Bünyesinde 200’e yakın derneği bulunduran, Türki Amerikan Birliği (TAA) Başkanı Dr. Faruk Taban ile Washington DC’deki ofisinde bir araya geldik. Türk kahvelerimizi içerken Türkçe Olimpiyatlarından, Azeri Konvansiyonuna, Rethink Enstitüsünden, Türkiye ziyaretlerine her konuda sorularımıza büyük bir içtenlikle cevap veren Taban, analitik düşünce yapısı ile Türk sivil toplumuna farklı bir bakış açısı getiren örnek bir lider.
TurkishNY: İyi günler Faruk Bey, bize zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederiz. Okurlarımıza öncelikle biraz kendinizi anlatabilir misiniz?
Dr. Faruk Taban: Ben öncelikle teşekkür ederim bu fırsatı verdiğiniz için. Sizin ve portalınızın yazılarını ilgiyle takip ediyorum. Ben aslen makine mühendisiyim. 20 seneden biraz fazla ABD‘deyim. ABD yaşantımın büyük kısmı, batı yakasında geçti. Master ve doktoramı bitirdikten sonra üniversitelerde ve araştırma kurumlarında görev aldım. En son Colarado’da Denver üniversitesinde öğretim görevlisi olarak çalışıyordum. Türki Amerikan Birliği’ndeki görevim ile DC ‘ye taşındım.
TurkishNY: Makina mühendisliğinden bu alana geçmek nasıl gerçekleşti? Başarı ile yürüttüğünüz bu pozisyonda mühendis olmanın avantajlarını kullandınız mı?
Dr. Faruk Taban: Bilim adamı olarak çalıştığım dönemlerde mesela doktora tezim için kalp kaslarının çalışması gibi ilginç ve farklı alanlarda yaptığım araştırmalar benim bulunduğum bölgelerde birçok insanla temas kurmamı ve ilişkiler geliştirmemi sağlıyordu. Ben bu fırsatı, aynı zamanda kültürümüzü tanıtmak adına da iyi bir fırsat olarak değerlendirmeye çalıştım. Türkiye’mizi tanıtma, gerekli konularda orada organizasyonlara destek olarak aktif ve katılımcı olmaya çabaladım. Böyle olunca yaşımız itibarıyla ve gittiğimiz bölgelerde bu tip organizasyonları başlatan ya da yürüten biri olarak hep aktif rol aldım. Bu Konfederasyon oluşumunda da Amerika’nın dört bir yanına yayılan federasyonların başkanlarının dikkatini çekince, bana başkanlık teklif edildi. Ben bu göreve analitik bakışımla farklılık getirdiğime inanıyorum.. Aslında eksantrik bir bakış getirmek bir avantaj bazen sosyal bilimcilerin bakışının dışında bir bakış getirmek önemli avantajlar sağlayabiliyor.

TurkishNY: Türki Amerikan Birliği neden kurulma gereği duydu? Buna benzer başka çatı kuruluşlar da varken neyi eksik ya da fazla gördünüz ki böyle bir oluşuma gidildi?
Dr. Faruk Taban: Bizim, kurumlar olarak birliğimiz 2.5 yaşında ancak derneklerin kurulması 90’lı yılların başına kadar dayanıyor.Özellikle burada doğan çocuklarımıza, Türk dilini ve kültürünü öğretmek amacıyla kurulan, hafta sonu okulları ile başlayan bir süreçti. Burada ki nüfusumuzun artması ile toplumun diğer katmanlarına nasıl ulaşırız, nasıl birliktelik sağlayabiliriz Amerikan mozaiğiyle nasıl kaynaşırız diyerek farklı alanlarda örgütlenmelerimiz başladı. Bu genişleme Los Angeles, Atlanta, Chicago, Houston Manhattan ve DC’de 6 büyük federasyonu doğurdu. Federasyon ihtiyacı, bir örnek vermek gerekirse, Los Angeles’ta Anadolu kültürleri ve yemek festivali düzenleniyordu. Bu festivale bölge şehirlerden de gelen dernekler destek oluyorlardı. Amerikalılardan da gelen istek de bu yönde olunca madem ortak faydada birlikte hareket ediyorsunuz bu dernekleri bir araya getirerek sesimizi daha yüksek ve etkili duyurabiliriz diyerek federasyonları oluşturmaya başladık. Türki Amerikan Birliğinin oluşma sebebi ise Amerika’nın başkentinde burada ki topluma, burada yaşayan kanun koyuculara, hükümet yetkililerine, büyükelçiliklere, Beyaz saray ve Dışişleri bakanlığı, ajanslar ve diğer organizasyonlara ulaşabilmek ve Türkiye adına federasyonların yapılan aktivitelerinden haberdar etmek. Ve etki yaratabilmektir. Öbür türlü küçük bir derneğin yaptığı etkinlik çöle düşen damla gibi fazla ses çıkarmazken bu birliktelik sayesinde tüm derneklerin sesini duyurabilmeyi de hedefledik. Taban hareketi oluşturmak budur diyoruz.

TurkishNY: Taban hareketi derken sadece Türk dilini ve kültürünü tanıtmanın yanında, Türkiye’nin etkinliğini arttırmak adına lobi çalışmaları hedefliyor musunuz?
Dr. Faruk Taban: Türkiye’deki lobicilik ile Amerikan lobi kavramı arasında farklılık var. Geçen Ocak ayında Türkiye ziyaretimizde bundan bahsettik Türki cumhuriyetleri kapsayan bir oluşum olarak, akraba dost ülkeler olarak Balkanlar’ı da dâhil ettik. Onların gereksinimlerine göre de hareket etmek bizim hedeflerimiz arasında. Türki kökenli Amerikalılar bizim hedef kitlemiz, muhataplarımız olarak Amerikalılara hedef kitlemizin çıkarlarını gözetiyoruz ancak Amerika’da anlaşıldığı anlamda lobi yapmıyoruz. Kår amacı gütmeyen bir organizasyon olarak ne bir PAC kurduk ne de kurmak gibi bir hedefimiz var. Burada ki kanun koyucular, kongre ve yetkililer nazarında kontaklarımızı devreye sokarak gerekli diaspora için mücadelemizi veriyor ve kontağı kurmaya çalışıyoruz. Lobici olmadığımız için kanun değiştirme gibi çalışmalarda yer alamayız biz daha çok arayüz olarak bilgilendirme çalışması yapıyoruz. Doğru kaynaklardan bilgilendirerek, karar alıcıların doğru bilgilere ulaşarak karar vermelerine destek oluyoruz.
TurkishNY: Amerika’da seçim yılı, bu seçimle ilgili Obama’nın başkanlığı koruyacağını Ancak Demokratların senato ve kongreyi kaybedeceği yönünde görüşler mevcut sizin bu konuda değerlendirmelerinizi alabilir miyiz? Birliğinizin oy konusunda desteklemeyi düşündüğü bir parti veya aday var mı?
Dr. Faruk Taban: Öncelikle bizim açıkça desteklediğimiz bir parti yok bu seçimlerde. 100’ü aşan bağımsız, içlerinde işadamı dernekleri, kültür faaliyeti gösteren derneklerimiz var. Bunların bölgelerine göre etkilendikleri için mesela güney eyaletleri genelde cumhuriyetçilerdir. Teksas’daki arkadaşlar orada ki ağırlıktan dolayı cumhuriyetçilerle muhatap olabiliyorlar. Genel olarak şahsi fikrim, ekonominin canlanmaya başlaması ve özellikle cumhuriyetçilerin adayları arasında ki çekişme başkanlık yarışında Obama’yı biraz daha öne çıkarıyor. Bir de genel olarak baktığımızda Türk toplumları burada genel de Demokrat olarak görünüyor. Biz üyelerimize hiç bir zaman parti işaret etmedik, kişisel gözlemim Obama’ya Türkler arasında ciddi bir sempati var diyebilirim.

TurkishNY: Türk toplumunda farklı düşüncelerin arasında bir kutuplaşma var. Bu kutuplaşmayı yıkmak adına daha önce sizin ev sahipliğinizde bütün derneklerle bir araya geldiniz. Bu konuda şu anda neredeyiz?
Dr. Faruk Taban: Türkiye’de malum kamplaşmalar 80 öncesindekinden farklı olarak marjinalde kaldı ve gerçek demokrasilerde olması gerektiği gibi bir hal almaya başladı. Türkiye’den buraya gelip bu çatışmaları burada sürdürmek isteyenler olabiliyor ama son 5 senede DC özelinde baktığımızda çok pozitif gelişmeler olduğunu söyleyebiliriz. Kurumlarımızdan biri olan Rumi Forum böyle bir birlik çağrısını çok önceden başlatmıştı. Burada Türkiye adına çalışan bütün dernekler bir araya gelelim, bir acenta olmadan yemek yiyelim, kahve içelim. Niye bir araya geliyoruz denildiğinde niye bir araya ‘gelmiyoruz’u sorgulayalım. Ben şahsen, bir kurumun başında başkan olarak diğer başkanlarla sürekli fikir alışverişi içerisindeyim. Bundan doğal bir şey olamaz diye düşünüyorum. Farklı fikirlerin olması ve çeşitlilik burada ki kurumlar tarafından da memnuniyetle algılanıyor. Benim Dışişleri’nde ki bir görüşmemde söylediğim 200 kurumu temsil ediyoruz dediğimde ki şaşkınlıkları ve tekrar tekrar nasıl bir araya geldiğimizi sormaları, bizlerin onların gözünde çok takdir almamızı sağlıyor.
TurkishNY: 200'e yakın kurumu temsil etmek omuzlarınıza çok büyük sorumluluklar yüklüyordur. Bu Organizasyonlara bağlı tek bir ses çıkarabilmek, kurumlara bir eğitim gerektiriyordur. Bu konuda çalışmalarınız nelerdir?
Dr. Faruk Taban: Bünyemizde bulunan Federasyon başkanları ve boardları ile muhatap oluyoruz onlarda kendi bünyelerindeki derneklere ulaşıyorlar 10 seneye yakındır federasyonlarımızın kanalıyla böyle bir çalışmanın içersindeyiz. Kısır çekişmelerden uzak birliktelik, bu on yıllık çalışmaların ışığında gerçekleşti diyebilirim. Türki devletlerin çıkarları neyi gerektiriyorsa o payda da çalışabilen bir grup olmayı başardık. Sürtünmeyi sıfıra indirip halatları hep aynı yöne çekmeye çalışıyoruz her derneği aynı yöne kanalize etmeye çabalıyoruz. Eğitim, bu konuda çok önemli. Kendi bünyemizde ki eğitimlerde örneğin akademisyenler kendi alanında, iş adamları derneklerimiz kendi alanlarında sürekli eğitimlerini ve ilişkilerini geliştiriyorlar. Kültür merkezleri ve Türkçe olimpiyatları gibi kendi ekiplerince oldukça başarı ile yürütülen programlarımız devam ediyor. En son örneğini Azeri konferansında da gördüğümüz gibi kendi eyaletlerinde bütün artıları ile eksikleri ile zorlukları bilen ve çalışan yönetici arkadaşlarımızla birlikte hazırlanan bir konferansın nasıl başarıya ulaştığını hep birlikte gözlemledik. Bunlar sadece parayla yapılacak işler değil, bunlar gönüllü olarak yapılacak işler. Bu arkadaşlarımızın kendilerinden yaptığı fedakârlıkların eseridir. Bizim kurumlarımızda mesai kavramı yoktur. Ben gerekli durumlarda gece yarısı olsun, pazar günü olsun arkadaşlarıma her zaman ulaşabilmişimdir, böyle bir gönüllülük ile de başarı kaçınılmaz oluyor.

TurkishNY: Türkçe Olimpiyatları çok ses getiren faaliyetlerinizden sadece biri ve Türk dilini Dünyada ki etkin dillerden biri haline getirme hedefinizde önemli bir etken. Peki, sizce Olimpiyatların en büyük getirisi nedir?
Dr. Faruk Taban: Amerika finalleri nispeten yeni başladı. Biz uzun süredir yabancıların Türkçe şarkı söylemelerini, şiirler okuyup, tiyatrolar oynamalarını, folklorumuzu yabancı gençlerce sergilenmesini, televizyonlarımızın başında ve salonu dolduran binlerce insanla birlikte büyük bir mutlulukla izliyorduk. Amerika’daki finaller başladıktan sonra büyükelçimizin katıldığı ilk Festivalde North Carolina’dan katılan zenci bir kız öğrencinin Türkçe konuşmasından duyduğu memnuniyetini bana iletti. “Amerikalı birinin böylesine güzel Türkçe şarkı söylemesi çok güzel bir duygu,” dedi. Türkçe adına bu tarihi bir süreç, tüm katılımcılardan oldukça olumlu tepkiler alıyoruz. Kültürümüzün tanıtılması, dilimizin dünya dilleri arasında haklı yerine alması adına çok önemli bir etkinlik olduğunu bizlere söylüyorlar. Türkçe olimpiyatları vesilesi ile bir mozaik olan Amerika’da, Türk kimliğinin de hak ettiği yeri bulmasına katkı sağlamış oluyoruz.
TurkishNY: Türkiye‘ye sıklıkla seyahat ediyorsunuz ve bu seyahatlerinizde buradan birçok konuk götürdüğünüzü biliyoruz. Bu ziyaretlerin amacı nedir?
Dr. Faruk Taban: Toplum olarak üye derneklerimizle birlikte, 3000’den fazla toplum liderini Türkiye’ye götürdük. Aralarında polis şefleri, din adamları, belediyeciler, medya yetkilileri yerel ve federal kongre üyelerinin olduğu bu gruplara Türkiye’yi tanıtma şansımız oldu. 50 eyaletin 46’sında meclis resepsiyonu gerçekleştirdik. Vermont‘da yarım milyonluk nüfusu olan bir şehirde bir resepsiyona katıldım geçen ay, yakın yerlerden gelen Türklerin de desteği ile Mevlevi’nin döndüğü ‘ebru gösterilerinin yapıldığı güzel bir organizasyon gerçekleşti. Vali, Burlington belediye başkanı geldi. İstanbul’la kardeş şehir antlaşması imzaladık. Yaklaşık 500’e yakın yerel yönetici Türkiye’ye ziyarete götürüldü. Bunların her biri seviyesine göre daha pozitif duygular beslemeye başladılar Türkiye adına. Türkiye’yi ziyaret edenler sadece Türkiye’yi değil bölge hakkında da oldukça geniş brifing alma şansına sahip oluyorlar. En güzel yanı da eğer ofisleri ziyarete gitme şansınız olursa sizlerde gözlemleyeceksiniz Türkiye ziyaretine gitmiş birileri varsa ofislerde hemen kalkıp size sarılıyorlar ve o sıcak karşılamayı hissetmek bile başlı başına bir değer diye düşünüyorum.

TurkishNY: Türki Amerikan Birliğinin bundan sonra ki planları nelerdir?
Dr. Faruk Taban: Türkiye’mizin son 10 senede geldiği nokta, 2023 hedefleri hep olumlu sinyaller, bu gelişmelerin Washington DC’de de yansımaları olacağına inanıyorum. Bu bağlamda Türkiye en çok ziyaret edilen ikinci büyük ülke. Geçen paskalya tatilinde Kongre’den 4 ayrı heyet kendi organizasyonu ile Türkiye’ye gitti. Bizler de elimizden geldiğince katkıda bulunmak istiyoruz bu sürece. Bu sene biliyorsunuz Teksas Federasyonumuz, Azeri Konvansiyonunu gerçekleştirdi. 2013 yılında bizim konvansiyonumuz olacak. Geçen yıl Kasım ayında kurduğumuz Rethink Enstitüsü’nün faaliyetleri olacak bu yıl. Enstitünün hazırladığı Anayasa çalışması meclis başkanımız Cemil Çiçek tarafından takdirle karşılandı. Enstitümüzle, Orta Asya konusunda bir seminer gerçekleştirdik. Şimdilerde Kürt konferansı hazırlıklarını sürdürüyoruz. Yakın zamanlarda Afgan konferansı hazırlıkları devam ediyor. Enstitümüzün çalışma alanı oldukça geniş. Gerek Amerika’da gerekse dünyadaki sorunlara çözüm getiren, önemli bir enstitü olmayı hedefliyoruz.
TurkishNY: Çok teşekkür ederiz.
Dr. Faruk Taban: Ben teşekkür ederim.
Erdem Tekinel,TurkishNY
Washington DC