İnşâAllah, 3 Kasım 2014 Pazartesi günü Hicrî 10 Muahherm 1436, “aşûre” gününü idrak etmiş olacağız.

Muharrem ayı özellikle onuncu "aşûre” günü, insanlık tarihi boyunca önemli hadiselerin meydana geldiği, Allah'ın rahmetinin coştuğu, her ânı mağfiret olan mübârek bir gündür.

İslâmî  ifade’de “aşûre” denilince kamerî takvimin birinci ayı olan Muharrem ayının onuncu günü anlaşılır.

Muharrem ayı, İslâm tarihi açısından bakıldığında, engin mânâlar taşıyan Hicret’i yani Allah Rasûlü Muhammed Mustafa (s.a.v.) ve eshâbının dünyâlık olarak sâhip oldukları her şeylerini Dinleri uğruna geride bırakarak, doğup büyüdükleri vatanları Mekke-i Mükerreme’den Medine-i Münevvere’ye göç etmelerini ve bunun hâtırası olarak, İslâmî takvimin başlangıcını, inananların “yıl başı”sını ifade eder.

Muharrem ayı, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) tarafından; “Ramazan ayından sonra en faziletli oruc, Allah’ın ayı Muharrem ayında tutulan oruçtur” buyurularak onurlandırılmış, pek mübârek bir ay olduğu tescil edilmiştir.

Müslim’in sahîhinde kaydettiğine göre; Peygamber Efendimiz’e (s.a.v.); “Farz namazlardan sonra Allah’a en sevimli gelen namaz hangi namazdır”? diye sorulmuş; Peygamber Efendimiz (s.a.v.) “gece’nin son üçte birinde (seher, imsak vakti girmeden önce) kılınan namazdır” buyurmuş.

Farz oruçtan (Ramazan orucundan) sonra en faziletli oruç hangi oruçtur? diye sorulunca; “Allah’ın ayında tutulan oruçtur. Siz ona Muharrem dersiniz” buyurmuştur.

Ramazan orucu farz kılınıncaya kadar, aşûre gününde oruç tutmak Müslümanlar üzerine vâcip- zorunlu idi.  Ramazan orucu farz kıloındıktan sonra, mecbûriyet kalktı ama, kuvvetli bir nâfile olarak kaldı ve devam etmektedir.

Aşûre Günü Yapılması Tavsiye Edilen İbadet ve Güzel Ameller

Büyük İslâm âlimleri tarafından, aşûre günü yapılması tavsiye edilen nâfile ibadet, güzel amel ve âdetleri, mü’min gönüllere başlıklar hâlinde arz ve takdim ediyoruz.

1- ORUÇ TUTMAK:

Şüphesiz ki, inananlara Aşûre günü yapılması tavsiye edilen ve sâhibine büyük kazançlar sağlayacak amellerin başında oruç tutmak gelir. “Ramazan ayında tutulan oruştan sonra oruçların en faziletlisi Muharrem ayında tutulan oruçtur”. buyuran Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Aşûre günü  orucu hakkında: “Aşûre gününde oruç tutunuz.  Yahûdilere muhâlefet ediniz. (Onlara benzememek  için) bir gün öncesi ile veya bir gün sonrası ile beraber tutunuz”. buyurmuşlardır.

Binâeanaleyh, sağlıüı yerinde, durumu müsait olan Din kardeşlerimize, 2 Kasım Pazar ve 3 Kasım Pazartesi günleri oruç tutmalarını önemle tavsiye ederiz.

2- KUŞLUK VAKTİNDE İKİ  REK’AT  NAMAZ:

Aşûre gününe mahsus olmak üzere kuşluk vaktinde (bu mümkün olmazsa öğle ile ikindi arasında) Allah rızası için iki rek’at namaz kılınır.

Her rek’atte 1 Fâtiha 50 İhlâs-ı şerif okunur.

Namazdan sonra: 100 kere şu salevât-ı şerîfe okunur: “Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammedin ve Âdeme ve Nûhın ve İbrâhîme ve Mûsâ ve Îsâ vemâ beynehüm mine’n-nebiyyîne ve'l-mürselîn. Salevâtü'llâhi ve selâmühû aleyhim ecmaîn.”

70 kere istiğfâr-ı şerîf, (Estağfirullah-el azîm ve etûbü ileyk),

70 kere salevât-ı şerîfe, (Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed),

70 kere; “Lâ havle velâ kuvvete illâ  billâhi'l-aliyyil-azîm” denilir. 

10 kere de: “Sübhânallâhi mil’el-mîzân. Ve müntehe’l-ılmi ve mebleğa'r-rızâ ve zinete'l-arş.” tesbîhi okunur.

Sonra, evvela günahlarının affı, çoluk- çocuğunun ve ümmet-i Muhammed'in hidâyeti, bağışlanması, iki cihan saâdet ve selâmeti  için duâ edilir. 

3- AŞÛRE GÜNÜ EVE ALIŞ VERİŞ YAPMAK:

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) aşûre gününde cömert olanının, âilesine ve yakın çevresine ikramda bulunanın, çoluk cocuğunun nafakasını geniş tutanın gelecek senenin tamamında rızkının artacağını ve bereketleneceğini haber veren bir mübârek hadis-i şeriflerinde; “Her kim Aşûre günü cömert davranırsa, Allah-ü Teâla senenin tamamında (ona cömert davranır) rızık genişliği verir”.buyurur.      

Binâeanalyh, Aşûre günü, eve imkanlar nisbetinde on çeşit kadar erzak alınırsa, biiznillah bir sene boyunca o evde bereket olur.      

4- DUÂ EDİP, SADAKA VERMEK:

Rasûlüllah  Efendiz (s.a.v.): “Aşûre gününde Allah rızası gözetilerek verilen sadakalar ile, samimi olarak yapılan duâ’ların, gelecek belâ ve musibetlere karşı sâhibini  muhâfaza edeceğini, bu sebeple sadakaların arttırılmasını ve  muhtaçlara yardımda bulunulmasını”  tavsiye  buyurmuşlardır.            

5- DİN KARDEŞLERİNE SELÂM VERMEK:

Aşûre günü en az on Müslümana  selâm vermek, (Esselâmü aleyküm ve Rahmetüllahi ve berekâtühü demek) veya (on ayrı Müslümanı bulamazsa) bir Müslümana on kere selâm verilmesi çok büyük fazilettir.

6-  GUSÜL ABDESTİ ALMAK

İslâmda abdest, özellikle de gusül abdesti başlı başına bir ibadet ve mü’minin koruyucu silahıdır.

Aşûre gününe hürmeten gusül abdesti alanlar, özellikle o gün kılınması tavsiye edilen namazı bu abdestle kılanlar sağlıklı olurlar, biiznillah o sene içerisinde ufak-tefek hastalık görmezler.

7-   AŞÛRE TATLISI YAPMAK:

İmkanı olan Müslümanların Nûh aleyhisselâmın sünnetini yaşatmak maksadı ile aşûre (buğday) tatlısı yaparak komşularına, dostlarına ikram etmesi de güzel âdetlerdendir. 

Sözün özü; Allah’ın rahmet ve mağfiretini hak ederek Ilâhî ikrama ulaşabilmek için, bu mübârek günlerde özellikle aşûre gününde Allah’ın kullarına şefkat ve merhametle yaklaşmalı, büyüklere saygı, küçüklere sevgi ve şefkat göstermeliyiz. 

Bilhassa, çocuklarımıza Peygamber Efendimiz’i (s.a.v.), aile fertlerini, ashâbını ve Peygamberimizden evvel gelip geçmiş olan Peygamber Efendilerimizin kıssalarını anlatmak sûretiyle onları sevmelerini sağlamaya çalışmak ve aşûre gününün önemini hatırlamak ve hatırlatmak çok mühim bir vazifedir.            

Unutmayalım ki, Peygamberimiz’i (s.a.v.), âile fertlerini ve ashâbını sevmenin en büyük alâmeti onların yolundan gitmek ve onlar gibi Kur’ân ve Sünnete uygun bir hayat yaşayabilmektir. 

Âile fertleri ile birlikte Kur’ân ve Sünnete uygun bir hayat yaşayabilenlere müjdeler olsun.  Ne mutlu onlara..

AŞÛRE GÜNÜ MEYDANA GELEN ÖNEMLİ HADİSELERDEN BAZILARI

Cennât-ü â’lâ, yedi kat gökler, levh-u kalem ve semâ âleminin kandilleri olan güneş ay ve yıldızlar, yer yüzü ve dağlar aşûre günü yaratılmıştır.

Yer yüzünde ilk insan ve ilk Peygamber Âdem aleyisselâm bir aşûre günü yaratılmıştır.

Cennet’te yaşayan tek insan olan Âdem aleyhisselam’a eş olarak yaratılan hazreti Havvâ’da bir aşûre günü yaratılmıştır.

Âdem aleyhisselam ile hazreti Havvâ cennet’te yasaklı ağacın meyvesinden yedikleri için yeryüzüne indirildikten sonra, tevbelerinin kabul edilişi ve Arafat’da Cebel-i Rahme’de buluşmaları da bir aşûre günü olmuştur.

İdris aleyhisselâm’ın cennet-ül â’lâya kaldırılışı, Nûh aleyhisselâm’ın gemisinin Cûdî dağına oturtulup Allah’ın Peygamberi ve o’na iman edenlerin selâmete kavuşturulması, Ibrahim (a.s.)’ın dünyaya gelişi,  nemrud’un ateşinden kurtarılışı ve Halîlullah (Allah’ın dostu) ünvânına kavuşturulması ve Ismail (a.s)’ın dünyaya gelişi de aşûre  günü olmuştur.

Mûsa (a.s.)’ın ve o’na iman edenlerin Allah’ın izni ile denizi sâlimen geçerek fir’avn’ın şerrinden kurtulmaları, fir’avn ve askerlerinin kızıl denizde boğularak helâk olması,Yunus aleyhisselâm’ın duâsının kabul olunması ve balığın karnından kurtarılması,Yûsuf (a.s.) kardeşleri tarafından atıldığı kuyudan çıkarılması, Ya’kûb aleyhisselâmın oğlu Yûsuf'un (a.s.) kaybolması (kardeşleri tarafından kuyuya atıldıktan sonra, babalarına Yûsuf’u kurt yedi yalanı ile dönmeleri) üzerine, çok ağlamaktan kapanan, tamâmen görmez olan gözlerinin tekrar eski haline gelip görmeye başlaması, Dâvûd aleyhisselâm’ın tevbesinin kabul olunması, Süleyman aleyhisselâm’a salatanat verilmesi de aşûre günü olmuştur.

Emsâli görülmemiş bir hastalığa yakalanan ve yine emsâli görülmemiş bir sabır örneği gösteren, sabrı bizzat Cenâb-ı Hak tarafından övülen, Eyûb aleyhisselâm’ın yakalandığı amansız hastalıktan şifâya kavuşturulması, Mu’cize Peygamber I’sâ (a.s.)’ın dünyaya gelişi ve düşmanlarının kurduğu tuzaktan kurtarılarak Yüce Allah tarafından semâya ref edilişi de  günü olmuştur.

Kâinâtın Efendisi, âhir zaman Peygamberi Muhammed aleyhisselâm’ın sevgili torunu Hazreti Hüseyin (r.a.) bir aşûre günü şehîd edilmiştir.

İsrâfil aleyhisselâmın Sûr’a üflemesi ve Kıyâmetin kopması da, (Allah-ü â’lem) bir Cuma’ya rastlayan  aşûre gününü olacaktır.