Kıbrıs Rum yönetimi lideri Dimitris Hristofyas, 11-21 Ocak tarihleri arasında yapılacak yoğunlaştırılmış Kıbrıs müzakerelerinin, bir ''al-ver süreci'' olmayacağını, ''al ver süreci olabilmesi için Kıbrıs sorununun tüm başlıklarının ele alınarak bütünlüklü bir görünümün elde edilmesi gerektiğini'' söyledi.

Hristofyas, Rum Haravgi gazetesine verdiği demeçte, yoğunlaştırılmış müzakerelerin bir al-ver süreci olmadığını, KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile yaptığı son görüşmede de açık biçimde ifade ettiğini belirtti.

Al-ver sürecinin, her iki tarafın Kıbrıs sorunundaki tezlerine ilişkin bütünlüklü bir imaj oluştuğu zaman işe yarayabileceğini savunan Hristofyas, ''Henüz Toprak konusuna değinmedik, bugüne kadarki müzakerelerde taraflar arasında büyük görüş ayrılığı olduğu izlenimi olsa da Güvenlik konusuna da derinlemesine girmedik'' diye konuştu.

Hristofyas, Mülkiyet konusundaki müzakerelerin de henüz beklemede olduğunu ve bu konuda da önemli görüş ayrılıklarının bulunduğunu kaydetti.

Vatandaşlık ve Göç konularının, dolayısıyla Türkiye kökenli KKTC vatandaşları konusunun yakın geçmişteki 3 görüşmede ele alındığı ifade eden Hristofyas, taraflar arasında bu konunun çözümünde de büyük felsefe ayrılığı bulunduğunu belirtti. Hristofyas, ''Görüş ayrılıkları not ediliyor. Ancak Sayın Talat tezinde ısrar ederse, anladığınız üzere çıkmaza gireriz'' diye konuştu.

-''YOĞUNLAŞTIRILMIŞ MÜZAKERELER SON DEĞİL''-

Hristofyas, bir soruya karşılık, yoğunlaştırılmış müzakerelerin Kıbrıs sorunu müzakerelerinin sonu olmadığını, ayrıca Kıbrıs sorununun Ocak ayında çözülmesinin de mümkün olmadığını belirtti.

Yoğunlaştırılmış müzakerelerin hedefinin Yönetim, Ekonomi ve AB başlıklarında daha fazla görüş birliği, hatta mümkünse tam uzlaşı sağlanması, ayrıca Mülkiyet konusunun da daha derinlemesine ele alınması olduğunu anlatan Hristofyas, bir ara anlaşmanın imzalanacağı ya da hazır bir planın sunulacağına ilişkin iddiaları da kesin bir dille yalanladı.

Sıkı takvimleri ve hakemliği kabul etmeyeceklerini bir kez daha vurgulayan Hristofyas, Rum iç siyasi dünyasına da, kendisine güven duyması çağrısında bulundu.

Hristofyas, bir soru üzerine, Talat'ın konfederasyon istediğini söylemediğini ifade ederek, Kıbrıs sorununun bazı konularında, ''konfederasyon koktukları için kendilerinin kabul edemeyeceği tezlerin ortaya konduğunun gerçek olduğunu, ancak genel anlamda Talat'ın müzakerelerde ortaya koyduğu anlayışın konfederasyon olmadığını'' söyledi. Hristofyas, Kıbrıs Türk tarafının tüm tezlerinin kabul edilmesi durumunda devletin fonksiyonelliğinde sorunlar yaşanacağını da savundu.

KKTC'de yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin sorulması üzerine ise Hristofyas, seçim sürecinin müzakereleri etkilediğinin kesin olduğunu belirtti ve bu etkinin ''olumlu olmadığını'' ileri sürdü.

-İSPANYA'DAN BASKI BEKLEMİYOR-

AB Dönem Başkanlığını üstlenen İspanya'ya ilişkin değerlendirmelerde de bulunam Hristofyas, Noel tatilini Güney Kıbrıs'ta geçiren ve Hristofyas'la da görüşen İspanya Başbakanı Jose Zapatero'nun müzakereleri memnuniyetle karşıladığını ifade ederek, İspanya'nın Güney Kıbrıs'ın tezlerine saygı duyduğunu ve kendilerine yönelik herhangi bir baskı beklemediklerini söyledi.

Hristofyas ayrıca, İspanya'nın Türkiye'nin AB sürecine ilişkin tutumunun; Türkiye'nin yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiği şeklinde olduğunu da savundu.

-''ÇÖZÜME YAKIN DEĞİLİZ''-

Hristofyas, yeni yıl nedeniyle yayımladığı mesajda da Kıbrıs sorununda çözüme yakın olunmadığını belirtti.

Rum lideri, mesajında, ''Taraflar arasında Kıbrıs sorununun çeşitli konularında görüş ayrılıkları bulunduğunu, bazı konuların ise bu görüş ayrılıkları sebebiyle yeterince görüşülemediğini, bu yüzden de sorunun çözümüne yakın olunmadığını'' kaydetti.

Öte yandan, Rum basınına göre, Hristofyas'ın, yoğunlaştırılmış müzakerelerin bitiminin ardından kabine değişikliği yapması bekleniyor.
AA