Turkishny.com

Başbakanlık Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı (ISPAT) Danışmanı Mustafa İlbeyli, Turkishny Haber Portalı'nın sorularını yanıtlayarak, ISPAT’ın ABD yapılanmasından ve vizyonunuzdan bahsetti.

Turkishny.com: ISPAT’ı ve yapılanmasını genel hatlarıyla anlatabilir misiniz?

Mustafa İlbeyli: T.C. Başbakanlık Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı, Türkiye'nin sunduğu yatırım fırsatlarını küresel iş dünyasına tanıtma ve yatırımcılara Türkiye'ye yapacakları yatırımın her aşamasında destek verme görevini üstlenmiş tek resmi kuruluştur.

Ajansımız, kurulduğu günden itibaren ülkemizin ekonomik kalkınmasında gereksinim duyulan yatırımların artırılması için Türkiye'de yatırım yapılmasını özendirmeye yönelik yatırım destek ve tanıtım stratejilerinin belirlenmesi ve uygulanmasında önemli görevler ifa etmektedir. Resmi kurum kimliğimizi özel sektör yaklaşımıyla bir araya getiriyoruz. Yatırımcılara ana hatlarıyla, pazar araştırma ve analizi, sanayi ve sektör raporları hazırlanması, yatırım koşulları değerlendirmeleri, yatırım yeri seçimi, muhtemel ortaklık ve ortak girişimler için şirket eşleştirme, şirket kuruluşu, teşvik başvuruları, lisans, çalışma ve oturma izinleri gibi resmi kurum ve kuruluşlarla yazışma ve görüşmelerde destek sağlanması ve süreçlerin kolaylaştırılması gibi hizmetler sunuyoruz.

TYDTA olarak her projeyi yeni bir tecrübe olarak görüyor ve o projenin gerektirdiği hizmetler konusunda, “tek-durak-ofis” anlayışıyla her seferinde bizi başarıya götürecek yeni bir strateji oluşturuyoruz. Bu sebeple de hizmetlerimiz bahsi geçen alanlarla sınırlı kalmıyor. Türkçe’nin yanında, İngilizce, Arapça, Çince ve diğer birçok farklı lisanda hizmet verebilen uzman kadromuz ile Türkiye’nin sağladığı imkânlardan faydalanmak isteyen yatırımcıların ilk adresi konumundayız. Ayrıca, ABD, İngiltere, Almanya, Birleşik Arap Emirlikleri, Çin, Fransa, İspanya, Japonya ve Suudi Arabistan’da yerleşik danışmanlarımız faaliyet gösteriyor. Yurt dışında ülkemizin yatırım imkânlarının tanıtılması konusunda yurt dışı danışmanlarımızın yürüttüğü faaliyetlere ek olarak, tüm paydaş kurum ve kuruluşlarla eşgüdüm halinde şirket ziyaretleri ve yatırım ortamı tanıtım etkinlikleri de düzenlenmekteyiz.

Turkishny.com: ABD ile ISPAT in ilişkileri ne durumda, ABD yapılanmanızdan ve vizyonunuzdan bahsedermisiniz?

Mustafa İlbeyli: ABD’nin dünyanın dışa dönük en çok yatırım veren ülkesi olması ve uzun yıllardır süre gelen ekonomik ve politik ortaklığımız sebebiyle Türkiye ve tabi ISPAT için önemli bir ülke.  Bu öneme binaen ABD, Ajansımız tarafından üst düzeyde en çok ziyaret ettiğimiz ve etkinlik gerçekleştirdiğimiz ülkelerin başında yer almakta.

Kendi organizasyonlarımızın yanında başta Sn. Cumhurbaşkanımız olmak üzere Başbakanımız ve Bakanlarımızın gerçekleştirdikleri ABD ziyaretleri çerçevesinde yatırımcı toplantıları tertip ederek Türkiye’nin yatırım ortamının daha iyi tanıtılması ve halihazırda yatırımı olan firmaların gelecek planlarının en üst düzeyde değerlendirilmesi konularında yardımcı olmaya çalışıyoruz. Bu çerçevede Sn. Cumhurbaşkanımızı en son Amerika Birleşik Devletleri ziyareti kapsamında, Washington’da 40 civarında Amerikalı üst düzey yönetici ve uluslararası fon yöneticisi ile bir araya getirdik. Ajansımız koordinasyonu ile düzenlenen bu toplantıda Sn.Cumhurbaşkanımız yatırım ortamına ilişkin gelişmeleri ve Türkiye’nin ekonomik gündemini dev şirketlerin temsilcileri ile paylaşarak Türkiye’deki yatırımlarını artırmaya davet etti.

Image result for Investment Support and Promotion Agency of TurkeyBirçok ülkede olduğu gibi ABD’de de öncelikle danışmanlarımız vasıtasıyla ülkedeki önemli firmalar, çatı kuruşlar ve ilgili devlet kurumlarıyla temaslarımızı daimi tutuyoruz. Merkez ekibimiz ile de ABD – Türkiye arası yatırım ilişkileriyle ilgili her konuyu yakından takip edip hızlıca sonuç almak için elimizden geleni yapıyoruz.

ABD özelinde karşılaştığımız en önemli mesele ise algı ve bilinirlik meselesi. Çok büyük ve coğrafi olarak bölgemize uzak bir ülke olması sebebiyle ABD içinde hali hazırda Türkiye’de yatırımı olmayan firmaların Türkiye hakkında çok az bilgiye sahip olduklarını görüyoruz. Var olan bilgileri de maalesef ABD medyası tarafından yaratılan haksız ve olumsuz algı sebebiyle ya eksik ya da yanlış bilgilerden oluşuyor. Bu yüzden özellikle ABD’de sıklıkla gerçekleştirdiğimiz ve daha da arttırmayı planladığımız roadshow’ların yanında “business ambassadors” olarak adlandırdığımız ve Türkiye’yi Türkiye’de yatırım yapmış şirketlerin CEO’larının anlatmasına yönelik programlarımız ile medyada da Türkiye’nin yatırım ortamının gerçek ve somut haliyle aktarılması için çalışmalar yapıyoruz.

Turkishny.com: ABD’deki Türk yatırımlarının ve Türkiye’deki ABD yatırımlarının rakamları ne durumda?

Mustafa İlbeyli: Öncelikle şunu belirtmek isterim ki Başbakanlık Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı olarak yetki ve sorumluluk alanımız sadece Türkiye’ye gelen uluslararası doğrudan yatırımları kapsamakta.

Bu doğrultuda ABD en önemli ticaret ve yatırım ortaklarımızdan biri. ABD ihracatımızda 5. sırada yer alırken, ithalatımızda ise 4. sırada yer almaktadır. 2016 sonu itibarı ile her iki ülke arasındaki ticaret hacmi 17,5 milyar dolar civarındadır. Ancak, ABD ile dış ticaret açığımızın olduğu da bir gerçektir. Geçtiğimiz yıl itibarıyla 6 milyar 623 milyon dolar ihracat, 10 milyar 868 milyon dolar ithalat olarak gerçekleşen bu açığın ülkemiz açısından sürdürülebilmesi çok zor. Bu bakımdan karşılıklı yatırımların arttırılmasını ve ticaret hacminin hızla dengelenmesine yönelik adımlar atılmasını önemli görüyoruz.

Türkiye olarak uluslararası doğrudan yatırımlara büyük bir önem veriyoruz.  Gerçekleştirmiş olduğumuz reformların sağlamış olduğu istikrar ve büyümeyi gören uluslararası yatırımcılar, son 14 yılda ülkemize 180 milyar dolar tutarında doğrudan yatırım yaptılar. Bu başlık altında ABD’den gelen yatırımları incelediğimizde bugün Türkiye’de 1.700’ün üzerinde ABD sermayeli şirketin faaliyet gösterdiğini ve son 10 yılda bu şirketlerin ülkemizde 10 milyar doların üzerinde doğrudan yatırım yaptığını ve yapmaya devam ettiklerini görüyoruz.  Tabi bunun daha ileri seviyelere taşınması gerektiğine ve ABD ile olan stratejik işbirliğimiz sayesinde yatırım ve ticaret rakamlarının daha da güçleneceğine inanıyorum.

million USD

 

2008

2009

2010

2011

2012

2013

2014

2015

2016

USA FDI outflows

308 296

287 901

277 779

396 569

318 197

307 927

316 549

299 969

N/A

USA FDI inflows

306 366

143 604

198 049

229 862

188 427

211 501

106 614

379 894

N/A

FDI from USA to Turkey

868

260

323

1 401

439

326

334

1 619

390*

FDI from Turkey to USA

532

55

53

41

139

228

449

1 343

836*

Source: UNCTAD - World Investment Report 2016 & Central Bank of the Republic of Turkey (CBRT) *Provisional

Turkishny.com: Son 2 senede ABD’den Türkiye’ye yatırım rakamları nedir? Hangi sektörlerde yoğunlaşma var?

Mustafa İlbeyli: Açıkcası 2016'da dünyada neler olmuş, buradan başlamakta fayda görüyorum. Küresel ekonomi 2008 - 2009 krizinden sonraki en düşük büyüme rakamını 2016 yılında kaydetti. Bir süredir çokça tartışılan konular olduğundan fazla detaya girmeyeceğim ama genel olarak dünyadaki belirsizliklerin yükselmiş olduğunu, bunun da büyüme üzerinde etkili olduğunu söyleyebiliriz.

Dünya Bankası çalışmalarına göre dünya ekonomisinin 2016 yılında %2,3 oranında büyüdüğü tahmin ediliyor. Aynı şekilde, küresel ticaret de en zayıf büyüme performansını 2016 yılında yaşadı. Küresel ekonomideki büyümenin bu şekilde yavaşlaması ve aynı zamanda küresel ticaret hacminin de neredeyse hiç artmamış olması, uluslararası doğrudan yatırım akımlarında kayda değer bir düşüş meydana getirdi. Henüz bütün ülkeler resmi rakamlarını açıklamadığı için kesin büyüklükten bahsedemiyoruz ancak, Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı UNCTAD’ın çalışmasına göre 2016 yılında toplam UDY akımlarının geçen yıla göre %15 azalarak 1,5 trilyon dolara geldiği hesaplanmaktadır. Gelişmekte olan ülkelerdeki düşüşün ise daha keskin olduğu ve %20 civarında gerçekleşeceği düşünülmektedir. Avrupa bölgesine gelen UDY’nin de %30 düşmesi beklenmektedir.

Dünyada böyle bir konjonktür hakimken, Türkiye, son 2 senede darbe girişimi, patlamalar, siyasi gerginlikler ve anayasa değişikliği ve referandum gibi süreçlerden geçmiş olmasına rağmen 2016 yılında 12,3 milyar dolar UDY çekti. Bunun 6,9 milyar doları sermaye akımı şeklinde gelirken, 3,9 milyar doları da net gayrimenkul alımı oldu. Geri kalan kısmı ise diğer sermaye girişi şeklinde gerçekleşti. Gelen sermaye yatırımlarının 2 milyar doları imalat, 740 milyon doları enerji ve 4,2 milyar doları da hizmetler sektörüne geldi. Kaynaklara baktığımızda da %63 Avrupa, %30 Asya ve %7 Amerika şeklinde gerçekleşti.

Küresel UDY akımlarında yıldan yıla oynaklıklar olduğu gibi ülkemize gelen UDY akımlarında da artış ve azalışlar olabiliyor. Ancak burada Türkiye’ye hem geriye hem de ileriye doğru uzun bir perspektifle bakmamızın doğru olduğunu düşünüyoruz.

Son iki senenin rakamlarına baktığımız zaman ABD’den 2015 yılında 1.6 milyar dolar, 2016 yılında ise 390 milyon dolar yatırım geldiğini görüyoruz.  ABD’den son 10 yılda sene başına ortalama gelen yatırım miktarı ile kıyaslandığında ise 2015 yılının ortalamanın çok üstüne, 2016 yılının ise ortalamaya yakın olduğunu söyleyebilirim. Bu da son zamanlarda yaşanan belirsizliklerin ABD’li yatırımcılarda bir soru işareti yaratmadığının tam aksine Türkiye ekonomisine ve siyasetine olan güvenlerinin en net göstergesi diye düşünüyorum.

ABD’nin büyük bir ülke ve ekonomi olmasının verdiği çeşitliliği Türkiye’ye gelen yatırımlarda da görebiliyoruz. Enerjiden – kimyaya, gıdadan – bilişime, ilaçtan – altyapıya birçok farklı sektörde yatırım yapan şirketlerin ağırlıklı olarak üretim yapmak, ayrıca hem Türkiye pazarına hem de bölgeye ihracat yapmak üzere Türkiye’yi seçtiklerini söyleyebiliriz.  ABD’den gelen yatırımların çoğu Ajansımız için önemli olduğu üzere istihdam yaratan, ithalatımızı düşüren, ihracatımızı artıran ve bilgi transferi sağlayan yatırımlardan oluşuyor.

Turkishny.com:  ABD’den yapılan Türkiye yatırımlarının başarı durumu nedir?

Mustafa İlbeyli: Halihazırda, ülkemize yatırım yapmış 1700’ün üzerinde ABD sermayeli şirketin 135’ini temsil eden Amerikan Şirketler Derneği (AmCham Türkiye/ABFT Türkiye’de faaliyet gösteren A.B.D. şirketlerinden oluşan bir ticaret birliği ve sivil toplum kuruluşudur) üyelerinin toplamda 54 milyar doların üzerinde yatırımları  bulunmaktadır ve 90.000’e yakın istihdam oluşturduğu görülmektedir. Bu şirketlerin içerisinde, multinational olarak adlandırabileceğimiz şirketlerin büyük bölümünün yer aldığını ve uzun yıllar önce Türkiye’ye yatırım yapmış olduğunu görmekteyiz. 2002 yılı sonrasında başlayan atılımla, yatırım ortamının iyileştirilmesi için gerçekleştirilen reformlar meyvelerini vermeye başladı. Ülkemize yatırım yapan bu şirketlerin zaman içerisinde yatırımlarını büyüterek ülkemizi yönetim ve üretim üssü olarak konumlandırdıkları görülmüştür. Sadece geçtiğimiz son birkaç aya bakarak örnekler verirsek;

Pepsi, 1965 yılında ükemize giriş yapan bir gıda şirketi, geçtiğimiz aralık ayında 100 Milyon doların üzerinde bir yatırımla Ajansımızında destekleriyle ülkemizdeki 6. fabrikasını Manisa’ya kurma kararı aldı ve temel atma işlemini gerçekleştirdi.

P&G, birkaç ay önce düzenlenen törenle, yaklaşık 80 Milyon dolarlık bir genişleme yatırımı yaparak ülkemize olan toplam yatırımını 700 Milyon dolar seviyesine çıkardı.

Cisco bilgi iletişim sektöründe faaliyet gösteren bir şirket ve yaklaşık 40 milyon dolarlık bir yatırımla ülkemizde  inovasyon merkezi kurma kararı aldı ve bu yönde çalışmalarını Ajansımızla birlikte sürdürmekte.

Bununla birlikte yenilenebilir enerji (GE,TPI) sağlık,(GE), havacılık(GE Aviation) alanlarında ülkemizde halihazırda yatırımı bulunan ABD’li şirketler yeni yatırımlara devam etmektedir. Ayrıca yine Lojistik(UPS) ve ICT (Amazon Web Services) gibi sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin mevcut yatırımları dışında adını şu anda açıklayamadığım bazı yeni yatırım çalışmaları bulunmakta ve bu projelere Ajansımız destek olmaktadır.

Turkishny.com: Türkiye son 5 yılda en çok hangi 3 ülkeden yatırım çekiyor?

Mustafa İlbeyli: 2012-2016 arası dönemde Türkiye’de en fazla uluslararası doğrudan yatırım gerçekleştiren ülke 6 milyar 460 milyon dolarla Hollanda olmuştur. Hollanda’yı 4 milyar 930 milyon dolarla İngiltere, 3 milyar 852 milyon dolarla da Almanya takip etmektedir.

Turkishny.com: Türk vatandaşları en çok hangi 3 ülkeye yatırım yapıyor?

Yine aynı dönem itibariyle (2012-2016), yurtiçinde yerleşik kişilerin yurtdışındaki doğrudan yatırımlarına baktığımızda ilk sırayı 6 milyar 877 milyon dolarla yine Hollanda alıyor. Hollanda’yı 3 milyar 252 milyon dolarla Azerbaycan ve 2 milyar 995 milyon dolarla Amerika Birleşik Devletleri takip ediyor.

Turkishny.com: ABD ve Türkiye arasında sizce fırsatlar hangi alanlarda?

Mustafa İlbeyli: Türkiye’ye yatırım yapacak Amerikalı yatırımcılar için aslında hemen hemen bütün sektörlerimiz büyük fırsatlar sunuyor. Zira son 15 yılda hızla büyüyen ekonomiyle birlikte tüm sektörler büyüme trendi içerisinde. Ancak özellikle imalat ve enerji sektörlerinin ülkemize gelen toplam UDY içindeki payı son yıllarda ciddi oranda yükseldi.

Bu bize iki şeyi gösteriyor: Birincisi; Türkiye, gerçekleştirdiği yapısal reformlar ve sağladığı siyasi ve ekonomik istikrar sayesinde katma değeri daha yüksek sektörlerin cazip hale geldiği bir yatırım ortamına kavuştu. İkincisi de, buna bağlı olarak, uluslararası yatırımcılar bu sektörlere daha fazla rağbet etmeye başladı.

İmalat ve enerji sektörlerinin içinde bilhassa otomotiv, sağlık endüstrileri, petrokimya, savunma ve havacılık ile yenilenebilir enerji en çok rağbet gören sektörlerimizden birkaçı. Bunun en önemli sebebi ise bu sektörlerde büyük yatırım ihtiyacının bulunması.

Örneğin ülkemizde hızla büyüyen, yerli piyasa ile birlikte ihracatı da artan bir otomotiv sektörü var. Ülkemizdeki kişi başına düşen otomobil sayısı halen gelişmiş ülkelerin yarısı düzeyinde. 2023 hedeflerimize yaklaştıkça, kişi başına düşen milli gelirimiz arttıkça otomotiv piyasası da buna paralel olarak büyümeye devam edecek. Dolayısıyla gerek motorlu araç gerekse yedek parça üretiminde hiç durmaksızın büyüyen bir yatırım ihtiyacı söz konusu.

Ciddi fırsatlar sunan bir diğer sektör ise sağlık endüstrileri (ilaç ve tıbbi cihaz). Bu konuda Sağlık Bakanlığımızın çok mühim çalışmaları ve hazırladığı stratejiler var. Türkiye artık ilaç ve tıbbi cihazda ithalatçı olmaktan çıkıp ihracatçı olmak istiyor. İlaç ve biyoteknolojide yerli ürünlere daha çok avantaj sağlandığı için pek çok uluslararası şirket son yıllarda ülkemize yatırım kararı aldı ve almaya devam ediyor. Yine tıbbi cihaz alanında, Sağlık Bakanlığının yürüttüğü offset çalışmaları var ve bu kapsamda devlet hastanelerinin satın alacağı tıbbi cihazlarda Türkiye’de imal edilen ürünlere fiyat avantajı sunulacak. Bu nedenle burada da büyük yatırım fırsatları bulunuyor.

Petrokimya alanında da ithal bağımlılığımız söz konusu. Ülkemizin giderek bir enerji koridoru haline gelmesi, enerji taşıma maliyetlerinin azalması ve çalışmaları sürmekte olan yeni kimya sanayi kümelenmeleri sayesinde petrokimya sektörü de yatırımcılara büyük fırsatlar sunuyor.

Savunma/havacılık alanında ülkemiz son 15 yılda büyük bir atılım gerçekleştirdi ve uluslararası şirketlerle ortaklaşa pek çok proje hayata geçirildi. Bu süreç de hızlanarak ve giderek daha da teknoloji yoğun ürünlerle devam ediyor.

Son olarak yenilenebilir enerji alanında ülkemizin büyük hedefleri var. Hükümetimizin önümüzdeki 10 yıl içinde rüzgar ve güneş enerjisinde ilave 12.000 MW’lık bir kurulu kapasite hedefi bulunuyor. Bunu yaparken yine yenilenebilir enerji ekipmanlarının da ülkemizde üretilmesi öngörülüyor. Yenilenebilir enerjide 10 yıl boyunca devletin yüksek fiyatlardan alım garantisi vermesi ise bu sektörü daha da cazip hale getiriyor.

Turkishny.com: Önümüzdeki dönemde size hangi projeleriniz heyecanlandırıyor?

Mustafa İlbeyli: Adını ve detayını şu anda açıklayamayacağım ama ihracat odaklı, teknoloji yoğun, katma değeri yüksek ve istihdam oluşturacak projelerimiz var şu anda takip ettiğimiz.

Türkiye, hızla gelişen bir ülke. Yapılan reformlar yeni fırsatlar doğuruyor. Bu anlamda Türkiye’de yabancı yatırımcıları nasıl fırsatlar bekliyor?

Yaş ortalaması 30 olan genç ve dinamik nüfusu, eğitimli iş gücü, yıllar geçtikçe artan istihdam oranı, büyüyen ve alım gücü yüksek orta sınıfı ve eşsiz coğrafi konumu ile Türkiye dinamik ve büyüyen bir G20 ekonomisidir. Ar-Ge ve vergi reformları, bölgesel ve sektörel teşvikler ve genel teşvik programları sayesinde Türkiye, inşaat, lojistik, bankacılık ve finans, enerji, gıda, otomotiv, tarım, sağlık endüstrileri, petrokimya, savunma ve havacılık gibi sektörlerde cazip fırsatlar sunmaktadır.

Turkishny.com: Siz, T.C. Başbakanlık Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı (TYDTA) olarak, Türkiye'nin sunduğu yatırım fırsatlarını küresel iş dünyasına tanıtma işini nasıl gerçekleştiriyorsunuz?

Ajans olarak, birçok farklı lisanda hizmet verebilen uzman kadrolarımız ile Türkiye’nin sağladığı imkânlardan faydalanmak isteyen yatırımcıların ilk adresi konumundayız. Ayrıca, yurt dışında ülkemizin yatırım imkânlarının tanıtılması konusunda yurt dışı danışmanlarımızın yürüttüğü faaliyetlere ek olarak, tüm paydaş kurum ve kuruluşlarla eşgüdüm halinde şirket ziyaretleri, üst düzey organizasyonlar, bire bir toplantılar, roadshowlar ve yatırım ortamı tanıtım etkinlikleri de düzenlemekteyiz.

Turkishny.com: Yabancı yatırımcılara, yatırımları sonrasında da hizmet veriyor musunuz?

Mustafa İlbeyli: TYDTA olarak firmaların yatırıma karar vermesinden yatırımın gerçekleşmesine kadar olan süreçte karşılarına çıkan her türlü sorunun çözülmesi için bürokraside ilgili kurumlar arasında koordinasyonu sağlayarak yatırımı başarılı bir şekilde ülkemize kazandırmak için gayret gösteriyoruz. Yatırım sonrasında ise firmalarla ilişkilerimizi kesmiyoruz, tam tersine ilişkilerimizi geliştirerek ileriki yıllarda yatırımlarını nasıl genişletebilecekleri hakkında görüşmelerde bulunuyoruz ve yatırımlarının sorunsuz ve verimli bir şekilde sürdürülmesi için düzenli temaslarda bulunuyoruz.

Turkishny.com: ABD Türkiye’ye yapılan doğrudan yabancı yatırımlarda ilk sıralarda yer alıyor. Bu ülkeden yatırım yapan şirketler hangi alanlarda faaliyet gösteriyor,  yatırım yapmak için neden Türkiye’yi tercih ediyor?

Mustafa İlbeyli: Son 10 yılda ABD’li şirketlerin Türkiye’de 10 milyar doların üzerinde doğrudan yatırım yaptığını görüyoruz. 2016 itibariyle Türkiye’ye gelen doğrudan yatırımların yüzde 7’si Amerika kıtası kaynaklı. ABD’nin büyük bir ekonomi olmasının verdiği çeşitliliği Türkiye’ye gelen yatırımlarda da görebiliyoruz. Enerjiden kimyaya, gıdadan bilişime, ilaçtan altyapıya birçok farklı sektörde yatırım yapan şirketler, ağırlıklı olarak üretim yapmak, ek olarak bölge ülkelerine ihracat yapmak üzere Türkiye’yi seçiyorlar.  ABD’den gelen yatırımların çoğu Türkiye ve Ajansımız için önemli olduğu üzere istihdam yaratan, ithal bağımlılığını azaltan, ihracatımızı artıran ve bilgi transferi sağlayan yatırımlardan oluşuyor.

Ajans olarak, ABD’de sıklıkla gerçekleştirdiğimiz ve daha da arttırmayı planladığı roadshow’ların yanında, “Business Ambassadors” olarak adlandırdığımız ve Türkiye’yi Türkiye’de yatırım yapmış şirketlerin CEO’larının anlatmasına yönelik programlar düzenliyoruz. Son olarak, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın son ABD ziyareti kapsamında, Washington’da 40 civarında Amerikalı üst düzey yönetici ve uluslararası fon yöneticisi ile üst düzey bir toplantı gerçekleştirdik.

Sahip olduğumuz nitelikli ve rekabetçi iş gücü ve artan genç nüfusumuz, liberal ve yeniliklere açık yatırım ortamı, hukuksal reformlar ve düzenlemeler, sunduğumuz teşvik paketleri ve düşük vergi uygulamaları ile Türkiye olarak, ABD’li şirketleri ülkemize yatırım yapmaya davet ediyoruz.