22 Mart 2018 Perşembe’yi Cuma’ya bağlayan gece  mübârek Regâib Kandili'ni idrâk etmiş olacağız.

Rahmet ve merhameti sınırsız olan Yüce Allah (c.c.); Mü'min kullarına husûsî bir ikrâm olmak üzerer maddî-mâ'nevî eşsiz kazanç mevsimileri ve fazîleti pek büyük gün ve geceler ihsan buyurmuştur. Bunlardan biri de Receb Ayının ilk Cuma gecesi olan Regâib Kandili'dir.

 Muhbir-i Sâdık olan Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuşlardır.

"Sene içerisinde duâların reddedilmeyip kabul olunduğu beş mübârek ve büyük gece vardır. Bunlardan biri Receb ayı'nın ilk Cuma gececesi (Regâib Kandili)'dir. 

Receb'in ilk Cuma gecesinden gâfil olmayınız. Çünkü bu geceye Melekler Regâib ismini vermiştir.

Bu gecenin üçte biri olduğunda gök yüzünde ve yer yüzünde hiç bir Melek kalmaz, hepsi Ka’be’de ve o’nun etrâfında toplanır. Cenâb-ı Hak niçin toplandıklarını ve niyetlerini hakkıyla bildiği halde onlara sorar: “Ey Meleklerim! Ne sitiyorsunuz? Dilediğinizi benden isteyiniz” buyurur.  Onlar da ‘Ey Rabb’imiz! Senden isteğimiz, Receb ayında Oruc tutanları bağışlamandır.” derler.

Bunun üzerine Allâh-ü Teâlâ: “Ey Meleklerim şâhid olun. Receb ayında, benim rızam için Oruc tutanları bağışladım.”  buyurur mjdesini vermişlerdir.

REGÂİB GECESİNDE HÂCET NAMAZI

Regâib Gecesi, Akşam ile Yatsı arasında 12 rek’at “Hâcet Namazı” kılınması önemle tavsiye olunmuş ve büyük sevâbı olduğu bildirilmiştir.

İki rek’atte bir selâm verilerek kılınacak bu Namaz'da, her rek’atte “Fâtihâ”dan sonra 3 kere İnnâ Enzelnâhü” Sûre-i Celîlesi, 12  kere de İhlâs-ı Şerif”  “KulhüvAllahü ehad” okunur. Namazdan sonra;

7 defa “Salât-ı Ümmiye: Allahümme Salli alâ Seyyidinâ Muhammedin’in-Nebiyyi’l-Ümmiyyi ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim” okunup secdeye varılır.

Secdede; 70 defa “Subbûhun Kuddûsün Rabbünâ ve Rabbü’l-Melâiketi ve’r-Rûh” okunur.

Secdeden kalkılır, 1 defa “Rabbiğfir ver-ham ve tecâvez ammâ ta’lem inneke ente’l-eazzü’l-ekrem” duâsı okunur.

Tekrar secdeye varılıp yine 70 defa “Subbûhun Kuddûsün Rabbünâ ve Rabbü’l-Melâiketi ve’r-Rûh” okunur.  Secdeden kalkılıp duâ yapılır.

Allah-ü Teâlâ’ya gönülden yapılacak ilticâlara ilâve olarak; Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in Recep ayında sıkça okuduğu “Allahümme bârik lenâ Recebe ve Şa’bân ve belliğnâ Ramazan” duâsını da üç kere okumalıdır.

RECEB AYI VE FAZİLETİ HAKKINDA HADİS-İ ŞERİFLER

Taberâninin “Kebir”inde kaydettiği, Said ibni Ebû Râşid (r.a.)’in rivâyet ettiği bir Hadisi Şerifte Peygamber Efendimiz  (s.a.v) şöyle buyurmuşlardır.

 “Receb büyük bir aydır. Allah (c.c.) bu ayda hasenâtı kat kat eder (yapılan iyiliklerin karşışığını çok fazlasıla ikrâm ve ihsân eder.)

Kim Receb’den bir gün Oruc tutarsa, sanki bir sene Oruc tutmuş gibi olur. Kim ondan yedi gün Oruc tutarsa, ona cehennem kapıları kapanır. Kim ondan sekiz gün Oruc tutarsa ona sekiz Cennetin kapısı açılır.

Kim ondan on gün Oruc tutarsa, Allah ona istediğini verir.

Kim ondan onbeş gün Oruc tutarsa, semâdan bir münâdî şöyle seslenir: “Geçmişin affolundu. Amellere yeniden başla”. Kim artırırsa, Allah da onu artırır.

Allah-ü Teâla Receb ayında Nuh (a.s.) ı gemiye bindirdi. Ve o Receb ayını Oruclu geçirdi. Yanındakilere de Oruc tutmalarını emretti. Onlarla gemi altı ay seyretti. Bunun sonu aşûre günüdür.

Ve gemi “Cûdi” dağına indirildi. O gün de Nuh (a.s.), yanındaki insanlar ve hayvanlar hepsi, Aziz ve Celîl olan Allah için, şükür olarak Oruclu idiler.

Allah, denizi benî isrâil için aşûre gününde yardı.

Ve yine aşûre gününde Allah (z.c.h.z.) leri Âdem (a.s.)'ın tevbesini ve Yunus (a.s.)ın şehrinin halkının tevbesini de kabul etti. İbrâhim (a.s.) de o günde doğdu.

Receb “Haram” aylardandır ve onun günleri altıncı kat semânın kapıları üzerinde yazılıdır.

Bir kimse onda bir gün Oruc tutar ve bu Orucunu Allah'ın takvâsı içinde ikmâl ederse, o kapı ve günler dile gelerek; “Yâ Rabbi onu bağışla” diye duâ ve niyâz ederler.

Şâyet orucunu takvâ üzerine tamamlamazsa istiğfâr etmezler ve “nefsin sana oyun etti” derler.

Recep ayının birinci günü Oruc tutanlara 3 senelik, ikinci günü Oruc tutanlara 2 senelik, üçüncü günü Oruc tutanlara ise bir senelik, üç günden sonra her güne birer ay nâfile Oruc sevâbı verilir.      

Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) Medine hayâtı boyunca, gece gündüz yanında ve hizmetinde bulunma şerefinin sâhibi olan Hazreti Enes (r.a.) diyor ki:

“Allah’ın  Rasûlü  (s.a.v.) Ramazan ayı dışında en fazla Receb ve Şâban aylarında oruç tutarlardı”.

Binâenaleyh, sağlığı ve durumu müsâit olanların, bu mübârek ay’da mümkün olduğu kadar çok Oruc tutmaya gayret etmeleri, hiç olmazsa; “Eyyâm-ı Bîd” yani ayın 13, 14 ve 15’inci günlerinde de Oruc tutmaları tavsiye edilmiştir. 

Ayrıca; Eyyâm-ı Bîd'da Oruc tutmak mühim bir sünnet-i seniyyeyi yerine getirmek olduğundan, nice hastalıklardan biiznillah şifâ bulunacağı da müjdelenmiştir.

Yine Hazreti Enes (r.a.) diyor ki; Allah’ın Rasûlü  (s.a.v.);  Receb ayı girdiğinde , “Allahım bize Receb ve Şâban’ı mübârek kıl ve bizi Ramazan’a  ulaştır.”  duâsını çok okurlardı.  

Dolayısıyla, O büyük Peygamberin (s.a.v.) ümmetleri  olarak bizlerin de, Receb ve Şa’ban ayı boyunca bu duâ’yı çok okumamız icabettiği açıktır.

REGÂİB KANDİLİNİ İYİ DEĞERLENDİRMEK İÇİN

Allah Rasûl'ü Efendimiz'in (s.a.v.):"Receb'in ilk Cuma gecesinden gâfil olmayınız. Çünkü bu geceye Melekler Regâib ismini vermiştir." buyurduğu Regâib Gecesinde; özellikle ve öncelikle anne ve babalarımız başta olmak üzere, büyüklerimize saygı ile, küçüklerimize sevgi ile, Din kardeşlerimize muhabbetle yaklaşalım. Gönül kırmamaya dikkat edip, gönül almaya çalışalım. Afvımız ve kabirde bulunan yakınlarımızın afvi için Allah’a yalvarıp, göz yaşları dökmeye gayret edelim.

Namaz borçlarımız için kazâ namazları (hiç olmazsa bir günlük), Rabbimiz'e yakın olmak ve rızâsını kazanmak için de nâfile namazlar kılalım.

Allah’ın Kitâbı Hazret-i Kur’ân'ı kendimize şefâatci kılmak, şikâyetinden emîn olmak için Kur’ân okuyalım. Kur’ân okumasını bilmiyorsak, bildiğimiz Sûreleri, bilhassa; Zâtı-ı İlahî'den bahseden İhlâs (Kul HüvAllahü Ehad) Sûresini mümkün olduğu kadar çok okumaya çalışalım. Unutmayalım! İhlâs Süresini çok okumak Cennete girmeye vesîledir. 

Nitekim; Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) huzûruna bir adam gelerek; Yâ RasûlAllah! Ben "KulhüvAllahü ehad" Sûresini (okumayı) seviyorum" demiş. Rasûlüllah Efendimiz (s.a.v.) Hazretleri de: O'na olan sevgin seni Cennet'e girdirir " buyurmuşlardır.

Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.): Size dilde hafîf, (okunması, söylenmesi kolay) sevâbı mîzanda (hesap gününde amellerin tartılacağı terazide) pek ağır olan şu beş şey'i; "SübhânAllahi ve lâ İlâhe illAllahü vAllahü Ekber ve lâ havle velâ kuvvete illâ billâh" (okumanızı) tavsiye ederim" buyurmuşlardır. 

Binâenaleyh; hepimizin kolaylıkla okuyabileceğimiz; “SübhânAllahi ve bihamdihi SübhânAllahil-Azîm” tesbihini okuyalım. 

Her zaman, her fırsatta, bilhassa mübârek gün ve gecelerde mümkün olduğu kadar çok İstiğfâr okumaya gayret edelim. “Estağfirullah el Azîm ve etûbü ileyk” diyelim. 

Rasûl-i Ekrem ve Nebiy-yi Muhterem Efendimiz'in (s.a.v.): Receb Ayında çokca istiğfâr ediniz. Allah-ü Teâlâ'nın bu ay'ın her ânında cehennem'den âzâd ettiği kulları vardır. Muhakkak Allah-ü Teâlâ'nın (Cennet'de yarattığı) öyle köşkler vardır ki, oraya ancak Receb ayında Oruc tutanlar girebilir." buyurduğunu unutmayalım.

Muhakkak Allah-ü Teâlâ ve Melekleri tarafından Nebî aleyhis-selâm üzerine salât-ü selâm okunduğu, Yüce Allah tarafından Mü'minlere de tam bir teslîmiyyetle salât-ü selâm okumaları emrolunduğu cihetle; "Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed” diyerek, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) üzerine bol bol salât-ü selâm getirelim.

Ayrıca; imkânlarımız nisbetinde hayr-u hasenât yapalım. Önce varsa, muhtaç olan akrabalarımızdan başlayarak, dul, yetim ve yoksulları, özellikle de çocukları sevindirelim ki, Allah’ın rızâsına nâil olabilelim.

İdrâk ettiğimiz bu mübârek gecenin hayır ve bereketinden istifâde etmek için bu geceyi yapabildiğimiz kadar ibâdetlerle geçirmeye, milletimizin, memleketimizin ve Müslümanların selâmet ve saâdeti, bilhassa; vatan ve mukaddesâtımızın müdâfaa ve muhafazası için hudud ve cephelerde görev yapan vatan evladlarına Yüce Allah'ın yardım etmesi, koruması ve zafer vermesi için duâ ederek ihyâ etmeye çalışmalıyız..​

Regâib Kandiliniz Mübârek, Allah’ın rahmet ve bereketi sizin, âilenizin ve bütün Mü’minlerin üzerine olsun… ​

Ey Rabbimiz!, Bize dünyâda da güzellik ver, âhirette de güzellik ver. (Rahmetinle) bizi cehennem azâbından koru. Duâ ve ibâdetlerimizi, hatâ ve kusurlarımıza bakmadan, Dergâ-ı Izzetinde en güzel şekilde kabûl eyle....     Âmîn ...