Türk Amerikan Dernekleri Asamblesi (ATAA) Başkanı Kenan Çağlar, TRT Haber de yayınlanan Elif Saygılıer ile Ekonomi 7/24 programına konuk oldu.

-Eski Bakan Zafer Çağlayan’ın ABD’de tutuklama kararı kaygı vermiyor.       

-Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Başkan Trump’la Suriye konusunu görüşeceğini bekliyorum.

-Türkiye’nin lobi faaliyetlerinde kayda değer ilerleme var.

-ABD’de kendinizi gösteremiyorsanız yapabileceğiniz bir şey yok.

-Türkiye’nin lobi faaliyetlerine daha fazla bütçe ayırması gerekiyor.

-Amerika’da lobicilik faaliyetlerini destekleyecek yeterli Türk yok.

Eski Sanayi Bakanı Zafer Çağlayan ile ilgili tutuklama kararı

Eski Sanayi Bakanı Zafer Çağlayan ile ilgili tutuklama kararında kaygı duyulması gerektiğini düşünmediğini belirten Çağlar, “Kişisel olarak gördüğüm mesaj olabilir tabiki. Hükümetler arasında mesajlar sürekli oluyor.Bu konuda Amerikan kamuoyundan çok baskı var. Yasal olarak birşey yapamazlar.Ne kadar ileriye götürebilirler bilemiyorum tabiki.” dedi.

Birleşmiş Milletler Zirvesi ve S400 Füzeleri

Birleşmiş Milletler zirvesinde Başkan Trump ve Cumhurbaşkanı Erdoğan arasında ağırlıklı konunun Suriye olacağını belirten Çağlar, Amerika’da S400 füzeleri pek fazla konu edilmiyor.Bunun bir problem olacağını sanmıyorum.” dedi.

Türkiye’nin lobicilik faaliyetleri

Türkiye’nin Amerika’da ki lobicilik faaliyetlerinde kayda değer hamleler olduğunu söyleyen Çağlar, “Amerika’da 2 tür lobicilik var. İlki profesyonel olarak çalışan firmalar aracılığı ile yapılan lobicilik. Bu firmalar verilen konularda nokta atışı yaparlar. Bir diğer lobicilik faaliyeti de sivil toplum kuruluşları ile yapılan, süreklilik ve kalıcılık sağlayan çalışmalardır. ATAA’nın yaptığı çalışmalar bu çerçevede değerlendirilebilir.1974 Kıbrıs Barış Harekatı sırasında çıkarılan silah ambargosu ve Türkiye’ye karşı oluşan önyargılara karşı Amerika’da faaliyet gösterebilmek,karar tasarılarında etkili olabilmek arayışlarının bir sonucu olarak ATAA 1979 yılında faaliyete geçti.Kenan Çağlar: Türk Hükümetinin gerçekten kayda değer hamleleri bu konuda var. Fakat lobicilikte iki türlü lobicilik vardir. Bir tanesi profesyonellerdir. Parayı verirsiniz , konunuz vardır o konuyla ilgili danışmanlık şirketi bulursunuz ve konuyla ilgili çalışmalarını sağlarsınız. Bir diğer lobicilik faaliyeti ise, sivil toplum kuruluşları ile yapılan ve süreklilik sağlayan, kalıcılık sağlayan bir çalışmadır.Bu ihtiyaç hala devam etmekte.

C:\Users\TNYWORK\Documents\kenan3.jpg

Amerika’da politika para ve lobicilik üzerine mi kurulu

Çağlar “ Kesinlikle, eğer siz tanınmıyorsanız, kendinizi tanıtamıyorsanız, kendinizi orda gösteremiyorsanız, yapabileceğiniz pek fazla birşey yok.” dedi.

Türkiye yeterince bütçe ayırıyor mu lobicilik faaliyetlerine?

Çok fazla bütçeye ihtiyaç olduğunu sanmadığını belirten Çağlar,”Türkiye’nin lobi faaliyetlerine daha fazla bütçe ayırması gerekiyor. Yerel organizasyonları güçlendirmekte fayda var. Türkiye’nin bu konuda atılımları var.Ayrıca Amerika’da yeni kurulan sivil toplum kuruluşları var. Fakat onun ötesinde yerleşmiş bir ATAA gibi bir çatı kuruluşunun önemi daha fazla.Başkan, gelecek ve geçmiş dönem başkanları,sayman,sekreter,10 yerel başkan yardımcısından oluşan yönetim kurulu ve bağış fonunu yönlendiren 12 mütevelli heyetinden oluşan ATAA’nın ayrıca 60 a yakın sayıyla üye kuruluşları var.Bu derneklerin alt kuruluşları ile bu sayı daha da artıyor.Her eyalete gidilerek temsilcilere ulaşmanız ve etkilemeniz gerekiyor.”dedi.   

Amerika’da bu ağı destekleyebilecek kapasitede ve çalışabilecek yeterince Türk var mı?

Amerika’da yaklaşık olarak 500 bin Türk bulunduğunu belirten Çağlar,” Politik konularda Türk Amerikalılar etkin değiller.Bu konuda toplumu eğitici seminerler yapıyoruz. Örneğin geçtiğimiz yıllarda Amerika’nın çeşitli eyaletlerinde 17 seminer düzenledik.Katılımcılara politik konularda nasıl aktif olunacağını,milletvekillerine nasıl erişileceğini öğreten seminerler verdik.Ayrıca Türkiye ve Türk Amerikalıları ilgilendiren konularda seminer ve konferanslar verdik.Yıllık konferanslarda hükümet temsilcilerini,karar alıcıları,akademisyenleri bir araya getirdik.”dedi.

Onun dışında hem bu tarafta ki hükümetle hem de Amerikan Hükümeti milletvekilleri ile görüşme sıklığınız nedir?

Bu sürekli oluyor. Şu ana kadar yapılmış,74’ten beri olan faaliyetlerde bütçemiz kısıtlı olmasına rağmen çok az sayıda insanla Türk dostluk grubunu %60 a kadar çıkarabildik. En önemlisi de bu dostluk grubu oldu  Amerikan Senatosunda ve Kongrede. Her 2 senede bir milletvekilleri değiştiği için bu sayı aşağı yukarı inip çıkmakta. Süreklilik ve devamlılık gerekiyor. Bu da kaynak ve insan gerektiriyor tabiki.