Kurban Bayramına mahsus önemli bir vecîbe olan "Yeşrik Tekbirleri" vahy Meleği Cebrâil (a.s.) ile, Ebul-Enbiyâ Halîlullah İbrâhîm aleyhis-selâm ve İsmâîl aleyis-selâm'ın sünnetlerinin ihyâsı olup, sevâbı pek büyük bir zikirdir.

Zilhicce’nin dokuzuncu (Kurban Bayramı’nın arefe) günü, (bu sene 31 Ağustos 2017 Perşembe) Sabah Namazından sonra başlanılarak, bütün Farz Namazlar'da (selâm verildikten) sonra, cemaatle olsun - yalnız olsun, kadın-erkek, her Müslüman üzerine, Bayramın dördüncü (4 Eylül 2017 Pazartesi) günü İkindi Namazı'na kadar (İkindi Namazı dâhil) 23 vakit tekbir getirmek: "Allahü ekber, Allahü ekber, lâ İlâhe illAllâhü vAllâhüekber, Allahü ekber velillâhil hamd" demek vâciptir.

TEŞRİK TEKBİRLERİ'NİN ŞER'İ DAYANĞI

Müfessirlerin, irfan ve hikmet ehli âlinlerin beyânına göre; Bakara Sûresinin “Sayılı günlerde Allah’ı zikrediniz”meâlindeki Âyet-i Kerîmesi ile Teşrik Tekbiri emredilmektedir.

Azîz ve Celîl olan Yüce Allah buyuruyor ki: "Bir de sayılı günlerde (teşrîk günlerinde) Allah’ı tekbîr ile zikredin. Kim, iki günde (Zilhıcce'nin on birinci ve on ikinci gününde) Mina’dan dönmek için (Bayramın ikinci günü şeytanı taşladıktan sonra akşam güneş batmadan evvel ayrılmak için) acele ederse, ona günâh yoktur. (Bayramın üçüncü günü şeytan taşlamak için) Mina’da geri kalana da günâh yoktur. Fakat, bu günâhın olmayışı, (Haccında) takvâ sahibi içindir. (Te'hir, Zilhıcce'nin onüçüncü günü de Mina'da bulunmak efdal (sevâbı daha fazla) dır. Böyle yapmak, ibâdetlerde takvâ olup, Rasûlüllah'ın (s.a.v.) sünnetine yaptığı Hacc usûlüne uygun olandır.)

(Ey Müslümanlar!) Allah’dan korkun ve (bütün amelletinizde O'nun (c.c.) rızâsını gözetin) bilin ki, muhakkak hepiniz (öldükten sonra hesap vermek, iyi veya kötü amellerinizin karşılığının görmek için tek tek) O'na döndürülüp, huzûrunda toplanacaksınız. (El-Bakara: 203)

TEŞRİK TEKBİRLERİ NE ZAMAN VE NASIL GETİRİLİR

Tekbirler, Farz Namazların selâmına bitişik olarak yani arada başka bir şey okunup yapılmadan getirilmelidir.

Şâyet herhangi bir Namaz'dan sonra tekbir getirilmesi unutulursa, teşrik günlerinde kılınacak bir Namazın Farzını müteâkip kâzâ edilmesi îcâbeder.
Teşrik tekbiri günlerinde Farz Namazlardan herhangi biri vaktinde kılınamaz (kazâya kalır) sa, kazâya kalan bu Namaz, yine teşrik günlerinde kılınırsa tekbirler de kazâ edilir. Teşrik günlerinde kazâ edemez, geçirdiği Namazı teşrik günleri dışında kazâ ederse, tekbir getirmesi îcâbetmez. Ancak, getirmesi daha iyidir.

Teşrik tekbirleri cemâatle kılınan Namazlarda, erkekler tarafından sesli olarak getirirler. ,
Namazlarını kendileri kılan erkekler, tekbirleri dilerlerse sesli olarak getirirler, isterlerse gizli okurlar..
Kadınlar ise, her halde tekbirleri sessiz olarak getirirler.

TEŞRİK TEKBİRİ’NİN TARİHÇESİ

Teşrik tekbiri, ilk def’a Cebrâil aleyhisselâm’ın, İbrâhim ve İsmâil aleyhimes-selâm'ın üçünün ayrı ayrı okudukları mübârek lafızlardan oluşmuş olup, bu üç büyük zâtın sünnetidir.

Halîlullah İbrâhim aleyhis-selâm oğlu İsmâil aleyhis-selâm'ı Kurban etmek gibi büyük bir imtihana tâbi tutulmuştu.
İlahî emirlere teslîmiyetin en yüce örneği olan Halîlullah

İbrâhîm aleyhis-selâm, "Zilhicce'nin sekizinci ve dokuzuncu geceleri, iki kere aynı rü'yâyı görmüş, rüyâsında: "Ey İbrâhîm! Nezrini, (Allah'a verdiğin sözünü) yerine getir! Oğlunu Kurban et!." emrini almıştır.

Arefe gecesi, gördüğü rü'yânın Rahmânî ve sâdık olduğunu anladığı için o güne; bildi- anladı mâ'nâsına gelen "arefe" adı verilmiştir.
Zilhicce'nin onuncu"Bayram" günü ise, İlahî emri tereddütsüz yerine getirmek üzere oğlu İsmail'i (a.s.) kurban etmek için "Mina'da yanı üzere yere yatırıp, önceden hazırladığı keskin bıçağı boğazına çalmıştı.

İşte tam o sırada, İlahî yardım yetişmiş, vahy Meleği Cebrâil aleyhis-selâm, Cennet'den aldığı büyük bir koç ile "Allah-ü Ekber, Allah-ü Ekber- Allah en büyüktür, Allah en büyüktür” diyerek gelmiş,

Azîz ve Celîl olan, gücü-kuvveti, Rahmet ve Merhameti sınırsız olan Yüce Allah'ın lütfu ile ciğer paresi oğlunun kesilmekten kurtarılması için Cebrâil (a.s.)’ın bir koç ile geldiğini gören İbrahim aleyhis-selâm: “Lâ İlâhe illAllahü vAllah-ü Ekber- Allah birdir. Allah'dan başka İlah yoktur. Allah en büyüktür, Allah en büyüktür” diye Rabbini tevhid ve tekbir etmiş,

Yüce Allah tarafından, canına bedel olarak bir koç gönderilidğini gören İsmâil (a.s.) ise: "Allah-ü Ekber ve Lillahil hamd- Allah en büyüktür, benim yerime kurban edilmek üzere bu koçu gönderen Allah'a hamdolsun" diyerek Rabbini tekbir ve tahmîd etmiştir.

Böylece ilk defa, bu mübârek lafızlarla "Mina'da okunmuş olan teşrik tekbirleri, Cebrâil aleyhisselâm’ın, İbrâhim ve İsmâil aleyhimes-selâm gibi üç büyük zâtın sünnetin ihyâsıdır.

O büyük ve mübârek zatların sünnetlerini ihyâ etmek için, lütfen teşrik tekbirlerini unutmayalım...
Bayramınız mübârek, duâ ve ibâdetleriniz müstecâb olsun...