İnsanlık tarihi boyunca; eşi-benzeri görülmemiş ve kıyâmet sabahına kadar da görülmeyecek olan, âlem'de en büyük, en mübârek, en aziz, en şerefli doğum'a sahne olan, Allah'ın Habîbi, Peygamberler'in (aleyhimüs-selâm) İmâmı, Azîz Peygamberimiz Hazret-i Muhammed Mustafa sallAllahü aleyhi ekmelüt-tahıyye Efendimiz'in dünyâ'yı şereflendirdikleri Rebîul-evvel ayı'nı (1 Rabîul-evvel 1439'u) idâk etmiş bulunuyoruz.
Âdem oğlunun en aziz, en yüce ve en şereflisinin doğumu ile âlemleri nurlandıran Rebîul-evvel ayına, sağlık ve âfiyet üzere bir kere daha kavuşturan Yüce Allah'a, Zâtının seveceği ve râzı olacağı şekilde hamd-ü senâlar olsun.

Allah'ın habîbi ve Peygamberlerin imâmı, efendisi ve sonuncusu Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafâ sallAllahü aleyhi ve sellem, cemî-i ehl-i beyt ve eshâb-ı güzîni ve kıyâmete kadar nurlu izinde gidenler üzerine ekmel ve etemm tahiyyât, salât-ü selâm ve hâlis ihtirâmlar olsun.

Bizi; meccânen Din'i İslâm'a mensup ve Peygamberi Muhammed aleyhisselâm'a ümmet kılan Yüce Rabbimiz'e lütfettiği bu büyük ni'met için Zâtına lâyık şekilde nasıl kabul buyurursa, öyle ve hudutsuz hamd-ü senâ ve şükürler olsun.
 
Son nefese kadar, son nefes dâhil îman ve hidâyet üzere bulunmayı, Rızâ-i İlâhîsini kazanmayı, Cennet ve Cemâl-i İlâhî'yi hak ederek bu âlemden kâmil îmanla göç edebilmeyi nasîb-ü müyesser eylesin.

Kâinât'ın Hâlıkı ve mutlak Mâliki Yüce Allah; Yer yüzünde ilk insan ve ilk Peygamber Âdem aleyhisselâm ile başlayan insanlık tarihi boyunca, her devirde; ahkâm-ı İlahî'yi (Allah'ın emir ve yasaklarını) mükellef kullarına tebliğ etmek, yaşayarak ümmetlerine öğretmek üzere, kulları arasından seçtiği, İlahî vahye mazhar kıldığı, gâibden haber ve bilgiler getiren Peygamberler göndermiş, o Peygamberler'e (aleyhümüs-selâm) indirdiği kitaplar ve bildirdiği vahiyler ile Şerîat'ını (kulların lehine ve aleyhine olan hükümleri bildirip) ortaya koymuştur.

Yüce Allah tarafından, mükellef kullar için konulan, akıl sâhibi kulların kendi irâdeleri, istek ve arzuları ile yaptıkları takdirde; sonu kendileri için sırf hayır olan, Cennet ve Cemâl-i İlâhi'ye ulaştıran hükümler topluluğuna Şerîat-Din denmiştir.

Tarih boyunca, Peygamberlerin Allah'dan getirip ümmetlerine tebliğ ettikleri her Şerîat'ın yani Allah katında geçerli ve makbul olan Din'in adı her devirde İslâm'dır.

Allah'ın son Peygamberi Muhammed aleyhisselâm'a Vahiy Meleği Cibrîl-i Emîn tarafından getirilen ve 23 yıl zarfında tamamlanan son Vahy-i İlahî olan Kur'ân-i Kerim'in inzâlinin tamamlanması ile hükümlerinin kemâle ermiş hâlinin adı da; Dîn-i Celîl-i İslâm'dır.

Azîz, Celîl ve Hakîm olan Yüce Allah'ın hak beyânı ile, Yüce katında yegâne Hak Din işte bu Dîn-i Azîz-i Mübîn-i İslâm'dır. Başka makbul bir Din yoktur...
Allah'ın son Peygamberi Muhammed Mustafa sallAllahü aleyhi vesellem'e Vahy olunan Kur'ân-i Kerim'in inzâlinin tamamlanması ile hükümlerinin kemâle ermiş hâlinin adı olan Dîn-i Celîl-i İslâm'ın mübelliği ve muallimi de ekmel Peygamber, son Peygamber, Allah'ın Habîbi, en büyük ve en sevgili kulu ve Peygamberi Muhammed aleyhi vesellem'ın dünyâyı teşrifleri elbette; insanlık tarihi boyunca eşi-benzeri görülmemiş ve kıyâmet sabahına kadar da görülmeyecek olan, âlem'de en büyük, en mübârek, en aziz, en şerefli doğum'dur.

İşte böyle önemli ve büyük ay, Velâdet-i Seniyye Ay'ı, Rebîul-evvel'in hulûlü vesîlesi ile, Ümmet-i Muhammed'den olma ayrıcalık ve şerefine sâhib Müslümanlar olarak; Aziz Peygamberimiz'in (s.a.v.) büyük şefâatini hak edebilmek ve ebedî hayâtta O'na (s.a.v.) komşu olabilmeyi hak edebilmek için neler yapmalıyız? bu ay'ı en iyi şekilde nasıl değerlendirmeliyiz? sorularına cevâb olmak üzere; önce günâhkâr nefsimize, sâniyen okuyan Mü'min gönüllere faydalı olur ümîdi ile,

bu mübârek ay'da Peygamber Efendimiz'i (s.a.v.) çok anmanın önemi, Nebî aleyhis-selâm üzerine mümkün olduğu kadar çok Salavât-i Şerife (özellikle; okunması asrın mâ'nevî tasarruf sâhibi'nden icâzetli olan, Salât-ı Nâriye, Salât-ı Münciye ve Salât-ı Fethiye gibi salavâtları) okumanın, okumaya devâm etmenin dû cihan'da kazandıracakları üzerinde durmaya ve inşâAllah bu mevzuyu bir kaç makâle ile ifâde etmeye çalışacağız.. Gayret bizden, tevfîk Yüce Mevlâ'dandır...

Ey Yüce Rabbimiz! Bize ve neslimize Hakkı Hak olarak göster, Hakka tâbi olmayı, Hakkı yaşamayı ve Hakkı söylemeyi nasîb eyle.
Bâtılı bâtıl olarak göster. Bâtıldan uzak durmayı nasîb eyle.

Bize, anamıza, babamıza neslimize ve Din kardeşlerimize dünyâda da âhirette de iyilikler, güzellikler ihsân eyle. Bizi cehennem azâbından koru. 
Hesap gününde, bizi, anamızı, babamızı, neslimizi ve Din kardeşlerimizi bağışla, Rahmet-i Azîmenle muâmele eyle yâ Rabbi... Âmîn...
 
İnşâAllah bundan sonraki bölümde; Salavât-ı Şerîfe okumanın, okumaya devâm etmenin faydaları ve kazandıracakları üzerinde durmaya çalışacağız...