İznik çinilerini Milano moda haftasında podyuma taşıyarak büyük bir başarı kazandı... Osmanlı sultanlarının tuğraları ile süslediği gece elbiselerinden New York’taki moda editörleri övgüyle söz etti, son olarak New York Moda Haftasında sunduğu, geleneksel sanatlarımızdan Ebru ile bezenmiş koleksiyonu ile uluslararası moda çevrelerinin beğenisini kazandı. Dünyaca ünlü modacılarla aynı organizasyonlarda defileler yapan ve bu başarısıyla “moda elçisi” olarak anılmaya başlayan Nedret Taciroğlu, modaya bakışını, NEDO markasının serüvenini ve hedeflerini anlattı.

TURKISHNY: Yurt dışında tasarımlarıyla adından söz ettiren bir modacısınız. Moda ile ilişkiniz ne zaman başladı?

NEDRET TACİROĞLU: Güzel sanatlarda iç mimari eğitimi aldım, çizimim çok kuvvetliydi. Annem de aynı zamanda Olgunlaşma Enstitüsünde müdürdü ve ben kendisinden dikişi ve kalıbı öğrendim. Daha sonra tekstil ile uğraşan bir arkadaşım model sıkıntısı yaşıyordu bende kendisine bazı çizimler yaptım ve 1980 yılında bana bu konuda çok başarılı olduğumu ve atölyemi kurmam konusunda fikirlerini açıkladı, bende koşulları uygun bulup, sadece deri-güderi kıyafetler ürettiğim atölyemi kurdum. 10 makine ile kurduğum atölyem iki sene içerisinde 102 makineye ulaştı. Arka arkaya fuarlara katıldım. Vizon show bünyesinde daha o senelerde defilelerimi gerçekleştirmeye başladım. Daha sonra Nancy Reagan`a koleksiyon hazırlamaya başladım.

TURKISHNY: Türkiye dışına açılmak fikri nasıl doğdu? İlk açılımınız nasıl oldu?

NEDRET TACİROĞLU: Türkiye'nin yalnızca tekstilde üretici firma olarak varlığını sürdürmesi beni rahatsız ediyordu, zaten Çin'in dünya üzerindeki olumsuz etkisi (üretim anlamında) beraberinde Türkiye'yi çok zor duruma düşürdü ve tasarımıyla ön plana çıkması bir şart olmuştu artık. Yalnızca taklit eden zihniyetin yerine, yoktan var eden, kendi çizgisiyle dünyada varlığını kanıtlayabilecek bir ülke. Türkiye bunun için her imkana sahip ve her şeyden önce çok zengin bir tarihi var. Bende bu düşüncelerle hedefimi belirledim ve yurt dışına açıldım.

TURKISHNY: Tasarımlarınız Türkiye dışında nelerde satılıyor?

NEDRET TACİROĞLU: İtalya ,Amerika ve Rusya.


TURKISHNY: İznik çinileri, Osmanlı Sultanları tuğraları ve son olarak Ebru sanatı... tasarımlarınızda geleneksel Türk el sanatlarından esinleniyorsunuz ve bu sanatları modaya adapte ediyorsunuz, bu fikir nasıl doğdu?

NEDRET TACİROĞLU: Dediğim gibi çok zengin bir tarihimiz var ve yabancı modacılar bizim çizgilerimizi zaten kendi adları altında kullanıyorlar. Ben bu tarihin bizden çıktığını, genç jenerasyonlara anlatmaya ve bunu günlük hayatımıza adapte ederek tarihte kalmasını engellemeyi arzu ettim.

Ayrıca yabancılar kendi dinsel ve tarihi simgelerini her fırsatta moda yoluyla dünyaya sergilediler, neden bizde aynı şeyi yapmayalım diye düşünüyorum. Bu çizgileri modernize edip estetik bir şekilde uyguladığımda yabancılardan gelen tepkiler çok mutlu edici demek ki doğru uygulandığında hiçbir şey imkansız değil. Bu da beni çok yüreklendirdi açıkçası.


TURKISHNY: Bir sonraki koleksiyonunuz da Türk sanatından izler taşıyacak mı?

NEDRET TACİROĞLU: Evet. Ben tarihimizi her fırsatta yaşatmayı ve günümüzde de yaşatmayı arzu ediyorum.


TURKISHNY: Milano ve New York’ta yaptığınız başarılı defilelerle adınızdan söz ettirdiniz. Bu başarı size “Türkiye’nin moda elçisi” unvanının yakıştırılmasına neden oldu. Bu unvan ne hissettiriyor size?

NEDRET TACİROĞLU: Gurur veriyor. Yıllardır Türk olarak lanse edilen ve bu kadar yankı uyandıran sayılı bir kaç kişiden biriyim. İtalya'da Corriere Della Sera , II Giornale gibi önemli gazeteler hakkımda makale yazıları çıktı. Bu bir ilk. Genelde dünyada başarılı olan Türkler hep başka ülkelerde yaşayan ve sonradan yaşadığı ülkenin vatandaşı olan insanlar. Çünkü bu daha kolay bir yol ünlü olmak için. Ben zoru seçtim, ülkemin ismini öne koyarak yaptım reklamımı, çok modern tasarımları Türk tarihini yansıtarak hazırladım. Tüm sunumlarımda basın bültenlerimde bu tarihi anlattım ama eski klasik düzeni devam ettirerek değil, dünya modasıyla aynı şekilde aynı modernlikte uyguladım ve bu da dikkat çekti ve sonucunda beni bugünlere getirdi.

TURKISHNY: Eşiniz Ali Taciroğlu Türkiye’nin tanınmış iş adamlarından. Mesleğinizde sizi destekliyor mu?

NEDRET TACİROĞLU: Evet eşim bana her zaman çok güvendi ve tabiî ki beni 15 yaşımdan beri tanıyor, neler başardığımı kendi bir iş adamı gözüyle görüyor ve mesleğe tekrar geri dönmemde ve markalaşmam konusunda beni en çok teşvik edenlerin başında geldi.

TURKISHNY: Koleksiyonlarınız konusunda yorumlarda bulunur mu? Yurt dışında kazandığınız başarı İstanbul’a nasıl yansıyor?

NEDRET TACİROĞLU: Elimizden geldiği kadarıyla herkese ulaşmaya çalışıyoruz. Tabi bu başarı Türkiye'nin gözünden kaçmıyor.

TURKISHNY: Kızınız Yasemin Taciroğlu’nu defilelerinizde aktif olarak çalışırken görüyoruz, size nasıl katkılarda bulunuyor?

NEDRET TACİROĞLU: Kızım Yasemin benim bu işte ortağım her şeyden önce. Ben onu da düşünerek bu işi kurdum. Kendisi 7 yıl Milano'da yaşadı. Burada hem eğitimini tamamladı hem de Vivienne Westwood ve Prada gibi dünya markalarında aktif bir şekilde çalıştı. Daha sonra da Türkiye'ye dönüp benimle NEDO markası için çalışmaya başladı. Ve çok yol kat etti, moda dünyasında çok iyi iliksileri dostlukları oluştu ve henüz 26 yasında olmasına rağmen aldığı bu önemli sorumlulukları başarıyla yerine getiriyor, sorumluk almaktan ve çalışmaktan yılmıyor ve işini çok seviyor. Müşterilerimle aramdaki dinamik aynı zamanda ve birbirimizi çok iyi tamamladığımızı düşünüyorum..

TURKISHNY: Nedret Taciroğlu kadınını tanımlar mısınız? Tasarımlarınızı yaparken nasıl bir kadın profili düşünüyorsunuz?

NEDRET TACİROĞLU: Özel, duyarlı, romantik, klas, modern ve iddialı

TURKISHNY: Yurt dışında yapmayı düşündüğünüz projeler var mı? Bu açılımı farklı ülkelere taşımayı planlıyor musunuz? Nedo markası için butik açmayı düşünüyor musunuz?

NEDRET TACİROĞLU:Evet tabi var. Yurt dışından özellikle de New York'tan gelen talepleri karşılamam için orada bir şube kurmayı ve bir mağaza açmayı hedefliyorum önümüzdeki zamanlarda...

TURKISHNY: Şimdiye kadar koleksiyonunuz konusunda aldığınız tepkiler içinde sizi en mutlu eden yorum hangisiydi?

NEDRET TACİROĞLU: Koleksiyonlarımın beğenilmesi projelerimin hedefine ulaşması ve insanların beni tanıması çok güzel duygular. Müşterilerim ve moda editörleri dışında Milano, İstanbul ve New York'ta yolda yürürken devamlı çevirip üzerimizdeki paltoları soruyorlar son yıllarda ve hepsi istiyor. Rekabetin çok fazla olduğu bu kriz döneminde beni farklı bulup beğenmeleri ve ürünlerimi istemeleri çok mutlu ediyor. Ama son New York defilemden sonra Miriam Silverberg’in kaleme aldığı makale benim için heyecan verici ve beni dünya devleriyle aynı yerde görmesi benim için gurur verici bir duygu.

TURKISHNY: İstanbul, Milano, New York... Bu şehirlerdeki kadınların koleksiyonunuza bakışları farklı mı?

NEDRET TACİROĞLU: Tabiki aslında Milano ve New York farklı iki zevk ama benim bu süreçte gördüğüm bu üç şehirdeki kadınında bazı modellerimi aynı şekilde beğenip istemesi. Bende çalışmalarımı bu doğrultuda yönlendiriyorum. Dünya markası olabilmek için bu stratejinin daha doğru olduğunu düşünüyorum.

TURKISHNY: Tasarımlarınızı giymesini istediğiniz ünlüler ya da özel tasarım yapmayı hayal ettiğiniz isimler var mı?

NEDRET TACİROĞLU:Evet, var tabiki... Tasarımlarımı özellikle Charliz Theron ve Jeniffer Lopez’in üzerinde görmek isterim. Jeniffer Lopez ile görüşme halindeyim, beğendiği bir gece kıyafetini gönderdim kendisine, elbisemi onun üzerinde göremk heyecan verici olacak.

TURKISHNY: Bir kadının gardırobunda mutlaka olması gerektiğini düşündüğünüz parçalar hangileri?

NEDRET TACİROĞLU: Siyah takım elbise, diz üstü bir kokteyl elbisesi, güzel bir çanta, kaliteli bir ayakkabı.

TURKISHNY: Dünyada hangi modacıları beğeniyorsunuz?

NEDRET TACİROĞLU: John Galliano ve Karl Lagerfeld koleksiyonlarını hep keyifle izlemişimdir.

TURKISHNY: Sizce en büyük moda hataları neler?

NEDRET TACİROĞLU: Bayanların vücudunu tanımadan giyinmeleri A`dan Z`ye marka giyip kötü kombinasyonlar yüzünden bütün güzel çizgilerin kaybolmasına yol açıyor. Önemli olan çok para harcamaktan ziyade doğru kombinasyonlar yapmak, zıtlıklarla güzel şeyler yaratmak. Çok abiye bir elbisede sade bir saç kullanılmalı, mesela daha az takı takılmalı. Her alanda olduğu gibi modada da her şey dengeler üzerine kuruluyor.

TURKISHNY: Samimi yanıtlarınız için teşekkürler, koleksiyonlarınızı New York'ta podyumda izlerken bizlerde gurur duyuyoruz, başarılarınızın devamını dileriz.