Danimarka'nın başkenti Kopenhag'da düzenlenen BM İklim Zirvesi'nde anlaşmazlıkları gidermek amacıyla hazırlanan yeni anlaşma taslağında, önceki taslaklarda yer alan, ''2010 yılında, hukuksal bağlayıcılığı olan bir antlaşmaya varılması hedefi'' yer almadı.

Liderlerin Kopenhag'da imzalamaları öngörülen anlaşmanın adı da taslakta ''Kopenhag Mutabakatı'' olarak yer aldı.

Bugün masaya konan ve 3 sayfadan ibaret taslağın imzalanması durumunda, bu anlaşmanın uluslararası hukuksal bir bağlayıcılığı olmayacak. Önceki taslakta, ''hukuken bağlayıcı bir anlaşmaya 2010 yılı sonu itibariyle ulaşılmış olmalıdır'' deniyordu.

Son taslakta, sera etkisi yaparak küresel ısınmaya yol açan gazların atmosfere bırakılmasında ''büyük kısıntılara gidilmesi gerektiği'' ifadesi korundu. Dünyada 2050'de toplam olarak, 1990'da bırakılan gazın yarısının bırakıldığı bir ortamın sağlanması, hedef olarak belirlendi. Zengin ülkelerin kısıtlamasının ise yüzde 80 düzeyinde olması üzerinde anlaşıldı.

Taslakta, atmosferdeki ortalama ısının, sanayi devrimi dönemindeki ortalamasından en fazla 2 santigrat derece üzerinde çıkabilmesi hedefi belirlendi. Bu sınırın aşılması durumunda sellerin, şiddetli sıcak hava dalgalarının, türlerin tükenmesinin ve okyanus düzeyinin artmasının daha şiddetli olacağına dikkat çekildi. Taslakta, küresel ısınmadaki artışın, ''sürdürülebilir kalkınmaya bağlı kalınması'' çerçevesinde, 2 santigrat derecenin altında tutulması görüşünün desteklendiği belirtiliyor. Ancak 2016'da, bu hedefin 1.5 dereceye, yani ülkeler için daha kısıtlayıcı düzeye çekilmesi konusu da yeniden gözden geçirilecek. Çin, bu sınırın 2 derecede tutulmasında ısrar ediyordu.

Küresel ısı şu anda sanayi devrimi öncesi sıcaklığına göre 0.7 derece artmış durumda ve artma sürüyor.

AA