Türkiye ile Ermenistan arasında, sorunların çözümü ve müzakere sürecinin derinleştirilmesini öngören protokollere imza konulması, Türk-Ermeni İş Geliştirme Konseyi tarafından memnuniyetle karşılandı.
TABDC yaptığı açıklamada, iki ülkenin halkları yararına olacak, ekonomik, kültürel ve politik bağları geliştirecek bu gelişmeden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

1997 yılında kurulan TABDC, Türk-Ermeni ilişkilerinin her alanda geliştirilmesi için çabalıyordu.

"Türk-Ermeni Barışı İçin Aşırı Uçların Etkisi Altında Kalınmamalı"

Türk Ermeni İş Konseyi Eş-Başkanı Kaan Soyak, basın açıklamasında belirtilen konular dışında gelişmeler ve tepki gösteren diaspora Ermenileri hakkında şu değerlendirmeyi yaptı:

İki Ülke arasındaki barış ve gelişen süreç Kafkasya barışını da getirecektir. Azerbaycan için de olumlu gelişmeler olması, bu üç devletin iyi komşuluk ilişkilerini zorunlu kılacaktır.

Kaan Soyak'a göre; diasporanın yüzde 20'nin sesi çıkıyor ve büyük çoğunluk sesssiz durumda olup protokole karşı değiller. İmzaları engelleyemeyen diasporanın bir sonraki aşamada Sarkisyan yönetimini iş başından uzaklaştırabilme girişimleri olabileceğini fakat buna ihtimal vermediğini ifade ediyor.

Sarkisyan yönetiminin imzadan sonra içinde bulunduğu koşullar daha da zorlaşacak.

Özellikle diasporanın aşırı milliyetçi kesimi bu protokolun yürürlüğe girmemesi ve Sarkisyan’ın devrilmesi için ellerinden geleni yapacaklar. Her iki devletin hükümetlerinin aşırı uçlarından gelecek tepkilere ortak tepki vermeleri önem taşıyor. İki toplumun ve Devletlerin ortak barış ve düşmanlıklardan uzak geleceği ancak süreci istikrarla sürdürmeleri ile oluşabilir.

Diasporanın bir kısmı ne olursa olsun protokole karşı çıkmaya devam edip iki ülkenin anlaşma yapmaması için mücadelelerini sonuna kadar sürdürecektir.  Diğerleri ise prensipte protokolü desteklerlerken temkinli olarak hareket edecek ve gelişmeleri izleyecektir. Bu "sessiz çoğunluk"un durumu bence çok önemli çünkü iki hükümet ne kadar sağlam duruş sergileyip, blikte hareket ederse, gidişata destek ve katılımlar artacaktır. Bu durum çok şeyi değiştirebilir. Geriye kalan yüzde yirmilik aşırı milliyetçi diasporave taviz vermeyen kesimlerin davranışları devam etse bile, büyük çoğunluğun önüne geçemeyecektir. Diasporanın aşırı uçları bu konuyla beslenen ve değişmesi zor kesimlerdir aynı zamanda itiraz ve suçlama, normalleşmeye karşı durma dışında başka çözüm önerileri de olmayan kişiler. Bu aşırı uçlar her iki tarafta da hep var olabilir fakat önemli olan büyük makul çoğunluğun barışa inanmasıdır.

Bir diğer dikkat çektiği nokta, Ermenistan'ın Ermeni diasporasının desteğiyle kurulmadığı ve kendi bağımsızlığını aldığı gerçeği. Diasporanın Ermenistan üstünde etkisinin artması mali alarak da desteklemesi, Türkiye-Ermenistan sınırının kapanması ile artmıştır. Devleti kurduran diaspora değildir.

Fotoğraflar: AA