Türksoy Başkanı, eski Kazakistan kültür Bakanı, sayısız uluslarası ödül sahibi, Profesör Dusen Kaseinov’la Büyükelçilik kançileryasında biraraya geldik. Yunus Emre Orataryosu ile tüm izleyenleri büyülen konseri ve Türksoy’un bundan sonra ki projelerini konuştuk.
1993 yılında Türk dili konuşan ülkelerin kültür ve sanat alanlarında işbirliğini sağlamak amacı ile kurulan TÜRKSOY'un temel amacı ve işlevi, Türk dili konuşan halkların sosyo kültürel benzerliklerini ortaya çıkarmak, halklar arasında kültürel işbirliğini geliştirerek, dünya ve bölge barışına katkıda bulunmaktır. TÜRKSOY ‘a ev sahibliği yapan Türkiye Cumhuriyeti başbakanlık tanıtım fonu ve kültür bakanlığının desteği ile sayısız faliyet gerçekleştirmektedir.

Türksoy başkanlığının yanısıra,2005 yılından bu yana ,Kazakistan Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Özel Görev Elçisi – BDT’de kültürel-sosyal konularla ilgili Özel Kazakistan Cumhuriyeti Temsilcisi olarakda görevini sürdüren Kaseinov evli ve iki çocuk sahibi.
TurkishNY: Hoş geldiniz,Washington DC’ye, Strathmore’da dün gece herkesi büyüleyen harika bir gece yaşattınız. Bugün de gençler büyükelçilikde en az dün gece ki kadar harika bir mini konser verdiler. Okurlarımıza kendinizi biraz anlatabilir misiniz ?
DUSEN KASEINOV : Meslek olarak müzisyenim ,çocukluktan 50 yaşına kadar etkin bir şekilde müziğin içerisinde yer aldım.Bir dönem Kazakistan’da Kültür bakanlığı görevi üstlendim. Bakanlık ve müzisyenlik ikisi birarada gidemiyeceğini anlayınca bir sanat adamı olarak Kazakistan’a daha faydalı olacağımı hissedince tekrar Türksoy projesi ile müziğe geri döndüm.
TurkishNY: Türksoy fikri nasıl gelişti? Hep düslediğiniz bir projemiydi ? bizleri biraz aydınlatabilirmisiniz,bu konu ile ilgili?
DUSEN KASEINOV : Henüz konservatuar rektörü iken, daha küçük çablı benzer çalışmalar yapıyorduk. Türk Halkları geleneksel müziği dalında uluslararası festivaller düzenliyorduk.Sovyetler Birliği dağılmadan önce bu çalışmaların cabası içerisindeydik. 1991 yılı sonrası Sovyetlerin dağılması ve kardeş halklarımızında özgürlüğe kavuşmaya başlaması ile sadece uluslarası konferanslar değil Türk kültürü ile ilgili bilimsel konferanslarda düzenlemeye başladım.Amacım zaman içerisinde birbirinden kopan halkların biraraya gelmesi ortak kimliğimizde buluşmayı sağlamaktı .Türksoy bu doğrultuda beden buldu.Türksoy’da göreve geldiğimde geçmişteki çalışmalarımın çok faydasını gördüm.
TurkishNY: Ünlü bestekar Ahmet Adnan Saygun’un 13. yüzyılda Anadolu’da yaşamış Türkmen Dervişi Yunus Emre’nin çağları sınırları aşan hümanizmini ve evrensel hoşgörü mesajını en iyi anlatan eserlerden biri olan Yunus Emre Orataryosunu izleyenlere buluşturma fikri nasıl gelişti ?
DUSEN KASEINOV:Bir çok neden var ama en önemlisi ki bu neden aynı zamanda Türksoy’un kuruluş amaçları arasındadır. Türk dünyasının en önde gelen şahsiyetlerinin dünyaya tanıtılmasıdır.Bizler bu amaçla Türksoy olarak, Türk dünyasının en önde tanınan bilim adamlarının,yazarlarının ,müzisyenlerinin adına ithaf edilen yıllar belirlemeye başladık.Örneğin, Atatürk’ünde yakın çalışma arkadaşlarında biri olan ünlü Türkolog Ahmet Zeki Veli Doğan yılı ilan ettik 2010 yılını.2011 yılını tanınmış Tatar şairi Abdullah Tukay’a adadık.2012 yılını ise Hakas Türklerinden olan çarlık Rusyasının en önemli ve batılı anlamda bilinen ilk Türkolog bilim adamlarından biri olan Nikolay Katanov Yılı ilan ettik. Aynı zamanda ilk Türk tiyatro yazarı olarak bilinen Azeri Mirza Fatali Ahundzade’nin doğumunun 200 yılını kutlama etkinlikleri gerçekleştirdik. İşte bu denli önem verdiğimiz Türk düşünürlerinden biri de hiç süphesiz Yunus Emre ve onun eserlerinden harika bir orataryo çıkaran Ahmet Adnan Saygun oldu.Yunus Emre’nin eserlerinde anlattığı tüm fikirler Türksoyun kuruluş nedeni olan fikirler ile birebir örtüşen fikirlerdir.Bızler bütün Türk halklarını biraraya getirmek suretiyle Türksoy senfoni orkestrasını kurduk ve küresel bir anlam kazandırmak adına Amerika’li bir koroyu davet ederek Türkçe söylettirdik.
TurkishNY:Türk dilini yaygınlaştırmak adına önemli bir hedefiniz olduğunuzu biliyorum? Bu anlamda Amerika’lı koroya anlamadıkları halde Türkçe söyletmenin ne gibi bir faydası olacak sizce?

DUSEN KASEINOV: Öncelikle şunu belirtmek isterim Amerikalı bir koro ilk kez Türkçe Yunus Emre eseri seslendirdiler.Bunun benzeri daha önce gerçekleşmedi.Bunun altını çizmek isterim. Ben, onlar Türkçe konuşmayı öğrendiler diyemem ama Türkçe anahtar sözcüklerin anlamlarını da biliyorlar artık. ”Aşık,barış,sevgi,sevgili,hoşgörü”bunlar esas kavramlardır ve inanın Birleşmiş Milletler bile bizim bugün, burada Yunus Emre sayesinde yarattığımız sevgi ve hoşgörüyü yaratmakta bu kadar etkili olamıyor.
TurkishNY:Türk Dünyasından Bakanlıklar bazında beklediğiniz desteği bulabiliyormusunuz?
DUSEN KASEINOV: Evet, hemde fazlasıyla ve mesela bugün burada gördüğünüz Türksoy gençlik Orkestrasına, her bakanlık tüm masraflarını üstlendiği gençler yolladılar.Ayrıca bu gençlerin geldiği konservatuarlarla direk çalışma imkanı bulduk.Böylesine büyük projelerde ancak böylesine önemli işbirlikleri ile gerçekleşebiliyor. Gecen sene buraya BM genel kurulu Asemblesinde Nevruzu getirmiştik. Bir tek devletin gerçekleştirebilecegi bir projeden çok daha fazlasını biz bu işbirliğimiz sayesinde gerçekleştirebildik.140 sanatci getirdik.
TurkishNY : 140 sanatcı diyorsunuz,bu sanatcıları konsere hazırlamak onları uyum içerisinde çalıştirabilmek bunu nasıl gerçekleştiriyorsunuz?
DUSEN KASEINOV: İnanın bu çok zor kısmı ,biz bunları anlatmak bile istemiyoruz.Tek hedefimiz olan Türk dilini ve kültürünü yaymak adına gerekli bir özveri hepsi bu.Ama bu büyük bir ekip işi ve ekipimiz büyük bir özveri ile çalışıyor. Bu sanatcılara en büyük desteği veren Türkiye Cumhuriyeti yönetimi başta başbakan Tayyip Erdoğan,Cumhurbaşkanlığı ve en büyük maddi destekcimiz başbakanlık tanıtım fonu,Kültür Bakanı Ertuğrul Günay inanılmaz destekçi her zaman yanımızda yer alıyor.
TurkishNY : Türk dilinin yaymak adına önemli çalışmalar yürütüyorsunuz,Amerika’lı bir koronun Türkçe şarkı söyletmek asıl amaç nedir?
DUSEN KASEINOV: En önemli amacımız, biliyorsunuz Goethe ve Cervantes enstitüsü gibi dünyanın dört tarafında Yunus Emre enstitüleri kurulmaya başladı. Ancak o ülkelerde insanlar, Yunus Emre’yi ve düşüncelerini henüz tanımıyorlar. Ama bu ve benzeri etkinlikler Yunus Emre’yi tanıtmakla kalmayacak. Aynı zamanda Nasıl Rusların Tolstoy’u Dostayevskisi varsa Avrupa’da bu enstitülerin açıldığı bu üllkelerde etkinliklerimiz vasıtasıyla Türk imajını değistirip,Türk ismini ve Türk kimliğini hakettiği yere çıkaracağız.
TurkishNY : Çok yoğun olduğunuzu biliyoruz.Son olarak bizlere Türksoy’un ve sizin bundan sonra ki planlarınızdan bahsedebilirmisiniz?
DUSEN KASEINOV: Yine aynı bu tarzda Avrupa’da olsun Amerika’da olsun zengin kültürümüzü gösteren etkinliklere devam edeceğiz. Malesef yurtdışına giden göçmenlerin çoğunluğu işci olarak çalışıyorlar ve özellikle Avrupa’ya ilk dönem göç edenler üzerinden Türk kültürünü doğru yansıtma şansı bulamamıştık. Bu tür projeler vasıtasıyla insanlar gerçek Türk kültürünü tanıma şansı buluyorlar ve şaşkınlıklarını çoğu zaman gizleyemiyorlar.Aynı zamanda Türkiye bölgede hergün biraz daha etkisini arttırıyor.bu toplum yükselirken irtifasını koruyabilmeli Türkçe’nin ne kadar yaygın bir dil olduğunu Türkiye, kuruluşumuz Türksoy sayesinde diğer Türk devletleri ile yanyana durduğunu göstererek göstermeye devam etmelidir.Zaman birleşme zamanı ,Avrupa devletleri ve dağılan Sovyetler Birliği nasıl bir araya geliyorsa ,biz Türk devletleri de biraraya gelmeliyiz .Bu hem ekonomik,hem kültürel hem de nüfus oluşturmak adına çok önemlidir. Türkler’in entegrasyonu için kültürden yola çıktık.Malesef yıllar boyunca çeşitli nedenlerle birbirimizden kopardıldık,Türklerin yeniden birlik olması için, Türklerin kendi arasında tanışması lazım .
TurkishNY : Çok teşekkür ederiz. Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?
DUSEN KASEINOV: Biz Teşekkür ederiz Biz henüz yeni başladık.İnandığımız yolda başarılı olmak adına kendimize çok çalışmak adına sözverdik ve dedik ki ‘az laf çok iş’.
Erdem Tekinel,TurkishNY
Washington DC