Turkishny.com - Buse Ünal

Sabancı Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Profesörü Fuat Keyman, 15 Temmuz Darbe girişimi ve sonrası, FETÖ ile mücadele ve terör örgütünün lideri Fethullah Gülen’in Türkiye’ye iadesi konularında TurkishNY.com Haber Portalı’nın sorularını yanıtladı.

Turkish NY: Fuat Bey öncelikli olarak röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ediyorum. Okuyucularımız için bize kendinizi kısaca tanıtabilir misiniz?

Fuat Keyman: Ben teşekkür ederim. Sabancı Üniversitesi’nde, 2010 yılından beri hem Uluslararası İlişkiler  Bölümü’nde Profesör olarak çalışıyorum, hem de, üniversiteye bağlı İstanbul Politikalar Merkezi Direktörüyüm.  Daha önce, Koç ve Bilkent Üniversitelerinde çalıştım.  Çözüm sürecinde oluşan Akil İnsanlar Komisyonu üyesiydim.  Çeşitli gazetelerde yazar olarak, ve TV kanallarında yorumcu olarak  düşüncelerimi toplumla paylaşıyorum.

Turkish NY: 15 Temmuz gecesi, artık darbeler dönemi kapandı diye düşünülen, demokratik çoğunluğun sağlandığı bir dönemde sizce nasıl oldu da Türk milleti ve Türk hükümeti böyle hain bir Feto darbe girişimiyle karşı karşıya kaldı?

Fuat Keyman: 15 Temmuz gecesi, sadece bir “darbe girişimi” ile değil, bir “işgal” girişimiyle de karşılaştık. Burada ana aktör, FETÖ-PDY terör örgütüydü.  15 Temmuz akşamı, darbe, işgal ve terör yoluyla Türkiye’yi ele geçirme, devlet kurumlarını işgal etme, terör yoluyla Türkiye toplumunu sindirme girişimine şahit olduk.  

  1. Temmuz’u, darbe-işgal-terör üçgeninde düşünmek çok önemli.  Çünkü, 15 Temmuz öncesi dönemde, ister kutuplaşma, ister otoriterleşme, ister çatışma sorunlarına referans verelim, hiç biri ya da hepsi, 15 Temmuz’da yaşadığımıza neden değildir, onu meşru kılmaz.

Bölgesel haritaların yeniden çizildiği, her alanda yaşanan küresel türbülansın Üçüncü Dünya Savaşı tartışmalarını yarattığı bir ortamda, Türkiye, devlet kurumlarına füzeler atarak, Cumhurbaşkanı öldürülmek istenerek, insanların üzerine tanklarla ve kurşunlarla saldırılarak, işgal edilmek, ve başka bir Türkiye yaratılmak istendi.

Böyle olduğu için de, kutuplaşma sorununa bakılmadan, tüm Türkiye, darbe ve işgale karşı çıktı, 241 insanımız şehit oldu,  toplumsal birlik ruhu doğdu.

Turkish NY: Gülen’in TSK içerisindeki asker yapılanması hakkında ne düşünüyorsunuz? 15 Temmuz gecesi ilk yapılan değerlendirmelerde Feto darbe girişimine TSK içindeki küçük bir grup tarafından kalkışıldığı söylendi; ancak ortaya çıkan detaylara ve tutuklananların hem sayısına hem de rütbelerine baktığımızda ilk gece tahmin edilenden daha kalabalık ve kapsamlı bir örgütlenmenin olduğu anlaşıldı. Sizin nedir bu konu hakkında ki düşünceleriniz?

Fuat Keyman: FETÖ-PDY, başta asker ve polis olmak üzere güvenlik alanında, yargı ve bürokraside de çok ciddi yapılanmış bir aktör, bir terör örgütü.  Bu, devleti içeriden ele geçirme süreci ve girişiminin küçük değil büyük çapta bir olay olduğunu, 15 Temmuz akşamı gördük.  Türkiye, uçurumun kıyısından döndü.  Ordu içinde, emir-komuta zinciri dışı azınlık dense de, bu azınlığın ülke çapında yaygın ve güçlü olduğunu, darbe girişiminde gördük.  Halk sokağa çıkmasa, toplum, siyasiler, medya tüm olarak karşı çıkmasaydı, darbe başarılabilir, bugün başka bir Türkiye’de yaşayabilirdik.  Bu nedenle, çok ciddi, çok korkutucu, hain bir saldırıyı o akşam püskürttük.  Türkiye’nin geleceğinin kararacağını gördüğü içindir ki  toplum, farklılıkları içinde, birlik içinde darbe ve işgal girişimine karşı çıktı.

Turkish NY: Şüphesiz ki bu saldırıyı Türk milleti açısından beklenmedik olarak yorumlamak yanlış olmaz, peki sizce aynı şey hükümet içinde geçerli miydi? Böyle bir girişim bekleniyor muydu?

Fuat Keyman: Böyle bir darbe-işgal-terör girişimini, bu derece ve bu vahşilikte, kimse beklemiyordu.  Şüphesiz ki, Hükümet bu sürece geliş döneminde daha dikkatli olmalıydı denilebilir. Ama, önümüzdeki olay, sadece, Erdoğan, sadece Hükümet, sadece AK Parti meselesi değil; aksine, benim tanımlamamla, “Türkiye meselesi”, “ülkemize sahip çıkma meselesi”.  Bu nedenle,  15 Temmuz’a, “nasıl geldik” sorusundan çok daha önemli olarak,  ki, vurgulayım, alınacak çok dersler var son dönemdeki kötü gidişattan, 15 Temmuz birlik, demokrasi, diyalog ruhunu nasıl devam ettireceğiz sorusu temelinde yaklaşmalıyız.  Geçmiş önemli, ama, 15 Temmuz sonrası yaşanan IŞİD ve PKK terörü, ve CHP Genel Başkanı Sn. Kılıçdaroğlu’na yapılan suikast girişimi gösteriyor ki, Türkiye meselesi etrafında kenetlenmek ve birlikte hareket etmek yollarını güçlendirmek, yani Türkiye’yi geleceğe güçlü hazırlamak daha önemli.

Turkish NY: Sizce Feto ve Feto Terör Örgütüne karşı ABD içinde nasıl bir politika izlenmeli, nasıl mücadele edilmeli?

Fuat Keyman: Gülen cemaati, Türkiye içinde yenildi, ama, yurt dışında, özellikle Amerika ve Avrupa’da hala kuvvetli.  Buralarda faaliyet gösterecektir.  Bu nedenle,  Türkiye meselesinin çok önemli ayağı, Amerika ve Avrupa’da Gülen cemaatinin gücünü kırmaktır.

Turkish NY: Biden ile yaptığı görüşme sonucunda Cumhurbaşkanı Erdoğan Fetullah Gülen’in iadesine yönelik 85 koli dosyanın ABD hükümetine gönderildiğini belirtti. Gülen’in ABD ve CIA bağlantılarının ortaya çıktığını düşünecek olursak, iade talebine sizce ABD hükümetinin yaklaşımı nasıl olacak?

Fuat Keyman: Joe Biden’ının Türkiye’ye gelip bombalanmış Meclisi gördükten sonra özür dilemesi, Merkel’in benzer bir açıklama da bulunması gösteriyor ki, FETÖ’nün artık darbe ve işgal üzerine yalan söylemesi mümkün değildir.  Artık, başka yöntemler izleyecekler, Gülen’in Türkiye’ye iadesini engellemeye çalışacaklardır.

Turkish NY: Darbe girişimi ‘‘vatana ihanet suçu’’ olarak tanımlanıyor. Bu yaşananlardan sonra meydanlardaki idam talebinin de hükümet tarafından geri çevrilemeyeceğine, parlamentodan çıkan kararların onaylanacağına dair açıklamalar geldi. Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Böyle bir kararın çıkması Türkiye NATO ilişkilerini nasıl etkiler?

Fuat Keyman: İdam cezasının geri gelmesi, başta Gülen’in iadesi olmak üzere, FETÖ-PDY örgüt elemanlarının yurt dışındaki varlıklarını güçlendirmektedir. İdam cezasının geri geleceğini düşünmüyorum. Ben, hepimiz, tüm halk çok kızgın. Ama, akıl ve rasyonalite ile hareket edip, yurt dışındaki Gülen ve örgütünün manevra alanını kısıtlamalıyız.

Turkish NY: Başbakan Binali Yıldırım’ın ‘‘Yenikapı Ruhu Diye Bir Yeni Süreç Başladı.’’ açıklaması hakkında ne düşünüyorsunuz? Tüm bu yaşananların hem siyasette ki hem de Türk milleti arasında ki kutuplaşmayı sonlandıracak farklı bir siyasi üsluba vesile olabileceğine inanıyor musunuz?

Fuat Keyman: Yeni Kapı Ruhu devam etmelidir. Dış politikada, dostlar kazanmak çok önemlidir.  Bunu, Türkiye’nin, Fırat Kalkanı harekatındaki başarısında gördük. Başbakan Binali Yıldırım, başarılı olarak bu süreci götürüyor. Muhalefet Partileri birlik ruhu içinde desteklerini devam ettiriyor.  15 Temmuz darbe-işgal-terör girişimi, kötülükten hayır çıkartarak, Türkiye meselemiz olduğunu, ülkemizi korumak gerektiğini, bunun için, hepimizin elini taşın altına koymamız gerektiğini, birlik ruhunun önemi ve gerekliliğini hepimize gösterdi.        

Turkish NY: Son olarak sizin gerek Amerika’da gerek Türkiye’de yaşayan halkımıza iletmek istediğiniz bir mesaj mevcut mudur?

Fuat Keyman: 15 Temmuz-sonrası, artık tek bir aktör, tek bir parti, tek bir kimlik, tek bir yaşam tarzı tartışması önemini kaybetmiştir. Önemli olanın Türkiye olduğu ortaya çıkmış, Türkiye toplumu bunu tüm dünyaya göstermiştir.  Farklılıklarımız içinde Birlik olarak Türkiye’yi güçlü, istikrarlı, demokratik kılmalıyız. Bu, Amerika’daki, Türk-Amerikan toplumu içinde böyle olmalıdır.  Farklılıklarımızı unutarak birlik içinde Türkiye’ye sahip çıkmalıyız.  Ancak böyle olursa, FETÖ-PDY’nin gücü kırılabilir, Türkiye teröre karşı, darbeye karşı güçlü olur.  İyi-demokratik-adil Türkiye yönetimi, birlik ruhu içinde, içeride ve dışarıda kurulursa, başarı gelir.