Geçtiğimiz haftalarda ilk kez New York’ta, hat, ebru, tezhip,minyatür ve kaat’ı dan oluşan eserleriyle karma sergisini açan geleneksel Türk süsleme sanatları ustası Yurdagül Özsavaşçı “Sanatı sanat için yapmak günümüz maddi ortamında ve piyasa koşullarında oldukça zor görünse de, sanatın sanat için yapılması gerekiyor.” dedi.

Minyatür, ebru, tezhip kaat’ı ve hat olmak üzere geleneksel Türk süsleme sanatları üzerinde çalışan sanatçı ile  New York Başkonsolosluğu binasında bulunan sanat galerisinde gerçekleştirdiğimiz söyleşide Özsavaşçı, sanatı sanat için yapmak günümüz maddi ortamında ve piyasa koşullarında oldukça zor görünse de, sanatın sanat için yapılması gerektiğine inandığını söyledi. Sanatçı, başarısının da eserlerinin maddi değerleriyle ilgilenmemesinden ileri geldiğini söyledi.

TURKISHNY: New York’ta geçtiğimiz haftalarda açtığınız sergi, ABD’deki ilk serginiz oldu. Genel olarak memnun kaldınız mı?

YURDAGÜL ÖZSAVAŞÇI: Daha önce Türkiye’de de başka Avrupa kentlerinde de pekçok sergide eserlerim sergilendi. New York Başkonsolosumuz’un himayesinde New York’ta açtığım sergi ABD’deki ilk sergim oldu. Sergi haftası boyunca eserlere oldukça yoğun ilgi gösterilmesi beni memnun etti. Bununla beraber bu sergi aracılığıyla kurduğum dostluklar, sanat severlerin bana ve eserlerime gösterdiği yakınlık beni en çok tatmin eden şey oldu.

TURKISHNY: Eserlerinize ilgi nasıldı? Geleneksel Türk süsleme sanatlarıyla daha çok kimler ilgileniyor?

YURDAGÜL ÖZSAVAŞÇI: Serginin son gününde Amerikan Hava Harp Okulundan da bir grup öğrenci gelerek sergimi ziyaret ettiler, bunun dışında da New York ve Başkonsolosluğumuza ziyarette bulunan Türk Milli Eğitim Bakanlığı müsteşarı ve heyeti de sergiye ilgi gösterenler arasındaydı. Yine her milletten Birleşmiş Milletler çalışanı, bunların dışında New York’ta yaşayan pek çok Türk de buradaydı ve kendileriyle tanışma fırsatım oldu. Sergiye en büyük ilgiyi ise Amerikalıların gösterdiğini söyleyebilirim. özellikle ince ince çalışılmış, detaylı işlere büyük bir hayranlıkla yaklaştılar. Evlerinden çay getiren, kek getiren bayanlar dahi oldu sergimi ziyaret edenler arasından.

TURKISHNY: Kişisel olarak amacınıza ulaştığınızı söyleyebilir misiniz?

YURDAGÜL ÖZSAVAŞÇI: Öncelikle, burada sergi açma olanağı bulduğum için çok şanslı olduğumu söylemek istiyorum. Türkiye’de, burada sergi açmayı hayal dahi edemeyecek  o kadar çok değerli sanatçımız var. Ben bu fırsatı bulduğum için kendimi çok şanslı sayıyorum ve hem konsolosluğumuza hem tüm çalışanlarına yürekten teşekkür ediyorum. Ben burada satış amaçlı değil daha çok eserlerimi tanıtma amacıyla açtığım bu sergide amacıma ulaştığıma inanıyorum.

TURKISHNY: Piyasa koşullarında, sanat yaparken maddi kaygı gütmemek zor değil mi?

YURDAGÜL ÖZSAVAŞÇI: Sanatı sanat için yapmak günümüz maddi ortamında ve piyasa koşullarında oldukça zor görünse de, sanatın sanat için yapılması gerektiğine inanıyorum. Sanat saltanat ister. Eğer ben evde elektrik, su, yeme-içme gibi gündelik maddi kaygıların peşine düşersem sanat yapmam söz konusu olamaz. Bu tür kaygılarla yaptığım iş de sanattan çok zanaat olur. Çok şanslıyım ki maddi kaygı gütmeden, tamamen sevdiğim için ve severek sanat yapıyorum. Eğer ben başarılıysam eserlerimin maddi değerleriyle ilgilenmememden ileri gelir.

TURKISHNY: Sanatçı açısından böyle tatminler de önemli, öyle değil mi?

YURDAGÜL ÖZSAVAŞÇI: Elbette öyle. Bana ve eserlerime gösterilen ilgi benim için en önemli teşvik olmuştur her zaman. Örneğin sergime gelerek bana çay ve kek ikram edilmesi, bu samimiyeti görmek, bir eserimin satılmasına nazaran benim için hem daha akılda kalıcı bir hoşluk hem de teşvik edici oldu.

TURKISHNY: Amerikalı sanat severler hangi eserlerinize daha çok ilgi gösteriyorlar?

YURDAGÜL ÖZSAVAŞÇI: Amerikalı sanatseverler minyatürlere ve özellikle ebruya diğer eserlere nazaran daha çok ilgi gösteriyorlar.

TURKISHNY: Ebruya ilgi gösterilmesinin nedeni sizce nedir?

YURDAGÜL ÖZSAVAŞÇI: Ebru, hazırlık sürecini saymazsanız, bir anda yapılıp ortaya çıkarılan birşey. Ben de sergi boyunca bazı çalışmalarımı sergi salonunda gerçekleştirdim. Böylece insanlar, uygulama tekniği ve sonuçları açısından da oldukça ilgi çeken bir sanat olan Ebruyu yakından tanıma ve anlama fırsatı buldular. Bu da ebruya gösterilen yakınlığın artmasına katkı yaptı.

TURKISHNY: Siz Türkiye’de yaşayan bir sanatçısınız ancak kızınızın burada yaşıyor olması dolayısıyla yolunuz New York’a sık sık düşüyor. Bundan sonra da ABD’de başka sergiler açma düşünceniz var mı?

YURDAGÜL ÖZSAVAŞÇI: Sergi boyunca beni ziyarete gelenler arasında eserlerimi üniversiteye taşıyıp orada da sergi açmamı teklif edenler oldu. Birleşmiş Milletler’den de aynı şekilde serge açma teklifi geldi. Washington’da Büyükelçiliğimizde de sergi açma önerisi geldi. İnanıyorum ki bundan sonra daha da teklifler gelecek. Beni aynı zamanda gururlandıran bu teklifleri seve seve değerlendirmeyi düşünüyorum ve bundan sonra da burada eserlerimi tanıtmayı sürdürmeyi planlıyorum.

TURKISHNY: Siz ebrunun yanı sıra, minyatür, tezhip kaat’ı ve hat ile de aynı anda ilgilenen bu 5 dalda da eserler veren bir sanatçısınız. Bu çeşitliliği neye borçlusunuz?

YURDAGÜL ÖZSAVAŞÇI: Aslında, örneğin iyi bit kaat’ıcının aynı zamanda iyi bir ebru ustası olması gerekir çünkü kaat’ıcıya kullanacağı kağıt için ebru lazımdır. Tezhipte de benzer bir ilişki söz konusu. Tezhibi yapmak için iyi bir hat yazısı yazmak gerekli. Yine minyatür de tezhipi destekleyen bir sanat. Kısacası, ister istemez o fırçaya eli alışan birinden diğerine geçiş yapabiliryor, birbiriyle zincirleme ilişki kurabiliyor.

TURKISHNY: Türk sanatının tanıtılmasında sizin gibi sanatçıların burada en çok ne tür desteğe ihtiyaç duyuyor?

YURDAGÜL ÖZSAVAŞÇI: Amerika’da Türk devletini temsil eden kurumlar Türk eserlerinin, sanatının tanıtılmasında kendi sanatçısına sahip çıkmalı. Sergi için yer verilmesi ve nakliye konusunda destek olunması resim, heykel ve buna benzer diğer dallardaki sanatçılar için oldukça önemli ve kolaylaştırıcı olur. Bu tür destekler konsolosluklar tarafından verilirse Türkiye’de çok değerli çalışmaları ve eserleri bulunan onlarca sanatçıya yapılacak böyle bir ev sahipliği hem onlara hem de Türk sanatının burada yer edinmesine çok önemli katkılar yapacaktır. Geçmişte ve bugün pek çok alanda yaşadığımız kötü tecrübelerden ders çıkararak bize özgü değerlerimizin başkalarının tekeline geçmesini izlemeden onlara hak ettikleri değeri vermeli ve dünyaya açmalıyız. Bunun bir ayağı eser, diğer ayağı sanatçıysa, bir diğer ayağı da onları kitleyle buluşturmada kendilerini sorumlu görenlerdir.

TURKISHNY: Gerek hat, gerek minyatür, ebru sanatının ve diğer sanatların Türkiye’deki gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?

YURDAGÜL ÖZSAVAŞÇI: Son 10 yıllık dönemde örneğin hat sanatında yetişen iyi hattatlarımız var. Elbette Türkiye’de geleneksel Türk süsleme sanatları değerini ve yerini bulmuş değil. Ancak bu tür klasik sanatlarımıza yeniden ilgi gösterildiği bir döneme girdiğimizi söyleyebiliriz.

TURKISHNY: Klasik Türk süsleme sanatları bugünkü varlığını neye borçlu?

YURDAGÜL ÖZSAVAŞÇI: Bu sanatlara devletten öyle özel bir destek söz konusu değil. Herşey sanatçıların kendi çabalarıyla ayakta duruyor. Az önce sözünü ettiğim gibi son dönemde bu sanatlara artan ilgiye parallel olarak bazı belediyelerin destekleri ve açtıkları kurslar da bu sanatın ivme kazanmasında etkili oluyor.

TURKISHNY: Klasik Türk süsleme sanatları Türk halkınca yeterince anlaşılıyor, biliniyor ve seviliyor mu? Yoksa beğeni, yine sınırlı bir çevre içinde mi kalıyor?

YURDAGÜL ÖZSAVAŞÇI: Bizim sanatlarımız Anadolu’da da ne yazık ki yeterince anlaşılmıyor henüz. Ancak bunda halkı suçlamak sadece kolaya kaçmak olur. Halkın kendi sanatını halka benimsetememekte elbette sanatçıların da payı büyük. Biz kendi ortaya koyduğumuz eseri öylece bırakırsak, üretip köşemize çekilirsek onun anlaşılmasını kim sağlayacak?

TURKISHNY: Sanatçılar gibi devletin de kültürü yaymada sorumluluğu ve işlevi olduğunu söylemiştiniz. Bu noktada neler yapılabilir?

YURDAGÜL ÖZSAVAŞÇI: Ben herşeyi devletten bekleyenlerden değilim. Ancak bu konu da onlara da sorumluluk düşüyor. belediyeler ve devletin çeşitli kurumları herşeyi yapmasa da mevcut olanaklarını sunarak sanata ve sanatçıya desteğini bu yolla sunmalı.

TURKISHNY: Kendinizden sonra gelecek kuşaklara klasik Türk süsleme sanatını öğretiyor musunuz?

YURDAGÜL ÖZSAVAŞÇI: Açtığım ücretsiz kurslar var. Burada özel dersler vererek yeni nesillerin bu sanatlarla içli dışlı olmalarını ve aynı zamanda yeni sanatçıların yetişmesini sağlamak için elimden geleni yapıyorum. Kurs sürecinde, gelen öğrenciler arasında bu sanata gönül verenler kendini zaman içinde belli ediyor ve bu tür öğrencileri seçerek onlarla daha özel çalışıyorum. Şu anda 6-7 yıldır birlikte olduğum 8 öğrencim var. benim yetiştirdiğim bu öğrenciler şimdi benden iyiler ve umarım ki çok daha iyi olsunlar. benim bütün isteğim bu sanatın yükselmesi. Kendi egolarımı bu sanatın içine koymuyorum ve benim öğrencilerimin benden daha iyi olmalarından mutluluk duyuyorum.

TURKISHNY: Bu sanatlara siz nasıl başladınız?

YURDAGÜL ÖZSAVAŞÇI: Ebru sanatına ilgi duymaya başladığım bir dönemde eşimin de ısrarıyla bu konuda kursa gitmeye karar verdim. Kursa başladıktan sonra altın ve boyalar ve fırçalar bana, ben de onlara aşık oldum. Şuna inanıyorum ki içine bu aşk düşen  kişi bir daha bu sanattan asla vaz geçemez.

Söyleşi: Oktay Güney – Turkishny.com

Fotograflar: Turkishny.com