E. Ensar ELKOCA

Öncesinde heyecanla beklenen Ramazan ayı ve bu aya özgü olan sahur, oruç, iftar, hatim, teravih gibi ibadetler, müminler için manevi hayatın ağırlık kazandığı bir zaman dilimini ifade eder. Bir ay boyunca yaşanan bu heyecan ve manevi atmosfer ay sonuyla birlikte yerini bayram telaşına bırakmaktadır. Peki rahmet ayı olarak bilinen Ramazan ayı,  yoğun manevi pratiklerle sadece bir ayı mamur edip sonra da on bir ay boyunca gelmesi beklenen ayların sultanı mıdır? Yoksa bir başlangıcı mı temsil eder?

Müslümanlığımızı Onarma ve İçe Bakış

 Allah’ın koyduğu tabiat kanunlarıyla her yıla yerleştirilmiş olan Ramazan ayı bizi Allah’a daha çok yaklaştıran, kelamı olan Kur’an’a daha çok kavuşturan, uzun teravih namazlarıyla Rabbimiz’in huzuruna daha çok davet eden bir aydır. Tuttuğumuz oruçlarla fakirleri hatırladığımız, yaptığımız iftarla unutulan komşuluk ilişkilerini onardığımız, geceleriyle camileri doldurduğumuz, inananlara yüksek bir mâneviyat yaşatan bir aydır. Ancak böylesi bir etkiye sahip olan Ramazan ayının bizde bıraktığı eser sadece bir aya sıkıştırılmış manevi bir hava ve tatlı bir telaş olmasa gerektir.

Rahmet ayı olan Ramazan sadece bir aya hapsolan bir zaman dilimi değil, tüm yılı kapsayacak genişliktedir. Nasıl ki Ocak ayı bir yıllık programları ayarladığımız miladi ayların başlangıcı ise Ramazan ayı da manevi dünyamızdaki değişimin başlangıç takvimi olmalıdır. Gelecek yılın manevi hayatı ona göre programlamalı, Ramazan’la elde edilen manevi kazanımlar tüm yılı kapsayacak şekilde sürdürülmeye çalışılmalıdır. Nitekim Mevlana Hazretlerinin; “Her olayı hayır bil, her geceyi Kadir bil, her geleni Hızır bil” dediği gibi her ayı Ramazanca yaşamak da bizim elimizdedir.  

Ramazan’daki Kazanımların Korunması

*Ramazan insanı Kur’an’la buluşturan aydır. Ancak bu buluşma bayramla birlikte terk edilmemeli, en azından haftalık Kur’an-ı Kerim okumakla bu kazanımın devamı sağlanmalıdır.

*Ramazan bize sabretmeyi öğreten bir aydır. Bu sabır sadece oruç için olmayıp günahlara karşı gösterilen sabrı da kapsamaktadır. Ramazan ayında oruçlu olmak günahlara karşı nasıl koruyucu bir etkiye sahipse diğer aylarda da korunmaya gayret gösterilmelidir.

*Ramazan Müslümanlara unutulan değerleri hatırlatan bir aydır. Müslümanlar Ramazan’ın öğrettiği bu değerleri hayatına yerleştirip onları yaşatmaya devam etmelidir.

*Ramazan nafile ibadetleri sevdiren bir aydır. Nitekim geceleri kılınan teravih namazları uzun olmasından daha çok verdiği manevi lezzetle hatırlanmaktadır. Tecrübe ettiğimiz bu huzuru yıl boyunca duha, evvâbin, teheccüd gibi diğer nafile ibadetlerle de yakalayabiliriz.

*Ramazan, iftarları ile akraba ilişkilerini onaran bir aydır. İftar sofrasındaki kardeşlik duygusu diğer zamanlara da sirayet etmeli, akraba ve komşular arası bu duyguyu pekiştirecek davetler olmalıdır.

Ramazan’ın Öğrettiği İlkeler

*Ramazan insana Allah’a güvenmeyi ve her işinde O’nu vekil kılmayı öğreten aydır. Sene içerisinde yaşayacağımız sıkıntı ve kederler karşısında da; “Bana vekil olarak Allah yeter. O ne güzel bir vekildir” demeyi öğrenmeliyiz.

*Ramazan müminlere sadece ve sadece Allah’a teslim olmayı öğretir. O varken O’ndan başkasına gitmemeyi, kavli ve fiili duayı yaptıktan sonra işlerini sadece O’nun taktirine bırakmayı bizlere öğretir.

*Ramazan tesbih ve temcîdler ile çokça Allah’ı zikretmemize vesile olan bir aydır. Bu zikir ayı, yıl boyunca hiçbir şeyi Allah lafzından daha fazla anmamayı, ister mürşit olsun, ister lider olsun bir kulu ondan daha çok zikretmemeyi bizlere öğütler. İnancımıza göre tüm övgüler ve minnet yalnızca Allah ve Resulüne aittir.

*Ramazan Peygamber’e olan ihtiyacı insana öğretir. Nitekim yaptığımız ibadetlerin şeklini ve sıhhatini Hz. Peygamber bize öğretmiştir. Ramazan, bu ayda olduğu gibi sair günlerde de Hz. Peygamber’e salat ve selam getirmeyi bize tavsiye eder.

Dolayısıyla bütün hayırları içinde barındıran Ramazan ayı, manevi atmosferi ile içinde bulunduğu bütün bir yıla etkisini hissettirmeli, yapılacak hayır ve hasenatın başlangıç takvimi olmalıdır. Böylece müminler için bütün bir yıl takva ile geçen Ramazan, Ramazan ise heyecan ve sevinçle beklenen bayram olur.

Medeniyetimizin ürettiği anlam yüklü cümlelerden biri olan; "Dünyası Ramazan olanın ahireti bayram olur" sözü bu hakikati çok veciz bir şekilde özetlemektedir. Rabbim bizleri de onlardan eylesin…