve Hristiyanlar. Çünkü, herkes iyi-kötü İslamiyetin diğer dinleri benimsediğini, kabul ettiğini biliyor ama bu kadarını düşünmüyor. Mesela Hz.Süleyman'ın bir Müslüman için bu kadar kutsal peygamber olduğunu bilmezsiniz. O yüzden resimleri gören birçok kişi çok etkileniyor. Zaten Kur'an bütün bu peygamberleri içeren bir metin, ama bu kadar böyle 16. yüzyıl Müslüman hayatının içindeki önemleri burada çok iyi ortaya çıkıyor. Onun için çok şaşırıyor herkes. Bir de kıyamet resimleriyle çok ilgileniyorlar."

Serginin baş kuratörü Masume Ferhad da, sergide yer alan eserlerin, insanların geleceği bilmeye dair ortak arzusuna ve belirsiz bir dünyada korunma ihtiyacına hitap ettiğini söyledi. Ferhad, sergideki eserlerin, onları diğer çağdaş çalışmalardan ayıran bir "temsiliyet" içerdiğini kaydetti.

Amerikalıların yoğun ilgisinin gözlendiği sergi, 24 Ocağa kadar gezilebilecek.

AA