Bugün (20 Nisan 2018 Cuma); yaratılmışların en aziz, en şerefli, en güzeli ve en büyüğü, Allah'ın Habîbi, kâinâtın efendisi, Peygamberlerin sonuncusu, Peygamber Efendimiz Hazret-i Muhammed Mustafa'nın (s.a.v.) dünyâ’yı teşriflerinin, asıl ifâdesi ile; Mekke ufuklarında doğan Şems-i Muhammedî’nin bütün kâinâtı aydınlatıp, nurlandırmasının sene-i devriyesidir.

Miladî takvime göre; mevsimlerin en güzelinde (20 Nisan 571) gerçekleşen kâinâtın en büyük, en aziz, en şerefli, en güzel doğumunun yıl dönümü münâsebeti ile; Allah’ın son Peygamberi, Peygamber Efendimiz Muhammed aleyhisselâm hakkında bilinmesi zarûrî olan bilgileri bir kere daha hatırlamak ve hatırlatmak yerinde olacaktır.

PEYGAMBERLER, VAZİFELERİ VE BAŞLICA ÖZELLİKLERİ 

Peygamberler: Allah-ü Teâlâ’nın kulları (insanlar ve cinler) için koyduğu hükümler topluluğu olan emir ve yasakları,  gönderildikleri topluluğa tebliğ etmek, yaşayarak öğretmek üzere seçip gönderdiği özel insanlardır.​

Peygamberler (aleyhimüs-selâm) insandır, ancak gönderildiği dönemdeki diğer insanlardan başlıca beş özel üstünlüğe sâhiptirler.  

​1- Sıdık; bütün Peygamberler doğru sözlüdürler. Aslâ yalan konuşmamışlardır, konuşmazlar.

​2- Emânet; Peygamberler son derece güvenilir insanlardır.

​3- Tebliğ; Peygamberler Allah’dan aldıkları emir ve yasakları her hal ve şartta ümmetlerine noksansız tebliğ ederler, zor da ve kolay da vazîfesini yapmaktan çekinmezler.

​4- Fetânet; Peygamberler son derece akıllı ve zeki insanlardır.

​5- Ismet; Peygamberler günah işlemezler, günah işlemekten Allah tarafından korunmuşlardır..

Allâh-ü Teâlâ Peygamberleri’ni sözü ve fi‘li bir olan özel kulları arasından seçmiş, her birerini “Re'fet ve Rahmet” sıfatlarına mazhar kılarak kimisini Nebî ve kimisini hem Nebi, hem Rasûl olarak göndermiş, Din ve dünyâ işlerinde Peygamberlere itâat edilmesini emretmiş, dünyâ ve âhiret huzur ve saadeti için onların sîret ve sünnetlerine uyulmanın şart olduğunu bildirmiştir. 

Yüce Allah; Peygamberlere itâatı Zâtına ulaştıran yol kılıp: “Her kim ki Peygamberinin emrine uyarsa, Allâh’ın emrine uymuş, hakkıyla itâat etmiş olur (Nisâ: 80)” buyurmuştur.

İnsanlık tarihi boyunca Allah-ü Teâlâ tarafından seçilerek gönderilen Peygamberlerin ilk’i Âdem aleyhis-selâm, sonuncusu Muhammed akeyhis-selâmdır. 

Bunların arasında ne kadar Peygamber gelip geçmiş, adedlerini kesin olarak bilmediğimiz bütün Peygamberler hak’dır. 

Sözün özü; Peygamberlerin (aleyhimüs-selâm) kesin adedlerini ancak Yüce Allah bilir. 

Bununla berâber; Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) kendinden evvel gelip geçmiş Peygamberlerin adedlerinin yüz yirmi dört bin veya ikiyüz yirmi dört bin olduğunu söylediğine dâir rivâyetler mevcutdur.

Peygamberin (aleyhimüs-selâm) ilk’i Âdem (a.s.),nsonuncusu ise; şeksiz, şüphesiz Muhammed aleyhisselâm’dır. 

Son Peygamber Muhammed aleyhis-selâm’dan sonra, kıyâmet gününe kadar başka Peygamber gelmeyeceğini bildiren de bizzat Allah-ü Teâlâ hazretleridir.

​Durum böyle olunca; yani kendisi son Peygamber, getirdiği Din, son Hak Din, getirdiği Dînin hükümlerini bildiren kitap, son Hak Kitap olduğuna göre, O’nun (s.a.v.) Nübüvvet ve Risâletinin devâm ettiği dönem de yaşayan her mükellef insanın, Muhammed aleyhis-selâmı bilmesi, tanıması, inanması ve sevmesi şarttır.​ 

Gerek bu dünyâ da, gerekse ebedî olan âhiret hayâtında şerefli, faziletli ve iyi insan olabilmek; âlemlere rahmet olarak gönderilmiş bulunan son Peygamber Muhammed aleyihis-selâm’ı  iyi bilmek, iyi anlamak, O’nu (s.a.v.) ve ehl-i beytini sevmek ve O’na (s.a.v:) hakîki ümmet olmakla yani O’nun yolunda gitmekle mümkündür. ​

MUHAMMED ALEYHİS-SELAM VE HAYATI

Son Peygamber Muhammed aleyhisselâm; hem babası, hem de annesi tarafından sülâleleri İbrâhim aleyhisselâm’ın oğlu İsmâil aleyhisselâma dayanan Arap kavminin Kureyş kabîlesinin ileri gelenlerinden idi. ​ ​​

Son Peygamberiğn adı: Muhammed (s.a.v.), 

​Babasının adı Abdullah, Annesinin adı Âmine'dir. ​

Ana rahminde yedi aylık iken babası vefat etmiştir. ​

Milâdî, 571 senesi Nisan ayının yirminci, Kamerî aylardan Rebîul-evvel ayının onikinci (Pazartesi) gecesi sabaha karşı Mekke'de dünyâ’ya gelmiştir.

Dört yaşına kadar bir süt annenin yanında kalmıştır.

Süt annesininin adı Halîme Hâtundur.​ 

​Altı yaşında iken annesi Âmine Hâtun vefât etmiştir.

​Altı yaşlarındayken Ana’dan öksüz, babadan yetim kalan O azîz çocuğu (s.a.v.) dedesi Abdulmuttalip yanına almıştır.

​Sekiz yaşına geldiğinde çok sevdiği dedesi Abdulmuttalip de vefât etmiştir.

​Bunun üzerine, amcası Ebû Tâlib (Hazreti Ali (k.v.)’nin babası) yanına (maddî olarak himâyesine) almış ve vefât edinceye kadar öz evlâdı gibi bakmıştır. ​   ​

​MUHAMMED ALEYHİSSELÂMIN ÇOCUKLUK VE ​​​​​GENÇLİK YILLARI

​Son Peygamber Muhammed aleyhisselâm’ın çocukluk ve gençlik zamanları, bekârlık-evlilik devirleri, hâsılı bütün hayâtı hiç bir insana nasip olmayan fazilet ve kemâlât (üstünlük ve herkes tarafından imrenilen büyük bir olgunluk) ile geçmiştir.  Putperestlik ve küfrün her tarafa hâkim olduğu büyük bir fetret devrinde doğup büyümesine rağmen, hiç bir zaman putlara tapmamış, çocukluğundan beri onları hiç sevmemiştir. ​Allah tarafından kendisine Peygamberlik vazifesi verilinceye kadar, büyük babası İbrahim aleyhisselâm'ın Şerîatı olan Hanîf Dîni üzere tertemiz bir hayat yaşamıştır. 

25 yaşına geldiğinde, kendisinden 15 yaş büyük olan Hatîcet-ül Kübrâ (r.a.) ile evlenmiş olup 25 sene berâber hayât sürmüşlerdir. 

Peygamberimiz’in (s.a.v.) üç erkek, dört kız olmak üzere yedi evlâdından altısı Hatîcet-ül Kübrâ (r.a.) dan dünyâya gelmiş, yalnızca biri (İbrâhim (r.a.) Hazreti Mâriye (r.a.)’den  dünyâya gelmiştir.​

Peygamberimiz’in (s.a.v.) Erkek evladları: 1-Kâsım, 2-Abdullah (diğer adı Tayyib), 3- İbrâhim (radıyAllahü anhüm) hazretleridir.​

Kız Evladları: 1- Zeynep, 2- Rukiyye, 3-Ümmü Gülsüm, 4- Fâtıma (radıyAllahü anhünne)’dir.​ 

Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) evladlarınından Hazreti Fatımâ’dan başka hepsi kendisinden evvel vefât etmişlerdir.​Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in yalnızca bir kızından, Hazreti Fâtıma (r.a.)’nın Hazreti  Ali (k.v.) ile evliliğinden Hasan ve Hüseyin adlarında iki torunu dünyâ’ya gelmiş ve Nesl-i Pâk-i Muhammedî bu evlilikten devâm etmitir.​

Muhammed aleyhisselâm, gençlik yıllarında zaman zaman, özellikle 33 yaşından i’tibâren yedi yıl daka sık olmak üzere, Mekke'nin yakınında bulunan Hira dağına gider, Allâh'ın kudret ve büyüklüğünü düşünürdü.  Allâh'ın kendisine tâ ezelde ihsân ettiği aşk ile muhabbet denizine açılır, kalbinde yanan tevhid nûrunun pırıltıları içinde tefekkür’e dalar, (insanlığın hâlini düşünür, zihin yorar) Allâh'ı zikrederdi.

​Kırk yaşına geldiğinde, yine bir gün Hıra mağarasında tefekkür hâlindeyken vahiy Meleği Cebrâil aleyhisselâm gelerek, son Peygamber olarak vazifelendirildiğini tebliğ etti. ​​Peygamber Efendimiz sallAllahü aleyhi vesellem, Yüce Allah’ın son ve ekmel Dîni İslâm’ı, insanlara öğretmek üzere seçip gönderdiği son ve en büyük Peygamberi olarak 23 sene Peygamberlik yapmıştır.

​Nübüvvet ve Risâletinin on üç senesi Mekke-i Mükerreme’de geçmiştir. Gerçekten çok zor şartlar altında geçen Mekke döneminde, ağırlıklı olarak İslâm Dîni’nin îman esaslarını tebliğ etmiş, Allah’ın emirlerini bildirmiştir.​ 

53 yaşındayken (622 yılında) Medine-i Münevvere şehrine hicret etmiş, 10 sene de orada Peygamberlik vazifesini yapmış, insanlara İslâm Dîninin bütün hükümlerini tebliğ edip bildirdikten, kendisine de üzerindeki İlahî ni’metlerin tamamlandığı Allah tarafından bildirildikten sonra, 63 yaşında iken 632 senesinde  âhirete irtihâl eylemiştir.

​Rasûlüllah Efendimiz Hazretleri’nin dünyâyı teşrifleri Rebîul-evvel ayının 12’nci  Pazartesi gecesi sabaha karşı olduğu gibi, âlem-i bakâya irtihalleri de yine bir Rebîul-evvel ayının 12’nci ve Pazartesi günü olmuştur.

​Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) bir çok güzel ismi vardır. Ancak bunlardan dördünü bilmek her Müslüman üzerine bir vecîbedir. Bunlar; Muhammed, Mustafa, Ahmed ve Mahmud’dur. 

​En çok kullanılan, en meşhur ismi ise; “Muhammed Mustafa” sallAllahü aleyhi ve sellem’dir.​ 

Essalâm-ü aleyke eyyühen-Nebiyyü ve Rahmetüllahi ve Berekâtühü. 

Binlerce salât Sana, selâm Sana ey Allâh'ın Rasûlü.