Bu bölümde, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) üzerine salât-ü selâm "Salavât-ı Şerîfe" okumanın, okumaya devâm etmenin faydaları ve kazandıracakları üzerinde durmaya çalışacağız... İyi bilinmeli ve unutulmamalıdır ki; Peygamber Efendimiz (s.a.v.) üzerine salât-ü selâm okumanın önemi, okumaya devâm etmenin faydaları ve kazandıracakları ifâde edilemeyecek, anlatılamayacak kadar fazla olduğu gibi, şefâat'ı Rasûlüllah'ı hak etmenin de en kısa ve garantili yoludur. 

Zirâ; Sâdık-ul Vâ'd-ül Emîn olan Peygamber Efendimiz sallAllahü aleyi vesellem: "Kim sabah on defa, akşam on defa Bana salevât okursa, kıyâmet günü şefâatime nâil olur.” buyurmuşlardır.

Binâenaleyh; İnananların her gün, özellikle günlerin efendisi olan Cuma günlerinde, yaratılmışların efendisi olan Peygamber Efendimiz'e (s.a.v.) mümkün olduğu kadar çok Salat-ü Selâm okumalarının önemi ve kazandıracağı sevap ve derece ifâde edilemeyecek kadar fazladır.

Bal arılarının okuduğu Salavât-ı Şerîfe'nin bereketi ile, ham ve acı şurub'u tatlandıran, şifâ kaynağı "bal" hâline getiren Yüce Allah (c.c.); Habîb-i Azîz-i Muhammed Mustafa aleyhi ekmelüt-tahıyye üzerine Salât-ü Selâm okumaya devâm eden Mü'min kullarının hayâtlarını da; Habîbi yüzü suyu hürmetine bal gibi tatlandıracak, dünyâ'da huzur, ukbâ'da ebedî saâdete kavuşturacaktır. 

Âlemlere Rahmet olarak gönderilmiş bulunan Peygamber Efendimiz (s.a.v.) üzerine Salavât-i Şerîfe okumaya kim ne kadar çok devâm ederse, Allah'ın izni, Rasûlüllah'ın (s.a.v.) şefâatı ve Salavât-ı Şerife'nin bereketi ile hayatları o nisbette dû cihan'da (hem dünyâ'da, hem de ebedî olan âhiret hayâtında) huzurlu, mes'ûd, bal gibi tatlı olacaktır...
 
PEYGAMBER (S.A.V.) ÜZERİNE SALÂT-Ü SELÂM OKUMANIN KAZANDIRACAKLARI
 
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) üzerine salât-ü selâm okumaya devâm edenlere kazandıracakları hakkında, İrfan ehli âlimler şöyle bir tasnîf yapmışlardır. 

1. Allâh-ü Teâlâ’nın rahmetine sebep olur.

2. Rasûlüllah Efendimiz’in (s.a.v.) şefâatine kavuşturur.

3. Melâike-i Kirâm’a uyulmuş olur. Meleklerin Peygamberimiz’e (s.a.v.) salât ve selâm getirdikleri, Âyet-i Kerîme ile sâbitdir. 
4. Münâfıklara ve kâfirlere muhâlefet edilmiş olur. 

5. Günâhların affına vesîledir. Nitekim, Peygamberimiz (s.a.v.): "Kim bana Cuma günü seksen salevât okursa seksen yıllık küçük günâhları bağışlanır.” buyurmuşlardır.

6. İhtiyaçların karşılanmasına sebeptir. Zîra, Peygamberimiz (s.a.v.): “Kimin bir ihtiyâcı olursa, Bana salevât okumayı çoğaltsın. Zîrâ onunla müşkilleri çözülür, başındaki belâlar açılır, hüzün ve üzüntüleri gider, rızkı artar.” buyurmuşlardır.

7. Zâhiri ve bâtını (içi, dışı) nurlandırır. Çünki, Peygamberimiz (s.a.v.) “Kim bana çok salevât okursa Allâh-ü Teâlâ onun kalbini nurlandırır. Zîrâ günâhlar kalbi karartan noktalar gibidir. Kul bir günâh işlediğinde kalbinde siyah bir nokta olur. Günâha devâm ettikçe noktalar büyür ve nihâyet kalbin tamamını kaplar. Kulun lisânı salevât-ı şerîfeye devâm ettiği müddetçe, günâhları dağlar kadar da olsa bağışlanır. Günâhı bağışlanınca kalbindeki o siyah noktalar da gider ve nurlanmaya başlar." buyurmuşlardır.

8. Cehennem azâbından kurtuluşa sebeptir. Zirâ, Peygamberimiz (s.a.v.): “Bana salevât okumak sırât üzerinde nurdur. "Sırat üstünde nur ehlinden olan, cehennem ehlinden olmaz" buyurmuşlardır..

9. Gaffâr (mağfireti çok olan) Allâh-ü Teâlâ’nın selâmına nâil kılar, rahmetine, selâm evi olan Cennetine kavuşturur.

Abdurrahmân bin Avf (r.a.)'dan rivâyet olunduğuna göre; Allâh-ü Teâlâ Habîbi Muhammed Mustafâ’ya (s.a.v.): "Sana salevât getirene Ben de salevât (rahmet) ederim. Sana selâm edene Ben de selâm ederim.” buyurmuşlar; bunun üzerine Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şükür secdesine vamıştır."   
Ayrıca; Kur'ân-i Kerîm'in kalbi olan Yâsîn-i Şerîf'te Yüce Allah: "Şüphesiz ki Cennetlikler, o gün (Cennete girdikleri vakit) pek güzel bir eğlence içinde olacaklar, kendileri ve zevceleri (eşleri) gölgelerde, tahtlar üzerinde yaslanmış olarak, istedikleri gibi zevk-ü sefâ sürecekler. Onlar için orada meyveler var. Ayrıca orada ne isterlerse (canları neyi çekerse) hepsi var. Rahîm (esirgemesi merhameti sınırsız) olan Rabb’inden bir de selâm (huzur, rahatlık,emniyet) vardır .” buyurmaktadır.  (Yâsîn: 55-58)
 
ALLAH-Ü TEÂLÂ PEYGAMBER'İNE (A.S.) HÜRMETİ EMRETMİŞ VE İKİ HALDE BEYAN BUYURMUŞTUR
 
Yüce Allah (c.c.) Habîb'i Muhammed aleyhisselâm'a ihtirâmı (yaratılmışların göstermesi gereken hürmet ve ta'zîmi) iki halde beyân buyurmuştur. 
Birincisi Mele-i Â'lâ' da (yüce makam ve âlemlerde), ikincisi ise mele-i ednâ'da (aşağı âlemlerde) dir.​
 
MELE-İ Â'LÂ'DAKİ İHTİRAM
 
Yüce makam ve âlemlerdeki ihtiram; "İnnAllahe ve Melâiketehû yusallûne alen-Nebiyyi: Muhakkak Allah-ü Teâlâ ve Melekleri Nebî (Muhammed a.s.) üzerine salât ederler" Kavl-i Şerif-i ile beyân buyurulmuştur. ​​

Allah-ü Teâlâ rahmet ve ni'met vermesi ile, Melekler istiğfarları (ümmeti Muhammedin bağışlanmasını dilemeleri) ile, Peygamber’e (a.s.) dâimâ ikrâm ve yardım etmektedirler.​

Âyet-i Kerîme’deki "Salât”ın yani Muhakkak Allah-ü Teâlâ ve Melekleri Nebi (Muhammed a.s.) üzerine salât ederler’in mânâsı: “Allah'tan rahmet yani Rasûlüllah (s.a.v.) üzerine Rahmet-i İlahînin her dâim inmesi ve ziyâdeleşmesi, Allah-ü Teâla katındaki yüce makâmının her an daha yücelmesi, Meleklerden istiğfar; O şanlı Peygamber’in (a.s.v.) ümmetinin günâhlarının bağışlanmasını dilemeleri, Mü'minlerden ise duâ; O şanlı Peygamberi (a.s.v.) hürmet ile selâmlamak ve itâat etmek” demektir.

 "Sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için, üzerinize Melekleri ile berâber rahmetini gönderen Allah'tır." (Ahzab: 43) Kavl-i Kerimi de bu ifâdelere delildir. 
  
MELE-İ EDNÂ'DAKİ İHTİRAM     
  ​
Muhammed aleyhisselâm'a ihtirâmın, inananlar tarfından göstermesi gereken hürmet ve ta'zîmin ikinci merhalesi; mele-i ednâ'da (yer yüzünde bulunan ins ve cinnden olan bütün mükelleflerin) o şanlı Peygamber'e (a.s.) ihtirâmlarının, îman ile saygılı olmalarının, mübârek ismini duydukları zaman; "Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed, veya Aleyhissalâtü ves-selâm " demelerinin vâcip, yerine getirilmesi önemli bir vazife olduğunu beyan buyurmak üzere; "Yâ eyyühellezîne âmenû sallû aleyhi ve sellimû teslîmâ: Ey îman edenler! Sizler de O şanlı Nebî’ye salat ve selâm getirin, (hürmetle) selâmlayarak (emirlerine itâat edin) teslim olun". Kavl-i Şerif-i ile zikir ve beyân buyurulmuştur.      
 
Ey îman edenler! Sizler O’na (a.s.v.) salât ve selâm getirin, hürmetle selâmlayarak teslim olun gibi duâlarla O’nun (a.s.v.) üzerine Allah'ın salavâtını, rahmetini ve bereketlerini niyâz edin. ​

Ve selâm vererek O’na (a.s.v.) hürmet edin. Ve bir mânâya göre, hiç incitmeyerek teslim olun, O'na (a.s.v.) tam olarak itâat edin. ​O şanlı Peygamber (s.a.v.) Allah’dan neyi getirip tebliğ buyurmuş ise, gönül hoşluğu ile kabul edin ve gereğini seve seve, samîmiyetle yerine getirin.   
Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammedin elfe elfin...
 
İnşâllah bundan sonraki bölümdep; Peygamber aleyhis-selâm üzerine Salât-ü Selâm okumanın Yüce Allah'ın inanan kullarına emirlerinden bir emir olduğunun izâhı ve Şer'î delilleri üzerinde durmaya çalışacağız...